Toplam 325 milletvekilinin bulunduğu Meclis'te kararın alındığı sırada salonda yalnızca 158 vekilin hazır bulunması, hilafetin resmi olarak kaldırılamadığı tartışmalarını gündeme taşıdı.
Oturumda toplantı yeter sayısı yoktu
Tarihi kararın alındığı birleşimde 325 vekilden 167'sinin oturuma katılmadığı belirtildi. Oylama ve görüşmeler sırasında salonda üye tam sayısının yarısından azına karşılık gelen 158 milletvekilinin yer alması, kanunun kabul sürecindeki Usul Hukuku eksikliklerini ortaya koydu. Gerekli nitelikli çoğunluk ve toplantı nisabı sağlanmadan yürütülen sürecin, alınan kararı hukuki açıdan sakatladığı öne sürülüyor.
Halife 2'nci Abdülmecit dönemi yeniden gündemde
Son Halife 2'nci Abdülmecit'in görev süresine son veren 431 sayılı kanunun meclis aritmetiği açısından meşruiyeti tartışılırken, 167 vekilin oturuma katılmama gerekçeleri ve meclis tutanaklarındaki sayılar usulsüzlük iddialarını güçlendiriyor. Söz konusu hukuki pürüz nedeniyle hilafetin ilga edilme kararının hükümsüz sayılması gerektiği savunuluyor.
Tarihçi yaşar görenin iddiaları o savunuyor
Tarihçi Yaşar Gören'den çarpıcı iddia: Hilafet kanunu hukuken hükümsüzdür
Tarihçi Yaşar Gören, 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen 431 sayılı Hilafetin Kaldırılmasına Dair Kanun'un oylama sürecinde ciddi usulsüzlükler yapıldığını ve kararın hukuki geçerliliğinin bulunmadığını savundu. Gören'in meclis zabıtlarına dayandırdığı iddialara göre, düzenlemenin kabul edildiği TBMM oturumunda anayasal toplantı yeter sayısı sağlanamadı.
"325 vekilden sadece 158'i salondaydı"
TBMM zabıtları ve meclis aritmetiği üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yaşar Gören, karar günü meclisteki üye tam sayısının 325 olduğunu, ancak kritik oturuma sadece 158 milletvekilinin katıldığını belirtti. Toplam 167 vekilin oturumda yer almadığına dikkat çeken Gören, üye tam sayısının yarısından azıyla toplanan mecliste alınan kararın mevzuat gereği sakat doğduğunu ifade etti.
"Hukuki olarak hilafet ilga edilmiş sayılmaz"
Gören, meclis içtüzüğü ve dönemin anayasal hükümleri uyarınca nitelikli çoğunluk ve toplantı nisabı aranmadan çıkarılan 431 sayılı kanunun yok hükmünde olduğunu öne sürdü. Son Halife 2'nci Abdülmecit'in unvanının kaldırılması ve Osmanlı hanedanının yurt dışına çıkarılmasına temel teşkil eden bu kararın Usul Hukuku bakımından geçersiz sayılması gerektiğini savunan Gören, hilafetin hukuken yürürlükten kalkmadığı iddiasını dile getirdi.



















































































































































































































