Analiz
Giriş Tarihi : 19-11-2014 12:21   Güncelleme : 19-11-2014 12:21

Kadir Gecesi Kabir Gecesi Olursa

Kuran'ın ilk inmeye başladığı gece olan Kadir Gecesi, müstakil bir ayet ile Kuran'da vurgulanmaktadır

Kadir Gecesi Kabir Gecesi Olursa
Kuran'ın ilk inmeye başladığı gece olan Kadir Gecesi, müstakil bir ayet ile Kuran'da vurgulanmaktadır. Bin aydan daha hayırlı olan bu gece insanlığın kurtuluş reçetesi olan Kuran'ın indirilişi nedeniyle özel öneme sahiptir. Kuran, beşerden insana evrilme sürecinde insanlığa verilen vahyin zirve noktasıdır. Bundan sonra insanlığa vahiy anlamında katkı sağlayacak herhangi bir yaklaşımda da bulunulmayacağı Kuran'da belirtilmektedir. “Şüphesiz Biz, değerli sayfalar içindeki Kuran’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi nedir; sana ne bildirdi/öğretti? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (97/1-3) ayetleri Kuran'ın ilk inmeye başladığı Kadir gecesini anlatan ayetlerdir. İsra süresinde anlatılan ilk vahiy alma olayı, Ramazan ayı içerisindeki bir gecede olmuştur. Bu gece, Mekke'de Mescid-i Aksa olarak nitelenen yerde bulunan Cennetü’l-Meva'daki son sidre ağacının yanında peygamberimizin ilk vahyi alarak resul olduğu gecedir. Kadir gecesinin İslam dininde bu kadar büyük yerinin olması ve Allah'ın da Kadir suresinde vurgu yapması nedeniyle Müslümanlar da bu geceye büyük önem vermişlerdir. Hatta bu önem verme nedeniyle zaman içerisinde Kadir Gecesi, Kadir süresinde belirtilen içerikten koparılarak tanınamayacak şekle dönüştürülmüştür. Allah, Kadir gecesi olarak Kuran'ın indirilişindeki hikmeti ve önemi vurgulamak için indirildiği geceye vurgu yaparken, Müslümanlar vurgu yapılan Kuran'dan ziyade "bin yıldan hayırlı gece" tamlamasından yola çıkarak bu gecenin önem ve fazileti üzerinden sevap devşirmeye çalışmışlardır. Kılınan namazların normal zamanda kılınan namazlardan ne kadar sevap olduğuna dair katsayı hesapları yapılması, bu geceye özgü bir takım ibadet ve duaların geliştirilmesi de yapılan abartma ve saptırmalar arasındadır. Oysa Kuran'da herhangi bir tarih verilmediği gibi tarih saptanması konusunda da bir emir söz konusu değildir. Velev ki tarih saptanmış olsun, bu tarihte yapılacak olan ibadetin diğer günlerde yapılan ibadetlerden daha sevap olduğuna dair Kurani hiç bir bildiriş de bulunmamaktadır. Aksine ayetlerde Kuran'ın ilk inmeye başladığı geceye işaret edilmektedir. Yıldönümüne rastlayan günlerin önemine hiç değinilmemektedir. Dolayısıyla Kadir gecesi insanlık tarihi boyunca tektir ve ikinci bir Kadir Gecesi diye bir gece de yoktur. Yıldönümleri bizlerin icat etmiş olduğu uydurmadan başka bir şey değildir. Zira takvim her ne kadar ilahi kurallar temeline dayanıyor olsa da Hicri, Rumi, Kameri, Miladi gibi takvimleri oluşturmak insan eliyle olmaktadır. Dolayısıyla yıldönümlerinin kullanılan takvime göre değişeceği de bir vakıadır. Bu nedenle doğum, evlilik, ölüm yıldönümleri gibi kutlama tarihleri tamamen beşeri düşüncelerle belli bir takvime göre saptanmış tarihlerdir. Kadir Gecesi de bu kurala tabidir. Yüzyıllardır Kadir Gecesi yıldönümlerinde yapılan bir takım uygulamalar Kuran'ın emri olmayıp İslam kültürünün birikimidir. Doğru olanı her geceyi Kadir Gecesi bilmek ve elden geldiğince Kuran mesajına uygun geceyi ve gündüzü doldurmaktır. Çok meşhur "Parmak ayı gösterdiğinde parmağa değil, aya bakmak lazım!" aforizmasında olduğu gibi Kuran'ın indirilişinin insanlık tarihi için önemli olduğuna vurgu yapmak için kullanılan Kadir Gecesi ifadesine takılmak, parmağa bakmakla eşdeğerdir. Bu nedenle Müslümanlar Kuran mesajının önemi ve hidayet için yol gösterici olduğuna dikkat etmeden sırf "Kadir Gecesi" ifadesine bakarak, Kadir Gecesini Kuran mesajının tarihe gömüldüğü Kabir Gecesine çevirmektedirler. Kuran'ın gündelik hayattan daha fazla mezarlıklardaki uygulamalarda yerini almış olması da bu gerçeğin pratiğe olan yansımasından başka bir şey değildir.
adminadmin