İnsan neden sahip olduklarının efendisi olmaktan çıkıp onların esiri hâline gelir?
İnsanın sahip olma arzusu, sandığımız kadar yeni değildir. Bu duygu, modern hayatın icadı değil, insanın en eski reflekslerinden biridir. İlk insan için sahip olmak, hayatta kalmak demekti. Bir parça yiyecek, bir barınak, bir güvenlik alanı…
Bunlar olmadan yaşamak mümkün değildi. Bu yüzden sahip olma içgüdüsü, varoluşun temel bir parçası olarak insanın içine yerleşti. Ancak zamanla bu içgüdü yön değiştirdi. Hayatta kalmak için sahip olmak yerini, üstün olmak için sahip olmaya bıraktı. İhtiyaçların yerini arzular, arzuların yerini ise hırs aldı.
















































































































































































































