Kent Kültürü
Giriş Tarihi : 17-02-2014 17:07   Güncelleme : 17-02-2014 17:07

SON İKİ ASRIN İKİ LİDERİ

Saadet Partisi Fatih İlçe Gençlik Kolları tarafından düzenlenen 'Ümmetin Liderleri' adlı konferansta Osmanlı'nın son padişahlarından Sultan II. Abdulhamid Han ile Türkiye siyasi tarihine damgasını vuran Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan'ın ümmet için verdikleri mücadele anlatıldı.

SON İKİ ASRIN İKİ LİDERİ
İKİSİ AYNI MÜCADELEYİ VERDİ

Mustafa Kurdaş, "Abdulhamid Han hazretleri, ittihatçı ve jöntürkçülere karşı büyük savaş vermiş. Erbakan hocamızda içerideki ve dışarıdaki işbirlikçilerine karşı büyük savaş verdi. 31 Mart olayında Selanik'ten İstanbul'a yürütülen ordu ile 28 Şubat'ta Sincan'da yürütülen tanklar arasında bir fark yoktur. Her ikisi de ümmetin üzerine yürütülmüştür."
 
İKİSİ DE DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ

Mustafa Yılmaz, "Son iki yüz yılda gemiyi karadan yürüten, atını denize süren iki adam varsa biri Sultan Abdullhamid Han'dır, diğeri de Erbakan hocadır. Osmanlı'ya ait sanayi varsa altında Abdulhamid Han'ın  imzası vardır. Cumhuriyet sonrasına bakıldığında Anadolu'daki sanayileşmede Erbakan hocayı görmek mümkün."
 
Saadet Partisi Fatih İlçe Gençlik Kolları tarafından düzenlenen 'Ümmetin Liderleri' adlı konferansta Osmanlı'nın son padişahlarından Sultan II. Abdulhamid Han ile Türkiye siyasi tarihine damgasını vuran Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan'ın ümmet için verdikleri mücadele anlatıldı.
 
Kur'an tilavetiyle başlayan programın konuşmacıları ise Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ile Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz oldu. Kurdaş, "Hak ile batıl ekseni hem Abdulhamid Han hem de Erbakan hoca için vazgeçilmez bir eksen olmuştur" dedi. Yılmaz da, "Son iki yüz yılda gemiyi karadan yürüten, atını denize süren iki adam varsa biri Sultan Abdullhamid Han'dır, diğeri de Erbakan hocadır" tespitinde bulundu. İstanbul'da Zübey'de Hanım Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa Saadet Partisi Fatih Belediye Başkan Adayı Lütfi Kibiroğlu, AGD Fatih Şube Başkanı Osman Oktar ve Milli Gazete Haber Müdürü Gökçen Göksal da davetli olarak katıldılar. Yine programın başında 'Abdulhamid ve Erbakan' adlı kısa bir belgesel izletildi.
 
İNŞAALLAH ONLARA LAYIK OLURUZ

Programa davetli olarak katılan Fatih Belediye Başkan Adayı Lütfi Kibiroğlu yaptığı selamlama konuşmasında, "Sultan Abdulhamid Han ve Erbakan hocanın mekanı cennet olsun. Keşke onlara layık olabilsek ve onların istediği gibi yürüyebilsek. İngilizler zamanın fitnecisi olmuşlardır. Bugünde öyleler. Erbakan hocamın asla dünya malına itibar etmediğine şahitlik ediyorum. İnşaallah bizler onların talebesi olma şerefine nail oluruz. Eminönü belediye başkanı olduğum dönemde Erbakan hocamla Topkapı Sarayı'nda bir sergiye katılmıştık. Hocam orada bana 'belediye başkanı olabilirsin, başbakan ve cumhurbaşkanı da olabilirsin. Bunlar sadece kabuk olmaktır' demişti. Yani kabuk ne için lazımdır, özü korumak içindir" dedi.
 
31 MART'LA 28 ŞUBAT ARASINDA FARK YOK

Mustafa Kurdaş, "Sultan Abdulhamid Han'la ilgili hakikatler volkan gibi patlamıştır. Erbakan hocamızla ilgili hakikatler volkan gibi patlamıştır. Hakikatler ortadadır. Abdulhamid Han hazretleri, ittihatçı ve jöntürkçülere karşı büyük savaş vermiş. Erbakan hocamızda içerideki ve dışarıdaki işbirlikçilerine karşı büyük savaş verdi. Osmanlı'nın son döneminde Avrupa'ya kaçan bir gurup, Londra'da Arapça, İngilizce ve Fransızca makaleler yazarak Babı Ali'yi baskı altına aldılar. Sultan Abdulhamid Han hakkında hakaretlere varan yazılar yazdılar. Milli şairimiz Mehmed Akif Ersoy bile Abdulhamid Han aleyhinde makaleler yazdı. Hatta Bediüzzaman Said Nursi Selanik'te Abdulhamid Han aleyhine miting tertip etti. 31 Mart olayında Selanik'ten İstanbul'a yürütülen ordu ile 28 Şubat'ta Sincan'da yürütülen tanklar arasında bir fark yoktur. Her ikisi de ümmetin üzerine yürütülmüştür.
Tarih, doğru bir kalemle yazıldığı zaman nesillere akıyor. Tarihi okurken berrak bir süzgeçten geçirirsek doğruyu görebiliriz. Hak ile batıl ekseni hem Abdulhamid Han hem de Erbakan hoca için vazgeçilmez bir eksen olmuştur."
 
ORTAK ÖZELLİKLERE SAHİP İKİ LİDER

Mustafa Yılmaz, "Son iki yüz yılda gemiyi karadan yürüten, atını denize süren iki adam varsa biri Sultan Abdullhamid Han'dır, diğeri de Erbakan hocadır. Osmanlı'ya ait sanayi varsa altında Abdulhamid Han'ın  imzası vardır. Cumhuriyet sonrasına bakıldığında Anadolu'daki sanayileşmede Erbakan hocayı görmek mümkün."
 
İSTANBUL'LA MEDİNE'Yİ BİRLEŞTİRDİ

Kurdaş, "Hicaz demiryolu Abdulhamid Han'ın İslam birliği projesidir. Bu projeyle İstanbul ile  Medine'yi birleştirip halifeliğin İslam coğrafyasındaki etkisini artırmayı hedeflemiştir. Hicaz demiryolunun bir amacı da askeriydi. Batı, İslam coğrafyasındaki petrolü keşfetmiş, ajanlar ve bilim adamaları göndermişti. Bunu gören Abdulhamid Han Ortadoğu'nun işgal edileceğini anlamış ve bunu engellemek için ümmetin desteğiyle Hicaz demiryolunu yaptırmış. Geçtiğimiz yıllarda Bakü-Tiflis-Kars demiryoku açlışında konuşan Başbakan Erdoğan, Hazar Denizi ile Roma'yı birbirine bağlamanın derdinde olduğunu belirtmişti. İşte fark burada."
 
ÇATIŞMADAN YANA OLMADI

Yılmaz, "Yabancı basın Erbakan hocayla röportaj yaptığında hepsi şu soruyu soruyordu; 'Siz askerlerden çok çektiniz. Ergenekon soruşturmasında askerlerin cezalandırılmasını istiyor musunuz?' Erbakan hocanın cevabı 'Hayır, onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Eğitilmelerini istiyorum' olmuştu. Eğer Erbakan hoca toplumda bir çatışma isteseydi, Türkiye en büyük iç savaşını yaşayabilirdi. Erbakan hoca Müslüman'ı Müslüman'a kırdırmadı."
 
HER İKİSİ DE SİYONİZMLE MÜCADELE ETTİ

Kurdaş, "Abdulhamid Han ve Erbakan hocanın bir diğer ortak özelliği siyonizmle mücadeleleridir. Abdulhamid Han kendisinden toprak isteyen Yahudileri kovmuş ve ' Filistin'i almak isteyen Yahudileri kovduğum için Allah'a şükrederim' demişti. Erbakan hoca da mecliste yaptığı konuşmada 'Bana ne Amerika'dan...' demişti. İşte bu asırlar sonra Abdulhamid Han ve Erbakan hocayı aynı noktada birleştiren bir davaydı. Aynı zamanda her ikisi de proje adamıydı."
 
İSLAM DÜŞMANLARI YEDİĞİ KAZIĞI 40 YIL SONRA ANLADI

Yılmaz, "Bence 28 Şubat, Erbakan hocanın 1974'te Ecevit'le koalisyonda iken imzaladığı bir düzenlemeden dolayı oldu. Düzenleme imam hatiplerin önünü açıyordu. Sistem Erbakan hocadan yediği kazığı 40 yıl sonra anlayabildi. Biz üniversitede okurken iletişim fakültesi ve siyasal bilgilerin yarısı imam hatip mezunu idi. Erbakan hoca 40 yıl ileriyi görüyordu. Bilindiği üzere 28 Şubat darbecilerinin aldığı ilk karar, imam hatiplerin önünü kesmek olmuştur."
 
ERBAKAN ÖNCESİ VE ERBAKAN SONRASI TÜRKİYE

Kurdaş, "Erbakan öncesi ve Erbakan sonrası Türkiye ikiye ayrılır. 'Önce ahlak ve maneviyat' sancağı Erbakan hocayla asıldı. Helal olan 3'ün haram olan 5'ten büyük olduğunu öğretti bize. Erbakan nesilleri birbirine bağlayan bir siyaset güttü. Tekrar ettiği şey davasıydı. Bu anlamda Erbakan'ca yürüyüşü temsil etmek zorundayız. Zaman Erbakan hocayı haklı çıkardı. Asrın lideri sözü Erbakan hocaya çok yakışıyor. Marmaray'ı açmakla asrın lideri olunmaz. Asrın lideri D-8'i kurmakla olur."
Programın sonunda yapılan çekilişle 4 kişiye 'Ümmetin Liderleri' kitap seti hediye edildi.
adminadmin