Seyyah olmaları dolayısıyla çok geziyor olmanın feraseti ve yaşanmışlıkların imbiğinden süzülen düşünceleri sosyolojik birer füze olarak herkesin gönlünde taht kurmaktadır.
Son gördüğüm yazı “Adamlık” üzerine kral bir ifadeydi. Ben de bundan mülhem meseleyi biraz didikleyen bir denemeyi deneyimlemek istiyorum. Böylece insanların tefekkür ile derin düşüncelere gark olmasına katkım olursa kendimi bahtiyar addetmiş olacağım.
Bizde bir insanın kalibresi adamlık çerçevesinde ifade edilmektedir. Sadece bir kelimeye indirgenen bu tanımın sosyolojik açılımı şöyledir: Güç karşısında eğilmeyen, her daim hakkın ve haklının yanında duran, namerde muhtaç olmayan, sözü senet, konuşması lügat, emanete şahin, kimsesizin kimsesi ve namerde muhtaç olmayandır. Tabii bu listeyi bakış açısına göre sonsuza kadar uzatmak mümkünse de meselenin özü anlaşılmıştır diye düşünüyorum.













































































































































































































