16 Haziran Salı itibarıyla Hicrî 1448 yılına girmiş bulunuyoruz. Yeni bir hicrî yılın eşiğinde, insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden biri olan hicreti yeniden hatırlıyor ve yeniden anlamaya çalışıyoruz. Hicret, yalnızca bir şehirden başka bir şehre yapılan yolculuk değildir. Hicret, bir medeniyetin doğuşu, bir dirilişin başlangıcı ve karanlıktan aydınlığa uzanan kutlu bir yürüyüştür. Miladi 622 yılında Allah Resûlü’nün Mekke’den Medine’ye gerçekleştirdiği hicret, tarihin yönünü değiştiren büyük bir dönüm noktası olmuştur. Sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın geleceğini etkileyen yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.
Mekke’de geçen on üç yıllık tebliğ sürecinde Müslümanlar ağır baskılara, işkencelere ve türlü eziyetlere maruz kaldılar. İnançlarından vazgeçmeleri istendi, malları ellerinden alındı, sosyal hayattan dışlandılar ve birçok zorluğa katlanmak zorunda bırakıldılar. Ancak bütün bu baskılar karşısında imanlarından taviz vermediler. Nihayet Allah Teâlâ, Resûlü’ne ve müminlere hicret izni verdi. Böylece görünürde bir ayrılık olan hicret, gerçekte büyük bir dirilişin ve yeni bir başlangıcın adı oldu. Çünkü Allah yolunda yapılan hiçbir fedakârlık karşılıksız kalmaz.
Kur’an-ı Kerim, hicreti sadece tarihî bir olay olarak değil, aynı zamanda bir sorumluluk olarak da ortaya koymaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: “Kendilerine zulmeden kimselere melekler canlarını alırken, 'Ne işte idiniz?' derler. Onlar, 'Biz yeryüzünde güçsüz bırakılmış kimselerdik.' derler. Melekler de, 'Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!' derler...” (Nisâ, 4/97). Bu ayet, insanın kötülüğe, zulme ve günaha mahkûm olmadığını; gerektiğinde bulunduğu olumsuz ortamı terk ederek hakka ve hayra yönelmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.
Hicret bize önemli bir hakikati öğretmektedir. Bazen bulunduğunuz yerde kalmak değil, yola çıkmak gerekir. Bazen alışılmış düzenleri terk etmek, yeni ufuklara açılmak gerekir. İnsan yanlışın içinde kalmayı alışkanlık hâline getirdiğinde değişim zorlaşır. Hicret ise “değişim”in adıdır. Kötülükten iyiliğe, karanlıktan aydınlığa, umutsuzluktan umuda doğru atılan cesur bir adımdır. Bu yönüyle hicret, sadece geçmişte yaşanmış tarihî bir olay değil, her çağda yeniden yaşanabilecek bir “bilinç ve diriliş” hareketidir.
Peygamber Efendimiz’in hicreti, olumsuzluklardan olumlu sonuçlar çıkarabilmenin en güzel örneğidir. Mekke’deki baskılar ilk bakışta büyük bir kayıp gibi görünüyordu. Ancak Medine’de kurulan kardeşlik iklimi, İslam toplumunun temelini oluşturdu. Mescid inşa edildi, Muhacir ile Ensar kardeş ilan edildi ve adalet merkezli bir toplum modeli ortaya çıktı. Böylece sıkıntı gibi görünen bir süreç, Allah’ın izniyle büyük hayırlara dönüştü. Hicret, her olumsuzluğun içinde bir imkânın, her karanlığın içinde bir aydınlığın bulunduğunu gösteren ilahî bir ders oldu.
Bugün hicreti yalnızca Mekke ile Medine arasındaki bir yolculuk olarak anlamak eksik kalır. Hicret aynı zamanda kalbin yolculuğudur. Nefsin esaretinden kurtulup Allah’ın rızasına yönelmektir. Kibirden tevazuya, bencillikten paylaşmaya, öfkeden merhamete, gafletten şuura yönelmektir. İnsan, her gün yeni tercihler yapmak zorundadır. İşte Allah’ın razı olmayacağı davranışları terk edip onun razı olacağı güzelliklere yönelmek de bir hicrettir.
Peygamber Efendimiz: “Muhacir, Allah'ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” buyurarak hicretin asıl ruhuna dikkat çekmiştir. Buna göre hicret sadece ayaklarla/bedenle yapılan bir yolculuk değildir. Gözün, kulağın, dilin, kalbin ve zihnin de hicreti vardır. Harama bakan gözün helale yönelmesi, yalan söyleyen dilin doğruyu konuşması, gıybet eden kişinin susmayı öğrenmesi, kötülüğe meyleden kalbin iyiliğe yönelmesi birer hicrettir. Çünkü hicret, Allah’ın razı olmadığı her şeyi terk ederek onun razı olduğu bir hayata yönelmektir.
Bu noktada yazar Mustafa Kolcu Hocamız’ın veciz ifadesi hicretin özünü ne güzel anlatmaktadır: “Herkesin hicreti gayretine göredir.” Gerçekten de hicret, kişinin Allah için ortaya koyduğu çaba kadar anlam kazanır. Kimisi kötü alışkanlıklarını terk ederek hicret eder, kimisi öfkesini dizginleyerek, kimisi namaza yönelerek, kimisi kul hakkından uzaklaşarak hicret eder. Herkesin yolculuğu farklıdır ancak hedef aynıdır: Allah'ın rızasına ulaşmak.
Hicret fedakârlık ister. Mekke’den ayrılan muhacirler evlerini, mallarını, dostlarını ve hatıralarını geride bıraktılar. Onları bu fedakârlığa sevk eden şey Allah’a olan güvenleriydi. Bugün de her güzel değişim bir bedel istemektedir. İnsan yanlışlarından vazgeçmek istediğinde nefsi ona direnç gösterir. Ancak Allah için yapılan her fedakârlık, insanı daha güzel bir geleceğe taşır. Hicretin ruhunda sabır, kararlılık ve teslimiyet vardır.
Yaşadığımız çağda hicretin anlamı daha da önem kazanmaktadır. Bilginin çoğaldığı, fakat hikmetin azaldığı; iletişimin arttığı, fakat kalplerin yalnızlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Tüketimin teşvik edildiği, bencilliğin yüceltildiği ve ahlâki sınırların bulanıklaştırıldığı bir dünyada müminin hicreti, fıtratını koruma mücadelesidir. Kötülüğün normalleştirildiği bir ortamda iyiliği savunmak, adaleti ayakta tutmak ve doğruluktan ayrılmamak da bir hicrettir.
Hicret, aynı zamanda umut demektir. Çünkü hicret eden insan, bulunduğu olumsuz şartların kader olmadığını kabul eder. Daha güzel bir hayatın mümkün olduğuna inanır. Allah’ın yardımına güvenir ve yeni başlangıçlar yapmaktan korkmaz. Medine’ye ulaşan Muhacirlerin yaşadığı sevinç, bugün de her samimi dönüşün sonunda yaşanabilecek bir sevinçtir. Allah için atılan hiçbir adım boşa gitmez. Samimiyetle yapılan her hicret, insanın hayatında yeni bereket kapıları açar.
Hicrî 1448 yılına girerken hepimiz kendi hicretimizi yeniden düşünmeliyiz. Hayatımızda terk etmemiz gereken yanlışlar nelerdir? Hangi alışkanlıklarımız bizi Rabb’imizden uzaklaştırmaktadır? Hangi güzellikleri hayatımıza daha fazla taşımalıyız? Bu sorulara vereceğimiz samimi cevaplar, bizim “hicret” yol haritamızı belirleyecektir. Çünkü “hicret” önce kalpte başlar, sonra davranışlara dönüşür. Yazar Mustafa Kolcu Hocamız’ın ifade ettiği gibi, “Herkesin hicreti gayretine göredir.” Gayreti büyük olanın hicreti de büyük olur. Rabb’imiz bu yeni hicrî yılda bizleri kötülüklerden iyiliklere, gafletten şuura, isyandan itaate ve karanlıklardan aydınlığa hicret eden kullarından eylesin.
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ömer Naci Yılmaz
Herkesin Hicreti Gayretine Göredir
Hüseyin KURT
Siyasetin Yeni Dini: Tarafgirlik
Halil MERT
Savunma Sanayiinde Riskler
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Adnan ÖZ
Çarşambaspor Ve Milli Takım
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
Songül KARAMAN
Ahilik Geleneği
Öztürk Samuk
Aklınızı başınıza toplayın!
Recep YAZGAN
Erdoğan’ın tercihi tartışmaya açılabilir miydi!
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Eyüphan KAYA
Pansuman Tedbirlerle Aile Muhafaza Edilemez
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)