Çölaşan’dan İtiraf Gibi Bir Yazı
Apo’nun uzantısı olan hdp’den nefret ederdik, ama şimdi…
Apo’nun uzantısı olan hdp’den nefret ederdik, ama şimdi…..
Sözcü Gazetesi’nin yazarı Emin Çöalaşan Paralel Yapıyı savunurken öyle bir itirafta bulundu ki, okuyanlar bu kadar da olmaz dedi..
Çölaşan çok açık bir şekilde, Apo’nun ve PKK uzantısı olan HDP’den nefret ediyor olmasına rağmen Şimdi AKP’nin elinden iktidarı söküp alma görevi adeta onlara verildiği için HDP’yi desteklediklerini itiraf etti..
Çölaşan’ın yazısı AK Parti’den kurtulmak için askere kurşun sıkan PKK’yı şirin göstermenin de itirafı olarak değerlendirildi..
Çölaşan ayrıca Cemaati savunayım derken Ergenekon ve Balyoz davalarını da AK Parti’ye yıktı..
İşte “HDP’nin yüzde 10 barajını aşmasını dilemeye başladık!” diyerek ciğerindeki yarayı da ortaya döken Çölaşan’ın akıllara durgunluk veren zoraki PKK ve HDP sevgisini itiraf ettiği yazısından öne çıkartılması gerkenler;
Şimdi cemaati savunma zamanı
Sevgili okuyucularım, “Demokrasi (!)” ile yönetildiği iddia edilen bir ülkede muhalif gazeteler ve televizyon kanalları polis zoruyla, baskınlarla ele geçirilip kapatılıyorsa, bunun hesabı günün birinde mutlaka sorulur.
Dünkü baskınlarda bir kez daha izledik. Medya kuruluşlarına TOMA’larla saldıran, ahalinin üzerine biber gazı sıkıp coplayan, gazetecilere kelepçe takan polis gücü en sonunda başarılı bir operasyonla (!) hedefleri ele geçirdi ve AKP hükümetine sağ salim teslim etti.
Bu gibi olaylar bir süre sonra bizim de başımıza gelecek.
Sözcü ve Doğan grubu benzer baskınlara uğrayacak, hepimiz yaka paça götürüleceğiz.
Diktatörlük düzeninin sonu budur.
* * *
Burada açıkça söylüyorum… Bugüne kadar hakkında nice yazılar yazıp mahkemelik olduğum Fethullah ekibinin, başka bir deyişle cemaatin, terörle ilgisi olduğuna hiçbir zaman inanmadım.
Şimdi piyasaya adına FETÖ dedikleri en son terör örgütünü sürdüler (Fethullahçı terör örgütü).
Cemaati yok etmek amacıyla, durduk yerde, aslı astarı olmayan yeni bir dandik örgüt yarattılar.
Hiç kimse bu sözde terör örgütünün hangi silahlı eylemi gerçekleştirdiğini bilmiyor! Devlet belgelerinde, savcılık iddianamelerinde ve mahkeme kararlarında böyle bir bilgi ve belge yer almıyor.
Taktik çok ilginç!
Hükümete karşı olanları terör örgütü ilan edeceksin!
* * *
Bugün Fethullah’ı terör örgütünün başı ilan eden faşist iktidarın yakın geçmişte çevirdiği dümene çok kısaca göz atalım.
“Ergenekon terör örgütü(!)” ve “Balyoz darbecileri(!)” diye masallar uydurmuşlardı. Böyle terör ve darbe örgütleri yoktu. Ama kendilerine karşı olan yüzlerce aydını ve subayı tutuklayıp içeri tıktılar, yıllarca hapis yatırdılar.
Amaç toplumu bu yolla korkutup sindirmekti.
* * *
İşin acı tarafı neydi, anımsayın!..
Bunlar olurken, şimdi benzeri kendi başına gelince haklı olarak ağlaşan cemaat hep alkış tuttu ve AKP’ye destek verdi… Çünkü o zaman aralarında henüz çıkar kavgası patlamamıştı. Cemaat AKP’nin taşeronluğunu ve tetikçiliğini yapıyordu.
Şimdi aynı haksızlık ve hukuksuzlukla kendileri boğuşuyor.
Atalarımız “Etme bulma dünyası” demiş, doğru söylemiş.
* * *
Biz gerek Ergenekon ve gerekse Balyoz davalarında elimizden geleni korkmadan yaptık, haksızlığa uğrayan o insanlara hep destek verdik.
Her iki dava da fos çıktı.
Bugün de aynı desteği cemaate karşı sergilenen haksızlık ve hukuksuzluğa karşı veriyoruz.
* * *
Büyük lokma ye…
Sevgili okuyucularım, belki bazen düşünüyor olabilirsiniz, seçimde AKP’nin en çok korktuğu, bu yüzden düşman belleyip hedef gösterdiği, başarısız olsun diye çaba harcadığı parti hangisidir diye!..
Acaba CHP mi, MHP mi!..
İkisi de değil. O halde hangisi?
HDP!
HDP 7 Haziran seçiminde yüzde 10 barajını aşıp Meclis’e 80 milletvekili soktu. Bu 80 milletvekilinin neredeyse tamamı Güneydoğu’da AKP’den alındı ve iktidar partisi Meclis’te azınlığa düşmüş oldu.
Ülkede acayip bir rüzgar esiyordu…
“HDP’ye oy verin… Barajı aşsın ki AKP tek başına iktidar olamasın.”
İnce hesaplar yapıldı, büyük bir kumar oynandı ve tuttu…
* * *
Ülkemizin bölünmez bütünlüğünün, laik ve demokratik Cumhuriyet’in, Atatürk ilke ve devrimlerinin en büyük savunucusu olan, bazılarını benim de bire bir tanıdığım nice insanlar sandık başına bu hesapla gidip oylarını HDP’ye verdiler.
Peki şimdi, bu seçimde ne olacak?
Eğer aynı süreç 1 Kasım günü de gerçekleşir, Doğu ve Güneydoğu’yu, ama özellikle de Güneydoğu’yu HDP silmece kazanırsa, gökten ilahlar bile inse AKP’yi kurtarmak mümkün olmaz.
Dolayısıyla, bu seçimde de AKP’nin en büyük rakibi (istesek de istemezsek de) HDP’dir.
* * *
Burada bir cümlelik bir parantez açıyorum:
(HDP yüzde 10’u geçemezse, korkarım ki başta Güneydoğu olmak üzere ülkenin pek çok yerinde kanlı olaylar çıkar ve terör çok canlar alır.)
* * *
“Ne günlere kaldık!.. Eskiden iktidarın tetikçisi ve taşeronu olan cemaatle kavgalı idik. Şimdi bunca haksızlığa uğrayınca onların yanında yer almak, onları savunmak durumunda kalıyoruz.
Apo’nun uzantısı olan HDP’den nefret ederdik. Şimdi AKP’nin elinden iktidarı söküp alma görevi adeta onlara verildi ve biz HDP’nin yüzde 10 barajını aşmasını dilemeye başladık!
admin


















































































































































































































