Güncel
Giriş Tarihi : 31-08-2023 11:32   Güncelleme : 31-08-2023 11:32

Toplu Sözleşme Görüşmeleri Başarısız, Sağlık Çalışanları Mağdur

Kısa adı Yeni Sendika olan Yenilikçi Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikasının 8 Nisan 2023 tarihinde yapılan Birinci Olağan Genel Kurulunda Genel Denetleme Kuruluna seçilen Samsun İl Başkanı İlhan ÖKSÜZ ve diğer kurul üyeleri; Recep KURUM, Suna VAROL CÖRÜT, Hacı Ahmet BOZAN ve Mustafa ŞAHİN, Genel Yönetim Kurulunun daveti üzerine ilk çalışmalarını yapmak üzere Genel Merkezde bir araya geldi.

Toplu Sözleşme Görüşmeleri Başarısız, Sağlık Çalışanları Mağdur

Yapılan ilk toplantıda Genel Denetleme Kurulu Başkanlığına Recep KURUM, kurul raportörlüğüne ise Suna VAROL CÖRÜT oybirliği ile seçildi. Seçimin ardından altı aylık rutin denetlenmesini yapan kurul üyeleri, daha sonra Genel Başkanım Metin MEMİŞ ve Genel Yönetim Kurulu üyelerimizi ziyaret etti.

Başkan ÖKSÜZ ertesi gün ise YENİ SENDİKA Başkanlar Kurulunun “Toplu Sözleşme ve Sendikal Özgürlükler” gündemiyle Ankara’daki toplantısına da iştirak etti. Toplantıda; Genel Başkan Vekili Fatih SEYRAN’ın açış konuşması ve Genel Başkan Metin MEMİŞ’in toplu sözleşmelere ilişkin genel değerlendirmeleri ile başlayan toplantımızda, il temsilcileri görüş ve önerilerine ayrıntılı olarak yer verdi. Genel Yönetim Kurulu üyeleri de “Toplu Sözleşme ve Sendikal Özgürlükler” konusunda yaptıkları değerlendirmelerinin ardından Başkanlar Kurulu toplantısı, Genel Başkan Metin MEMİŞ’in kapanış konuşması ile sona erdi.

MEMİŞ, 2024-2025 yıllarını kapsayan toplu sözleşme görüşmelerinin büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmak üzere olduğuna dikkat çekerek, “Yetkili konfederasyon ve bağlı sendikaları, toplu sözleşmede kendilerine üçüncü teklifi bile yapmayan kamu işveren heyetine gece yarısı bizzat yine kendileri gitti. Yetkili sendikalar tarafından apar topar bir şekilde hizmet kollarında mutabakat metni imzalanıp sözde kısmi bir anlaşmaya varılmıştır algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Neye, niye imza attılar veya imza atmak zorunda bırakıldılar? Soruyoruz, bu toplu sözleşme sonuçları yüzde ikilik baraj dayatması ile yetkili sendika üyelerine verilen toplu sözleşme ikramiyesinin getirilmesinin diyeti midir? Toplu sözleşmede güya hizmet kolu kazanımlarını sıralayanların kazanım dedikleri maddelerin kaç kişiye, hangi miktarda bir gelir getireceğini açıklayabiliyorlar mı? Bu durum ayrı bir muamma olmakla birlikte, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının iki yılının nasıl heba edildiğini gösteren en büyük belgedir” ifadelerini kullandı.

YENİ SENDİKA Genel Yönetim Kurulunun yanı sıra yaklaşık 50 ilden gelen il temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşen toplantıda, çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuş. Yapılan istişareler sonucunda şu kararlar alınmış ve aşağıda maddeler halinde kamuoyuyla paylaşılmıştır:

1.            Aziz milletimize ve sevgili vatanımıza yönelik her türlü tehdidin ve kötülüğün karşısında olacağız. Bu bağlamda küresel emperyalizmin ülkemiz üzerinde oynadığı oyunlara, teröre ve uyuşturucuya karşı kesintisiz şekilde verilen milli mücadelede devletimizin yanındayız. Ayrıca; yangınlarla, yoksullukla ve yolsuzlukla mücadele konularında dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı kararlılıkla devletimizin yanında olacağız. Özellikle yolsuzluk ve yoksullukla mücadele noktasında devletimizden daha etkin adımlar atmasını talep ediyor ve YENİ SENDİKA olarak yaptırımlara sonuna kadar destek vereceğimizi ifade ediyoruz.

2.            Kamu işvereni tarafından sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın “enflasyona ezdirilmemeye” gayret gösterildiği iyi niyet açıklamaları yetersizdir. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın enflasyonu eze eze emeğinin hakkının korumasını ve insan onuruna yaraşır bir çalışma hayatının karşılığını alabilmesi için sendikal mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.

3.            Hâlihazırdaki enflasyonist ortamın süregittiği ve bu durumun biz kamu görevlilerini derinden etkilediği görmezden gelinemez. Bu bağlamda hükümetin ekonomi yönetiminde ortaya koyduğu “para politikasında sıkılaşma” yönünde attığı adımları titizlikle takip edeceğiz. Özellikle sıkılaşma; kamu yönetimindeki bürokratların kendi imkanlarına yönelik tasarruf tedbirleri ile mümkün olabilecektir. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olarak bunu görmek istiyoruz.

4.            Kamu görevlilerimize ve emeklilerimize 2024 yılı ilk altı ayı için en az yüzde 35, ikinci altı ayı için ise yüzde 30, 2025 yılı ilk altı ayı için yüzde 25 ve ikinci altı ayı için ise yüzde 20 maaş artışı yapılması gerekirdi. Bunun yanında talep ettiğimiz artışlar öncesinde sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının taban aylıklarına ilave olarak 11.000 TL seyyanen ilave zam yapılmalıydı. Bu sayede öncelikle güncel olarak en düşük sağlık ve sosyal hizmet çalışanı maaşı 35.000 TL’ye çıkartılabilecekti. 15 Temmuz 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 8 bin 77 TL tutarındaki seyyanen verilen zammın taban aylığına eklenerek emekli maaşına yansıtılmalıydı. Ayrıca enflasyon farkı her ay hesap edilerek maaşlara ilave edilmeli ve sabit ek ödemelerden vergi kesintisi yapılmamalıydı. Oysa toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda yetkili konfederasyonun ve hizmet kolumuzu temsil eden yetkili sendikanın başarısızlığı nedeniyle 2024-2025 yılını kapsayan 7. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde kamu işveren heyetinin son teklifinin 2024 yılı Ocak ayında %15, Temmuz ayında %10 teklifi, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntılarının anlatılamadığının göstergedir. Hele hele görüşmelerin mutabakatsızlıkla sonuçlanarak, belirlenecek zam oranlarının hakem heyetine havale edilmesi ise yetkili konfederasyonun ve hizmet kolumuzu temsil eden yetkili sendikanın yetkili ama etkisiz olduğunun ve kendilerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığının ispatı anlamına gelmektedir.

5.            2024-2025 yıllarını kapsayan 7. dönem toplu sözleşme görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmış olmasının öncelikli sorumlusu yetkili sendikalardır. Bu anlamda sahanın sorunlarının, çalışanların beklentilerinin ve ülkemizin içinde bulunduğu durumun toplu sözleşme masasına doğru şekilde taşınamamış olmasının kötü sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Özellikle iktidardan ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımız olmak üzere kamu çalışanlarımızı ve emeklilerimizi kapsayacak yeni düzenlemelerin yapılması elzem hale gelmiştir. Bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin Cumhurbaşkanlığı nezdinde oluşturulacak bir komisyon marifetiyle ülkemizde faaliyet gösteren tüm sendikalarla birlikte acilen bir araya getirilmesini teklif ediyoruz. Bu sayede ortak mutabakatla birlikte daha sağlıklı genel bir durum değerlendirmesi yapılması mümkün olabilecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu anlamda gerekli talimatları vererek tüm tarafların bir araya geleceği, sorunların tüm kesimler tarafından sahiplenilebileceği ve ortak çözüm yollarının bulunabileceği “Toplumsal Mutabakat Platformu” adı altında bir çalışmanın acilen hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

6.            Ülke sendikacılığında özgürlükler ve ileri demokrasi yerine yüzde iki barajı uygulaması anti demokratik olup, kişinin sendika tercihine engel olma ve başka sendikalara yönlendirme şeklinde düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenleme ile sendika rekabet ortadan kalkmış tekelci bir sendikal anlayış getirilmiş ve böylelikle kamu sendikacılığı ciddi bir yara almış ve geriye doğru gitmektedir. Yapılan düzenleme ile ilgili YENİ SENDİKA başta olmak üzere birçok sendika dava süreci başlatmıştır. Bu anlamda hem idari mahkemede hem Danıştay’da hem de Anayasa Mahkemesi’nde davalar devam etmektedir. YENİ SENDİKA ailesi olarak bu süreçlerin sonuna kadar takipçisi olunacak ve bu antidemokratik uygulamanın ortadan kalkması mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu haksız ve hukuksuz uygulama aynı zamanda YENİ SENDİKA tarafından başta uluslararası çalışma örgütlerinden ILO, EPSU, ETUC ve PSI gibi kuruluşlara yazılı olarak başvuru kararı alınmıştır.

7.            Son yıllarda pandemi ile mücadele başta olmak üzere en zor ve sıkıntılı zamanlarda inisiyatif alan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın hak ettiği değeri görmediği ve hak ettiği ücreti alamadığı aşikardır. Mesleki risk ve sorumlulukları dikkate alınarak bakıldığında kamuda neredeyse en düşük ücreti alan kesimin sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının olduğu görülmektedir. Bu durum çalışanlar arasında iş barışının bozulmasına neden olmakta ve çalışanların motivasyonlarını da düşürmektedir. Bu anlamda özellikle beyaz reform uygulaması ile mağduriyet yaşayan sağlık çalışanlarımızın tamamının mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında yeni adımların atılması elzem olmuştur.

 

 

Recep YAZGANRecep YAZGAN