SEUL — Avrupa ve Asya'dan insan hakları uzmanları, akademisyenler ve dini özgürlük alanında faaliyet gösteren kuruluşların temsilcileri, Güney Kore'de tutuklu bulunan 95 yaşındaki Shincheonji Başkanı Lee Man-hee'nin serbest bırakılması ve yargı sürecinin tutuksuz devam etmesi çağrısında bulundu.
Çağrı, 7 Ağustos'ta Seul Yabancı Muhabirler Kulübü'nde (SFCC) düzenlenen basın toplantısında gündeme getirildi. Human Rights Without Frontiers (HRWF) tarafından CAP Liberté de Conscience (CAP-LC), FOREF, CESNUR ve Bitter Winter ile birlikte düzenlenen toplantıda, Güney Kore'de din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, adil yargılanma ve dini liderlere yönelik hukuki uygulamalar ele alındı.
Toplantıya HRWF Başkan Yardımcısı Hans Noot, CESNUR Genel Müdürü ve Bitter Winter Genel Yayın Yönetmeni Massimo Introvigne, CAP-LC Başkanı Thierry Valle, FOREF Almanya İcra Direktörü Michael Langhans ve CESNUR Başkan Yardımcısı Dr. Mark Nemes katıldı.

“95 yaşındaki bir sanığın tutukluluğu istisnai olmalı”
Toplantının ardından beş Avrupalı akademisyen ve insan hakları savunucusu, Güney Kore hükümetine hitaben Lee Man-hee'nin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunan ortak bir mektup imzaladı.
İmzacılar, Lee'yi bir gün önce tutuklu bulunduğu yerde ziyaret ettiklerini belirterek, Güney Kore'nin yargı sürecine müdahale etme niyetinde olmadıklarını, ancak davanın Shincheonji'ye yönelik önyargıların etkili olduğu bir ortamda yürütülmesine ilişkin endişeleri bulunduğunu ifade etti.
Mektupta, Shincheonji'nin bazı medya kuruluşlarında “tarikat” olarak tanımlanmasının, grubun dini muhaliflerinin söylemlerine dayandığı ve akademik araştırmaların bulgularının yeterince dikkate alınmadığı savunuldu.
İnsan hakları uzmanları, Lee'nin yaşının tutukluluk kararında önemli bir unsur olması gerektiğini belirterek Avrupa Birliği'ndeki uygulamalara dikkat çekti.
Açıklamada, “Başkan Lee 95 yaşındadır. Avrupa Birliği'nde yaşlı sanıklar için tutuklu yargılama istisnai bir tedbir olarak kabul edilmektedir ve genellikle şiddet içeren suçların söz konusu olduğu durumlarla sınırlıdır. Benzer durumlarda sanıklar ev hapsine alınmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.
Uzmanlar ayrıca bu yaklaşımın Birleşmiş Milletler Mandela Kuralları ve diğer uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu olduğunu belirterek, Lee'nin tutukluluk halinden çıkarılarak yargılamanın tutuksuz sürdürülmesini talep etti.

“Hukuki süreç tarafsız ve orantılı olmalı”
Basın toplantısında Lee Man-hee'nin davasının yanı sıra Güney Kore'deki dini azınlıkların karşılaştığı daha geniş sorunlar da ele alındı.
HRWF ve toplantıya katılan kuruluşlar, Güney Kore makamlarına dini azınlıklara yönelik hukuki ve idari uygulamaların “tarafsız, ölçülü ve tutarlı” olması ve ülkenin uluslararası insan hakları yükümlülükleriyle uyumlu şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
CAP-LC Başkanı Thierry Valle, Güney Kore'nin Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin tarafı olduğunu hatırlatarak, temel haklara yönelik kısıtlamaların kanunla öngörülmesi, gerekli olması ve orantılılık ilkesine uygun hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Valle ayrıca Aralık 2025'te oluşturulduğu belirtilen ortak polis-savcılık görev gücünün 60'tan fazla kişiyi ifadeye çağırdığını, daha önce kapatılmış bazı davaların yeniden açıldığını ve COVID-19 dönemindeki bazı kapanmaların milyarlarca Kore wonu tutarında ekonomik kayba yol açtığını savundu.
Budist liderden “evrensel insan hakları” vurgusu
Toplantıda farklı dini çevrelerden de destek mesajları geldi.
Kore Budizmi Jogye mezhepi adına konuşan İcra Başkanı Venerable Beopsan, konunun dini aidiyetlerden bağımsız olarak evrensel insan hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Beopsan, “Başkalarının özgürlük ve insan haklarına yönelik tehditler yalnızca bireylerin veya belirli dinlerin meselesi değildir; tüm toplumumuzun barışını ve bir arada yaşamasını etkiler.” ifadelerini kullandı.
Devletin hukuk ve düzeni koruması gerektiğini belirten Beopsan, bununla birlikte temel insan haklarının ve din özgürlüğünün belirli bir dine mensubiyet gerekçesiyle ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Beopsan, demokratik toplumların azınlıkların haklarını koruyarak daha sağlıklı hale gelebileceğini ifade etti.

Kore Savaşı gazilerinden destek
Kore Savaş Gazileri Derneği Seul Şubesi Başkanı Ryu Jae-sik de Lee Man-hee'nin tutukluluk durumuna ilişkin endişelerini dile getirdi.
Ryu, açıklamasının herhangi bir olası hukuka aykırılığın görmezden gelinmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Kore Cumhuriyeti'nin her vatandaşının sahip olduğu temel insan hakları ve din özgürlüğünün şu anda adil biçimde korunup korunmadığını sormak istiyorum.” dedi.
Shincheonji üyelerinin Kore Savaşı gazilerine yönelik gönüllü çalışmalar ve gıda yardımlarında bulunduğunu belirten Ryu, Lee'nin de Kore Savaşı sırasında asker olarak görev yaptığını ve ülkesini savunduğunu söyledi.
Ryu, Lee'nin ileri yaşı ve sağlık durumuna dikkat çekerek, kaçma veya delilleri yok etme riski bulunmadığı değerlendirilen yaşlı bir kişinin tutuklu yargılanmasının gerekliliğinin sorgulanması gerektiğini savundu.
Güney Kore'deki diğer dini gruplar da gündemde
Basın toplantısında yalnızca Shincheonji değil, Güney Kore'deki diğer dini grupların karşılaştığı hukuki ve toplumsal sorunlar da gündeme getirildi.
CESNUR Başkan Yardımcısı Mark Nemes, Busan'daki Segyero Kilisesi'nin pastörü Son Hyun-bo'nun da siyasi açıklamaları nedeniyle tutuklu kaldığını ve soruşturmaya uğradığını belirtti. Nemes, Far East Broadcasting Company Başkanı ve eski Baptist World Alliance Başkanı Kim Young-won hakkında da benzer soruşturmaların yürütüldüğünü söyledi.
Nemes ayrıca dini kuruluşların siyasi ve toplumsal konular hakkında görüş açıklamasının din özgürlüğü ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
CESNUR Genel Müdürü Massimo Introvigne ise dini gruplara yönelik baskıların yalnızca Güney Kore'ye özgü olmadığını, Avrupa'da da nefret suçları ve şiddet olaylarının dini azınlıkları etkilediğini ifade etti.
Introvigne, dini gruplar hakkındaki olumsuz ve tek taraflı medya haberlerinin toplumsal hoşgörüsüzlüğü artırabileceğini ve bunun sonucunda daha baskıcı yasal düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Ayrıca Güney Kore Parlamentosu'nda dini kuruluşların feshedilmesini kolaylaştıracağı öne sürülen bir yasa tasarısının tartışılmasından duyulan endişeyi dile getirdi.
“Din özgürlüğü ve ifade özgürlüğü korunmalı”
Toplantıya katılan insan hakları uzmanları, Güney Kore'deki gelişmelerin yalnızca belirli bir dini grubun meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, adil yargılanma ve hukuk önünde eşitlik ilkelerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Uzmanlar, Güney Kore makamlarına Lee Man-hee'nin tutukluluk durumunu yeniden değerlendirme ve yargılamanın tutuksuz devam etmesini sağlama çağrısında bulundu.
Basın toplantısının sonunda katılımcılar, Kore Cumhuriyeti Hükümeti'ne Lee Man-hee'nin derhal serbest bırakılması ve dini ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların hafifletilmesi çağrısında bulunan ortak bir mektubu imzaladı.
Organizatörler, söz konusu girişimin Güney Kore'de din özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve hukuk önünde eşit muamele konusunda uluslararası kamuoyunda daha geniş bir tartışma başlatmasını amaçladıklarını belirtti.
HRWF hakkında daha fazla bilgi ve basın toplantısının videosu: Human Rights Without Frontiers




















































































































































































































