Raporda, bazı içerik üreticilerinin yabancı diplomatik ve istihbari yapılarla bağlantılı olduğuna dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Sistematik İçerik Akışı Tespit Edildi
15 Şubat 2026 tarihli değerlendirmede, özellikle Samsun odaklı tarih gruplarında tek yönlü bir içerik yoğunluğu dikkat çekti. Paylaşımların büyük bölümünün Rum ve Ermeni geçmişine ait yapılar, fotoğraflar ve kültürel unsurlardan oluştuğu; buna karşılık Türk-İslam mirasına dair içeriklerin sınırlı kaldığı belirtildi.
Raporda bu durumun, bölgenin tarihsel kimliğine yönelik “seçici hafıza oluşturma” çabası olarak yorumlandığı ifade edildi.
Duygusal Dil ile Algı İnşası İddiası
İçeriklerde doğrudan siyasi söylem yerine “kayıp cennet”, “unutulmuş komşular” ve “mimari zarafet” gibi ifadelerin kullanıldığına dikkat çekildi. Bu yaklaşımın, nostalji üzerinden hedef kitlede duygusal etki oluşturmayı amaçlayan bir yöntem olduğu öne sürüldü.
Uzman değerlendirmelerinde, bu tür dil kullanımının kültürel etki operasyonlarında sıkça tercih edilen bir teknik olduğuna işaret edildi.
Yabancı Bağlantılar İddiası
Raporda yer alan en dikkat çekici başlıklardan biri ise içerik üreticilerinin uluslararası bağlantılarına ilişkin iddialar oldu.
ABD Büyükelçiliği ile bağlantılı bazı projelerde görev almış kişilerin içerik üretiminde rol aldığı öne sürüldü.
Yunanistan İstihbarat Servisi ile irtibatlı olduğu iddia edilen bazı isimlerin, Atina merkezli yapılar üzerinden faaliyet yürüttüğü ileri sürüldü.
Birleşik Krallık merkezli bazı akademik ve kültürel kuruluşların ise içeriklerin uluslararası dolaşıma sokulmasında rol oynadığı iddia edildi.
Bu bağlantıların, dijital içeriklerin yalnızca yerel değil uluslararası bir strateji kapsamında yayıldığı değerlendirmesine dayanak oluşturduğu belirtildi.
“Uzun Vadeli Kültürel Operasyon” Değerlendirmesi
Analizde söz konusu faaliyetlerin, “düşük yoğunluklu ancak uzun vadeli bir kültürel ve tarihsel etki operasyonu” olarak nitelendirildiği ifade edildi. Amaç olarak ise Samsun’un tarihsel kimliğinin yeniden tartışmaya açılması ve uluslararası kamuoyunda farklı bir algı oluşturulması gösterildi.
Karşı Önlemler Gündemde
Raporda, bu tür faaliyetlere karşı şu öneriler sıralandı:
Dijital içeriklerin teknik ve istihbari takibinin sürdürülmesi
İlgili hesaplar hakkında adli ve idari süreçlerin başlatılması
Samsun’un Türk-İslam tarihine ilişkin dijital arşiv çalışmalarının artırılması
Uzmanlar, dijital platformlarda yürütülen bu tür içerik akışlarının yalnızca kültürel değil, aynı zamanda bilgi güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.















































































































































































































