Değişik bölgelerde uşak kavramı kullanılsa da kastedilenler arasında farklılıklar vardır. Mesela Doğuda uşak derken tüm çocuklardan bahsedilirken, Karadeniz’de uşak sadece erkek çocuklarını kapsamaktadır. Böyle olunca da kız çocuklarının adı bile zikredilmediği için ayrımcılık en başından ortaya çıkmaktadır. İlginç ve enteresan olan da bu negatif ayrımcılığın kadınların yapmış olmasıdır. Özellikle anneler “o evin uşağı” diyerek kız çocuklarını arka plana iterek, ezmektedirler. İşte, aşta, mal paylaşımında, sosyal statüde ve temsilde hep erkek çocukları kayrılmaktadır. Fakat daha ilginç olan her türlü sıkıntıda, hastalıkta, acıda ve yaşlılıkta kız çocukları ebeveynlerin yanında iken bu ayrımcılığın son bulması için yeterli olmamaktadır.
Birçok ailenin uşak oluncaya kadar çocuk doğurmaya devam etmesi de meseleye bakış açısı bakımından önemlidir. Ya da “bir önceki çocuk erkek olsaydı, son çocuğu yapmazdık” demek, bu konuda fazla söze hacet bırakmıyor.

















































































































































































































