Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bağış, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir açıklamasına ilişkin olarak, “Kişinin fikri neyse zikri o olurmuş. Bir dikiz kaseti maharetiyle göreve gelen genel müdürden çok farklı bir yorum beklemek belki de yanlış olurdu. Bu, Sayın Kılıçdaroğlu'nun seviyesini ortaya koymuştur. Buna milletimiz sandıkta gerekli cevabı verecektir ama CHP'nin yıllardır milleti dikizlediğini, nasıl hor gördüğünü, nasıl küçük gördüğünü insanımız çok iyi bilir. Onu da zamanı geldiğinde çok net bir şekilde verir. Ben CHP'nin bu zihniyetinin kendilerine nasıl bir netice getireceğini kendilerinin de takip edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Siyasi çoğunluğun her zaman azınlığın çıkarlarını koruması ve muhalefetin de yapıcı olması gerektiğini söyleyen Oomen-Ruijten de "Bu iki kurum işbirliği yapmak zorunda. Aksi takdirde, Türk halkı için istenen hedeflere ulaşamayız" diye konuştu.
Başörtülü milletvekili
Başörtülü milletvekili tartışmalarına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Oomen-Ruijten, Türkiye'ye bir yıl önce geldiğinde, ülkesinde insanların istediği gibi başörtüsü kullandığını ve birisinin başörtüsü kullanmak istemesi halinde buna izin verilmesi gerektiğini söylediği için eleştirildiğini hatırlattı. Ruijten, "Bana göre, bu Türkiye'de de böyle olmalı. Başörtüsü toplumun geri kalanı için bir zorunluluk olmamalı. Dolayısıyla herkes özgür olmalı" ifadelerini kullandı.
Bakan Bağış da bu konunun olağanüstü bir durum varmış gibi gösterilmemesi gerektiğini söyledi. “Bu, sadece normalleşmedir” diyen Bağış, Türkiye'nin bütün AB üyesi ülkelerde olduğu gibi, dileyenin dilediği gibi yaşama hakkını ön plana çıkaran adımları attığını vurguladı. Bağış, şöyle devam etti:
“Bugüne kadar sorun başörtüsü sorunu değil, zihinlerin örtülü olması sorunuydu. CHP'de bazı çatlakların olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Ümit ediyoruz CHP içinde bir ortak akıl, bir hassasiyet oluşur. Yıllarca milletini hor gören, kendi milletine 'bidon kafalı', 'göbeğini kaşıyan adam' diyen zihniyetin yeniden CHP içinde hortladığını görüyoruz. Kendi milletinden bu kadar kopuk olan bir zihniyetin Türkiye'de milletin sorunlarına nasıl çare bulacağını ben de anlamakta zorluk çekiyorum. Bu bir demokrasi ayıbıydı. Ayıbı hep birlikte ortadan kaldırıyoruz.
Türkiye'yi AB standartlarında çağdaş bir ülke olması için gerekli adımları atıyoruz. Sayın raportörün vurguladığı çok önemli bir konu var. 'Hiç kimse kendi tercihini bir başkasına zorlamamalıdır' dedi. 30 Eylül'de açıklanan demokratikleşme paketinin bence en önemli maddesi bireysel tercihlerle ilgili baskı yapmanın suç olarak kabul edilmesiyle ilgili olan maddedir. İnsanlar kendi bireysel tercihleriyle hayatlarını sürdürmeli ama başkalarının bireysel tercihlerine hiçbir şekilde baskı yapamamalıdır. Bunu da kanunla güvence altına alacağız.“
BAŞÖRTÜLÜ MİLLETVEKİLLERİ KONUSU NORMALLEŞMEDİR
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, başörtülü milletvekilleri konusunun olağanüstü bir durum varmış gibi gösterilmemesi gerektiğini belirterek, "Bu, sadece normalleşmedir“ dedi.
admin






















































































































































































































