roboski’de otuz dört insanın türk askeri tarafından öldürülmesinin akabinde eveleme geveleme develeme tartışmaları izlendi. ‘haklı’lar, ‘haksız’lar birbirini yedi. neticede, otuz dört kişisel hikâyenin varlığı artık yok olmuş ve bir ‘tragedya’ya dönüşmüştü.
samimiyet abideleri, samimiyetlerini de kaybetti. vicdanlı müslümanlar, meşru söylemleri ‘öte mahalledekilerle beraber dillendirdiklerinden bulunduğu safların bedelini ödedi.
geride sadece Türkiye Cumhuriyeti devleti’nin işlediği onlarca suçtan birisi kaldı. artık ortada devletin en tepesinden en aşağısına kadar hiçbir kimsenin açıklık getiremediği, hesap veremediği bir ‘utanç’ var.
çünkü iman edilmiş hiçbir din; ortaya konmuş hiçbir anayasa; hiçbir insanlık değeri; bir devletin kendi hüviyetini taşıyan vatandaşlarını ağır silahlarla öldürmesini meşru gösteremiyor.
‘günah’ı unutmak/unutturmak kimseyi ateşten yanmaktan kurtarmıyor; sadece işlenmiş her günahtan sonra yapıldığı gibi ‘yok saymak’, ‘görmemek’, ‘kaçmak’ fani dünyada vicdanları rahatlatıyor.
bugün, ‘kürtaj’ meselesiyle roboski katliamı’nın üzerinin örtülmeye çalıştığını savunanlar dâhil olmak üzere bütün yazarlar ‘kürtaj’ hakkında yazı yazıyor, birçok kimse gündemini çoktan değiştirdi bile. Tayyip Erdoğan’ın günahtan kaçma operasyonu başarılı oldu.
lâkin bilinmesinde fayda var ki ortada var olan ‘günah’ ne ülke gündemi değiştirmekle ne de idris’ler, naim’ler, şahin’ler gibi bak’anların abuk sabuk izansız haklı çıkma çabalarıyla def edilebilecek türden bir ‘günah’ değil.
makbul adımlar, insanın insana kulluğunu kabul edecek değil. artık, her masum sivilin/askerin ölümünden sonra büyük bir ‘üzüntü duyan’ vekiller, bak’anlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları istemiyoruz. çünkü üzüntü duymanın ‘bakmak’la değil eyleme geçmekle, yüreklere su serpmekle ve sokaktaki insanlardan biri olmakla mümkün olabileceğini gayet iyi biliyoruz.
bu ülke, küçük dünyalarının büyük kahramanları olmuş ‘siyah’ların, ‘mavi’lerin ve ‘yeşil’lerin kendi girift kurmacalarında kaybolmadığında, bizlere alışılagelmiş devlet müsamereleri sunmadığında daha ‘güzel’ ve ‘yaşanılabilir’ bir memleket olacak. yoksa, makbul adımlar olarak ‘biz’ler bu dünyada/ülkede acımasızca adam öldüren çok adam gördük.
bizim, yetimlerin hakkını verebilecek, öldürülmüş her bir insanın korkmadan hesabını sorabilecek, vicdansızlığa ve adaletsizliğe tahammül edemeyecek güzel insanlara ihtiyacımız var.
makbul adımlar olarak ‘roboski’yi unutmayacağız ve her daim sormaya devam edeceğiz. ve vicdanlı her kimseyi, siyasi ‘konu değiştirme’ hamlelerinin bir parçası olup ‘roboski’yi unutmaya değil ısrarla hesap sormaya çağırıyoruz.
çünkü bu memleket, devletçilik oynayan siyasilerin değil güzel insanların ülkesi.
Kaynak:makbuladimlar.com
Suçlusun Bay Devlet!
Bu memleket, devletçilik oynayan siyasilerin değil güzel insanların ülkesi.
admin
















































































































































































































