DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Nihat Güç
Nihat Güç
Giriş Tarihi : 26-08-2026 17:50

Zuhruf Suresi 86. Ayeti Bağlamında Şefaat Meselesi

"O’nun dışında yardım çağrısında bulundukları (ibadet ettikleri) varlıklar kendilerine şefaat edemezler. Ancak Hakk’a şahitlik edenler başka." (Zuhruf/86)

Burada dile getirilen şefaat konusu çok önemli bir meseledir. Günümüzde şefaatin olacağını inkâr edenler olduğu gibi batıl inançlarına kılıf bulmak üzere tüm kurtuluşu, dilediği varlıklardan beklemek suretiyle şirke düşenler de var.

Biz Müslümanlar olarak ne şefaat tamamıyla yoktur deriz, zaten ki böyle bir delil yok elimizde, ne de her türlü kerameti yükleyerek (Allah’tan değil de) bazı varlıklardan şefaati bekleyen müşrikler derekesine düşmek isteriz.

Yüce Allah dilediği kullarından, dilediği (günahkâr) kulları için yapılan şefaatı yani duayı kabul edebilir. Kabul edilen bu dua neticesinde kimi insanın günahını affedebilir. Bu tamamıyla Allah (c.c.)’a kalmış bir konudur. Dilerse duaları kabul eder dilerse de duaların tamamını reddeder.

Bu konuda ne ifrata düşeriz ne de tefrite saplanırız. Ayet ve hadislerin öğretilerinden yola çıkarak fikir dünyamızı şekillendirmekle kalmaz kabullerimizi ve redlerimizi bir düzene koymaya da gayret gösteririz. Ayet ve hadisin yok saydığı bir meseleyi kabul edemeyeceğimiz gibi ayet ve hadisler ile açıklanan bir konuya da karşı diklenemeyiz, bu mümkün değil bizim için. Biz vasat bir ümmetiz, bize bildirilen her konuya baş göz üstüne diyerek kabul ederiz. Dini meselelerde insanların söylemleri bizi ilgilendirmeyeceğini de buradan dile getirmeyi bir borç biliriz.

Yüce Allah, Hz. Muhammed (s.a.v.)’den hem kendi günahlarının hem de Müslümanların işledikleri günahlarının affedilmesi için dua etmesini istediğini ayetler vasıtasıyla vakıf olmaktayız. Bu emirden (istekten) yola çıkarak Hz. Muhammmed (s.a.v)’in gece gündüz duaya sarıldığını da gayet iyi biliyoruz. Ebu Hüreyre (r.a.), Resulüllah (s.a.v.)’i şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’dan beni bağışlamasını diler, tövbe ederim.” (Buhari, Daavat 3; İbni Mace, Edeb 57)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yaptıkları dualarının kabul edildiğini biliyoruz. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yaptığı dualarının yani günahlarının affedilmesini istemesinin kabul edildiğine göre şefaati de kabul edilmiş olmaktadır: “Bil ki Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir.” (Muhammed/19) İnanıyorum ve kabul ediyorum ki bu istek ahirette de gerçekleşecektir.

Ayetlerin geneline baktığımız vakit karşımıza şöyle bir durum çıkmaktadır. Yüce Allah ahirette dilediği kullarından veya dilediği varlıklardan şefaat etmelerine müsaade edecektir. Bunlar melekler ve Peygamberler olabileceği gibi mü’min insanlar, şehit, salih ve sâdık kullar da olabilir. Mesela melekleri burada zikredebiliriz: “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.” (Necm/26) Şu ayeti okuduğumuzda şefaatin melekler tarafından da yapılmasına müsaade edildiğini anlamaya hiçbir şey engel değildir: “Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru.” (Mü’min/7)

Şimdi Yüce Allah, bildirdiği bu ayet vasıtasıyla dua eden meleklerin varlığından bizleri haberdar etmektedir. Meleklerin bu duasını kabul eder de bizleri bağışlayacak olsa şefaat gerçekleşmiş olacaktır.

Tabi tüm bunların şefaat edebilmeleri için Yüce Allah’ın vereceği izin son derece önemlidir ve gereklidir. Biraz önce zikrettiğimiz Muhammed Suresi 19. ayetinde dile getirilen: “Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile!” emri gereği yapılan duaya karşılık inanmış erkek ve kadınların günahlarını affetmesine kim hangi hakla karşı çıkabilir: “… Oysa, şeref Allah’ın, Peygamberinin ve inananlarındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği bilmezler.” (Münafikun/8) Her türlü şeref ve haysiyet Yüce Allah’ındır, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’indir ve iman eden kullarındır. Yüce Allah bu şerefi yani şefaati ahirette kullanmalarına müsaade edebilir: “Allah katında, O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.” (Sebe/23)

Mekkeli müşriklerin kendilerine ibadet ettikleri putlardan şefaat bekledikleri gibi bir durum söz konusu değildir. Yüce Allah bu konu ile ilgili olarak: “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.” (Müddessir/48) diyerek müşriklerin iddia ettikleri bir şefaatin olmadığını bildirmektedir. Bir başka ayette bu durumu şöyle açıklamaktadır: “Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.” (Yunus/18) Günümüzde şefaat yoktur diyen insanlar müşriklerin içine saplandıkları bu girdaba odaklanarak şefaat yoktur diyorlar. Bu konuyu genelleme yapmak suretiyle şefaati yok saymak eksik ve yanlış bir yaklaşım olacaktır.

Şirk koşan insanlar taptıkları putları, ilah edindikleri varlıkları ahirette kendilerine yardım etsinler diye taptıklarını söylemektedirler. Halbuki Allah-u Teâla’nın izin vermediği hiçbir kimse veya hiçbir varlık şefaat edemeyecektir. Böyle bir durum söz konusu değildir: “… İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?...” (Bakara/255) Allah (c.c.) şefaat etmeye yönelik izin verdiği zaman da aslında bir yönüyle kendisi kullarını affetmiş olmaktadır. Şefaatin ilk ve tek sahibi Allah (c.c.)’tır. Dilediğini dilediği bir şekilde affedebileceği gibi dilediğini bazı şeyleri (duayı) vasıta kılarak affedebilir.

Şefaatin var olduğunu söyleyenlerin delilleri de şudur: “Rahman’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.” (Meryem/87) Rahman’ın katından söz almış olanlar son derece önemli bir konudur. Buraya odaklanmamız gerekmektedir. Rahmanın katından söz almış olanları Münafikun Suresi 8. ayetinde dile getirilen “Peygamberler ve inananlar” olmadığını kim hangi hakla karşı çıkabilir? Sadece bu ayet bile bize şefaatin var olduğunu ispatlamaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur; müşriklerin diledikleri kişiyi ilahlık konumuna çıkararak “o bize şefaat edecektir” demeleri doğru bir anlayış olmayacaktır.

O halde Allah (c.c.)’tan şefaat etme sözünü kimler almıştır / alabilir? Evvela Peygamberler Allah (c.c.)’tan şefaat etme sözünü almaya hak sahibidirler. Resulüllah Efendimiz (s.a.v): “Her peygamberin (mutlaka kabul edileceği vaad edilen) bir duası vardır. Bütün peygamberler o dualarını bu dünyada yaptılar. Ben ise duamı kıyamet günü ümmetime şefaat etmek için sakladım. Bu şefaatim inşaallah ümmetimden, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmadan vefat edenlere fayda verecektir.” buyurmuşlardır.” (Müslim, İman, 86-338. Buhari, Daavat, 1; Tevhid, 31) şeklinde açıklamaktadır. Biraz önce dile getirdiğimiz gibi melekler, salih insanlar, şehit ve salihler de Allah (c.c.)’tan şefaat etme sözünü alma ihtimalleri vardır. Ahirette Yüce Allah dilediği kullarının duasını kabul ederek kimi insanın affına sebep kılabilir. Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şefaatim, ümmetimden büyük günah işleyenler içindir.” (Ebu Davud, Sünnet 23)

Konunun daha iyi anlaşılması adına iki hadis daha zikrederek noktalamak istiyorum. Ebu Hüreyre (r.a.) şöyle buyurur: “Bir defasında Ya Rasulüllah, Kıyamet gününde senin şefaatinle en ziyade nail olacak kimdir? diye sordum. Şöyle buyurdular: “Ey Ebu Hüreyre, hadis öğrenme hususundaki hırsını gördüğüm için bu hadisi senden evvel kimsenin bana sormayacağını zaten biliyordum. Kıyamet gününde insanlardan şefaatime en fazla mazhar olacak kimse kalbinden veya içinden ihlasla ‘La ilahe illallah’ diyen kişidir.” (Buhari, İlim, 33)

Cabir ibn-i Abdullah (r.a.)’tan rivayet edildiğine göre Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Kim ezanı işittiği zaman: Ey şu mükemmel davetin ve kılınacak namazın Rabbi olan Allah’ım! Muhammed’e “Vesîle”yi ve fazileti ver. Onu, kendisine vaad ettiğin ‘Makâm-ı Mahmud’a ulaştır, diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefaatim vacip olur.” (Buhari, Ezan, 8; Tefsir, 17/11. Ebu Davud, Salat, 37/529; Tirmizi, Salat, 43/211; Nesai, Ezan, 38/678; İbn-i Mace, Ezan, 4)

NELER SÖYLENDİ?
@
Nihat Güç

Nihat Güç

DİĞER YAZILARI Zumer Suresi 76. Ayetin Düşündürdükleri Zumer Suresi 76. Ayetin Düşündürdükleri Münevver İnsan Zuhruf Suresi 38. Ayeti Bağlamında Edinmemiz Gereken Arkadaşlarımız Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler? Dünden bugüne ne cennete giden yol değişti ne de cehenneme düşüren yol değişti Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası Zuhruf Suresi 37. Ayet Zuhruf Suresi 24. Ayeti Zuhruf Suresi 15. Ayeti Müslüman Ahlaklıdır Zuhruf Suresi'ne Başlarken İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur ABD-İsrail Ve İran Savaşı Ramazan’a Elveda İsrail-ABD, İran Ve Biz Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! Rol Modellerimz (!) İyi İnsan, Kötü İnsan İnsanlarımız Ve İslam Cahiliye Düzeni Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! Kur’an’dan Birkaç Mesaj Ana Eksenimiz Ne? Gittikçe Bunalıma Batıyoruz Müslüman Ve Kâfir Güvenlik Gerekçesi İman Etmek veya Küfre Düşmek Sumud Filosu Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz İslam Ve İnsan İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık Yasaklanan İslam’dır. Laik Ortam Ve Müslümanlar Gündem Gazze! Dua ve Savaş Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek İsrail’e Askeri Müdahale Şart Suriye Ve Durziler Meselesi Şaşkın İnsan Diyanet İşleri Başkanlığı Müslümanlar Ve Kâfirler İsrail İran Savaşı Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular İşlevsel İslam Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- Adil Olmak Veya Zulmetmek İnsanların Hedefleri ve Başarıları Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz İslam’a Tabi Olmak Değişimi Iskalamak Si(s)temsel Bir Eleştiri İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım Gündemi Değerlendirme Biçimi Bir Filistin Yazısı Daha Hesabı Da Unutmayın! Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? Kurtuluş Noktası GAZZE Takva Elbisesi Ve Tesettür Ayak Uyduramıyorum İslam ve Beşeri Sistemler Her İnsanın Bir Karnesi Vardır Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı Sünnettüllah Niyet -2- Niyet -1- Suriye Meselesi -3- Suriye Meselesi -2- Suriye Meselesi Tesettür Üzerine -3- Bir Oku Bin Düşün Tesettür Üzerine -2- Tesettür Üzerine -1- Biz, Bize Benzemek Zorundayız Bahaneleri Çok Kime Göre Neye Göre Şahidimiz Bedenimizdir Bir Ayetin Düşündürdükleri 7 Ekim El-Aksa Tufanı Cahiliye Dönemi Anatomisi Gazze ve Biz Sitem ve Sistem Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri Sürü Psikolojisi -5- Sürü Psikolojisi -4- Sürü Psikolojisi -3- Sürü Psikolojisi -2- Sürü Psikolojisi -1- Şeriat’a Karşıyım İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- Filistin ve Biz İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- Bangladeş’te Kıyam İsmail Haniye İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- Elleri Kuruyasıcalar! Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder İlahlaşmak Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin Futbol En Büyük Afyondur 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir Kültürel Emperyalizm Suçun Şahsiliği Esastır Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme Aman ha! Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor Arkası Gelmeyen Sorular Ah! Gazze ah! Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir Doğruluk İspat Gerektirir Batı(L) Ülkeleri İman Hakikati Şehit Hasan Saklanan Filistin Okumaları Ne Dersiniz? Bitmeyen İmtihanımız Filistin Seçim Analizi Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz Her İnsan Ölecek Yaştadır Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış Zaman Üstü Bir Zaman -6- Zaman Üstü Bir Zaman -5- Zaman Üstü Bir Zaman -4- Zaman Üstü Bir Zaman -3- Zaman Üstü Bir Zaman -2- Ramazan Hoca’nın Şehadeti Zaman Üstü Bir Zaman -1- Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek PUT -3- PUT -2- Put- 1- Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin Evvet, oyun süperdi! Filistini Konuşmak -13- Filistin'i Konuşmak-12- Filistin'i Konuşmak -11- Filistini Konuşmak -10 Filistini Konuşmak -9- Filistin’i Konuşmak -7- Filistini Konuşmak -8- Filistin’i Konuşmak -6- Filistin’i Konuşmak- 5- Filistini Konuşmak-4- Filistini Konuşmak -3- Filistini Konuşmak -2- Filistin’i Konuşmak -1- İstişare Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez İbadetlerin alternatifi var mıdır! Tüm bunları namazın mı emrediyor? İnsanoğlu bu… Huyum batsın. Hz. Ömer mi Dediniz Kendimizi Unutmayalım! Nasıl Bir Doğru! Siz Ne Dersiniz, Bilmem Aynanın Karşısındayım
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat