İman Kalptedir Yansıması Fillerdedir

Nihat Güç

14-09-2026 18:40

İman ettiğini söyleyen münafıkları da inkâr eden insanlar kategorisinde değerlendirdiğimiz vakit insanları mü’min ve kâfir diye iki kısma ayırabiliriz. Dileyen iman eder dileyen de inkâr eder.

İman ve inkâr konuları insanın düşünce yapısını, dünya görüşünü şekillendirdiği gibi söz, fiil ve eylemlerini şekillendirmekte önemli bir etkendir. İnsanoğlu tarafından sergilenen her hangi bir davranışı inançtan hali kılamazsınız. Ya da inançtan uzak bir değerlendirmeye tabi tutabileceğiniz herhangi bir alan veya konu yoktur.

Aynı olaya farklı pencerelerden bakmaya, farklı değerlendirmelere tabi tutmaya sebebiyet veren asıl etmenin iman olduğunda kuşku yoktur. Ayetlerden ve hadislerden anladığım budur. Bir şeyi doğru veya yanlış kabul etmenin, helal ve haramların çerçevesini çizmenin, ibadet ve isyan kavramlarını, cennet ve cehennem olgusunu olması gereken vechiyle açıklamanın temelinde inanç vardır.

İman akılla değil kalp ile gerçekleşen bir olgudur. Bu yüzden her şeyi akılla çözmek isteyen kişilerin gerçek manada iman etmelerini beklemek abesle iştigalden öte bir şey olmayacaktır. Ayetlerden Hz. İbrahim (a.s)’in ölülerin nasıl diriltildiğini görmek istemesinin asıl sebebinin kalbin mütmain (Bakara/260) olmasından başka bir şey olduğunu iddia edemeyiz. Buradaki ifade açık ve nettir.

O halde kalp, tam anlamıyla itminana erip iman ile çalışmaya başladığı andan itibaren akıl denen meleke kendisinden beklenen görevleri hakkıyla icra etmeye başlayacaktır. Doğruları doğru, yanlışları yanlış, helalı helal, haramı da haram olarak kabul eden insanların inancı sağlamdır. O yüzden iman eden insanlar iman etmeyen insanlardan hep farklı düşünmüşlerdir, gözleriyle şahit oldukları olayları hep farklı görmüş ve farklı yorumlamışlardır. Bu durum dün de böyleydi, bu gün de böyledir yarın da böyle olmaya devam edecektir.

Dünya görüşü imanı şekillendirmiyor bilakis iman dünya görüşünü şekillendirmektedir.

İnsanların fikirleri, sözleri ve davranışları kalp üzerinde büyük bir etkiye sahiptir: “Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.” (Mutaffifin/14) ayeti de bunu ifade etmektedir.

İnsanların kalplerinin paslanması inkâr, cilalanması da iman ile mümkündür. İman etmeyenlerin ve ibadetler ile hayatlarını şekillendirmiyenlerin kalbim temiz söylemlerini sabah akşam dillendiriyor olmaları herhangi bir şey ifade etmeyen berheva bir söylemdir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) günah işleyen insanların kalplerinde işledikleri her bir günah sebebiyle siyah bir leke oluşacağını, tevbe eder ve işlediklerinden vazgeçerlerse bu siyah lekelerin silineceğini, aksi takdirde bu siyah lekelerin her geçen gün çoğalacağını bildirmektedir. (Tirmizi, Tefsir, 83; İbn-i Mace, Zühd, 29)

Bu ifadeler, imanın veya inkârın kalp ile ilgili bir durum olduğuna vurgu yapmaktadır. O yüzden insana ait olan düşünce yapısını da fiilleri de eylemleri de imandan (inançtan) hali kılamayız. Sahip olunan düşünceler imanın bir yansımasıdır, söylenen sözler imanın bir yansımasıdır, ifa edilen davranışlar, giyim ve kuşam imanın bir yansımasıdır; ibadetlere sarılmak, haramlar eşliğinde bir hayat sürdürmek de imanın bir yansımasıdır.

Hz. Muhammed (s.a.v.); insanı direkt veya dolaylı olarak ilgilendiren, aklınıza gelen veya gelmeyen, küçük büyük hemen her konuda son derece önemli bir üsve-i hasene’dir. O olmasaydı birçok şeyin doğru veya yanlış olduğunu bilemeyecektik. Yemek yemeden su içmeye, elbiseyi kuşanmadan yolda yürümeye, mahkemede görülen davadan mecliste yapılacak olan kanunlara, okullarda sürdürülen eğitimden kişinin rızkını kazanmak üzere giriştiği ticarete, düşman ile yapılan savaştan imzalanması gereken barışa, imal edilen silahlardan ülkeler arası yapılacak olan ittifaklara kadar insanları ilgilendiren her konuda mümtaz bir örnektir. Bu da imanın en güzel nişanelerinden biridir.

Kişinin sinesinde iman zayıfladıkça ya da başka bir ifade ile akıl ile inanmayı kalp ile imana tercih ettikçe devlet işlerini ilgilendiren konularda Avrupa’yı, silah üretiminde İsrail’i, ticaret, faiz ve bankacılık sistemlerinde ABD’yi, bireyleri ilgilendiren konularda da Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'i örnek göstermeye çalışacaktır. Bu durum dini kendi elleriyle parçalayan Yahudiler gibi yoldan çıkmaktan başka bir şey ifade etmez. Kırk yıl boyunca yanlarında Hz. Musa (a.s.) olmasına rağmen çölde mahsur kalan Yahudilerin en önemli meselelerinin iman konusunda yaşadıklarını söyleyebiliriz. Çünkü onlar akıl ile yol alamaya çalışıyorlardı.

Yüce Allah’ın ortaya koyduğu evrensel ilahi yasaları ulusal alana indirgemeye; ırksal, renksel, dilsel, tensel ve bölgesel düzlemde anlamaya ve anlatmaya çalışmak ilahi evrensel yasaların anlaşılmasına ket vurmakla eşdeğer bir durumdur. Bu durumu şöyle de ifade edebilirim. Yahudiler gibi ulusal sınırlara mahpus olan kişilerin Yüce Allah’ın bildirdiği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in açıkladığı evrensel ilahi yasaları kavramaları hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Kişi evrensel ilahi yasaları olması gereken vechiyle algılamak istiyorsa evvela ulusal kabuklarını kırmak zorunda olmakla beraber aklıyla değil kalbiyle de iman etmek ve Elçi’ye tabi olmak zorundadır.

Kalp yerine aklı öncelediğimiz günden bu yana laikliğin getirdiklerini ve demokrasinin bize yutturmaya çalıştığı zokkaları kavrayamaz olduk. Edindiğimiz bilgi sayesinde ayetleri mecrasından uzaklaştırma konusunda mahirleştik, hadislerin başına da şimdiye kadar hiç kimsenin cesaret edemediği büyüklükte tel örgüler ördük. Dinin karıştırılmadığı laik eğitime ayet ve hadislerle yol vermeye, Kemalist eğitimi dinin önemli bir emri, cennete giden bir yol olarak görmeye çalıştık camilerde okuttuğumuz hutbeler sayesinde. Halbuki Resulüllah (s.a.v.): “Allah, hakkında hayır dilediği kimseye din hususunda büyük bir anlayış verir.” (Buhari, İlim 10, Humus 7, İ’tisam 10; Müslim, İmare 175, Zekât 98, 100) buyurmuştur. Akla yönelince ince anlayışı ne yazık ki kaybettik. Darbelerin nereden geldiğini bilemeyince savunma yapmayı da öğrenemez olduk.

İşte bu anlayış, işte bu kavrayış, işte bu algı düzeyi söylenen sözün, sergilenen davranışın neye matuf olduğunu bilme derecesini ortaya koymaktadır. Kalbimiz ile iman etmekten uzaklaştığımız oranda aklımızla sorunlarımızı çözmeye çalıştık. Aklı ilahlaştırmakla sorunlarımızı çözemediğimiz gibi tam anlamıyla da iman etmeye de yönelemedik. Dünyamızı harap ettiğimiz kesin, inşaAllah henüz ahiretimizi harap etmiş değiliz.

DİĞER YAZILARI Orta Doğu Meseleleri Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi 86. Ayeti Bağlamında Şefaat Meselesi 01-01-1970 03:00 Zumer Suresi 76. Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Zumer Suresi 76. Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Münevver İnsan 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi 38. Ayeti Bağlamında Edinmemiz Gereken Arkadaşlarımız 01-01-1970 03:00 Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler? 01-01-1970 03:00 Dünden bugüne ne cennete giden yol değişti ne de cehenneme düşüren yol değişti 01-01-1970 03:00 Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi 37. Ayet 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi 24. Ayeti 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi 15. Ayeti 01-01-1970 03:00 Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00