Çay-sigara-kahve- yalnızlık…
Bir de Ahmet Kaya’nın şarkısı dolanıyor dilimize; “Bir bebek özleminde seni aramak var ya..” diyor ve çok geçmeden devam ediyor.”Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya bu hep böyle böyle geçer mi?”
Özlemle aradığımız insanlar var uzaklarda, anılardan silinmeyen ve hafızamızda bizden habersizce yaşayan.
En çok da böyle zamanları seviyorlar kendilerini hatırlatmak için. Hatıralar yanan sigaranın dumanına karışıyor ve puslu bir görüntüyle geliyorlar önümüze. Böylece henüz yeni sönmüş sigaranın ardına yakılıyor bir yenisi, çaylar kahveler tazeleniyor.
Özlemek geliyor hafızalara, anılar ardı sıra diziliyor önümüze. Bazen küçük bir tebessüm bırakıyor yüzlerde, bazen de bizden habersiz açılıyor avuçlarımız sinirli bir halle.
Neden ve niçin sadece anılarla yaşamak zorunda olduğunuzu sorguluyorsunuz.
Ahmet Kaya devam ediyor yine; “Kendine iyi bak, beni düşünme. Su akar yatağını bulur.”
Sonra dinlediğimiz şarkının etkisiyle sorguluyoruz fark etmeden. Gerçekten bizi düşünen birileri var mı diye hayıflanmalar takılıyor dillere kıpırtısızca. Fark etmeden kendimizle konuşmamız başlıyor, dışarıdan görenlerin bizi deli sanacağı cinsten.
Evet, biliyoruzdur. Su akıp yatağını bulacaktır bir şekilde. Nasıl yollardan geçeceği, ne zorluklar yaşayacağı, hangi hikayelerle karşılaşacağı bilinmese de.
Her şeye rağmen insan hatırlanmak istiyor hatırladıkları tarafından. Bir sigara da o yaksın uzaklardan istiyor.
İçilen bir kahvenin çayın yanına anı olmak istiyor…
KAHVE MOLASI
Çay-sigara-kahve- yalnızlık… Bir de Ahmet Kaya’nın şarkısı dolanıyor dilimize; “Bir bebek özleminde seni aramak var ya
admin



















































































































































































































