Güncel
Giriş Tarihi : 13-04-2026 18:24

Müslüman Psikologlara Kertenkele Deliği Uyarısı

Malik Bedri'nin çığır açan eseri "Müslüman Psikologların Çıkmazı", modern psikoloji eğitimi alan Müslümanların kendi inanç ve değerlerini arka plana atarak Batılı teorilere teslim olmasını "kertenkele deliğine girmek" olarak tanımlıyor.

Müslüman Psikologlara Kertenkele Deliği Uyarısı

Freudyen yaklaşımların Ortadoğu ve İslam coğrafyasında açtığı yaralara dikkat çeken Bedri, Müslüman davranış bilimcilerine "kendi inançlarınızdan mahcubiyet duymayın" çağrısı yapıyor.

Müslüman dünyasında tıp ve sosyal bilimlerdeki dönüşümün önemli yapı taşlarından biri olan Malik Bedri, 1975 yılında kaleme aldığı ve daha sonra kitaplaştırdığı tebliğiyle bugün hala güncelliğini koruyan tartışmalara ışık tutuyor.

Hz. Muhammed'in (sav), "Onlar bir kertenkele deliğine girseler, sizler de onları takip edeceksiniz" hadisinden yola çıkarak "kertenkele deliğindeki Müslüman psikologlar" metaforunu kullanan Bedri, prestij ve statü uğruna Batılı kavramlara körü körüne bağlanan uzmanları sert bir dille eleştiriyor.

Kültürel Zıtlıkların Yıkıcı Etkisi

Kitabında, Batı'da eğitim görüp kendi coğrafyalarına dönen uzmanların yaşadığı afallamaya dikkat çeken Bedri, tıp eğitiminden farklı olarak psikolojide kültürel farklılıkların kitleler üzerinde çok ciddi etkileri olduğunu savunuyor. Bedri'ye göre, Batı'nın dikte ettiği "mutlak gerçek" algısı, ruhu devre dışı bıraktığı için psikolojiyi ruhsuz bir bilime dönüştürdü. Yazar, Müslüman psikologların bu pratikleri uygularken kendi ideolojilerinden ve inançlarından asla mahcubiyet duymamaları gerektiğinin altını çiziyor.

Freudyen Yaklaşımların Ailedeki Tahribatı

Mahya Yayıncılık tarafından İrem Nur Kaya'nın çevirisiyle Türkçeye kazandırılan eser, günümüzde Freudyen yaklaşımları tek gerçek kabul eden uzmanların aile yapısında açtığı derin yaralara da değiniyor. "Çocuk her zaman haklıdır" ya da "Çocuk hiçbir konuda sıkılmamalı" gibi Batılı telkinlerin, geleneklerinden uzaklaşan çatışmacı nesiller yetişmesine ve boşanmaların artmasına neden olduğu belirtiliyor. Bedri, insanın manevi yönünü dışlayan bu anlayışın Ortadoğu toplumlarında büyük sorunlara yol açtığı uyarısında bulunuyor.

Kulluk Ruhumuza İşlenmiştir

Batı psikolojisinin tamamen reddedilmesine karşı çıkarak sentezci bir yaklaşım öneren Bedri, Freudyen kuramların İslami bir filtreyle nasıl dönüştürülebileceğine de örnekler sunuyor.

Çocuğun ailesine karşı duyduğu yüceltme hissini Freud'un "Oedipus kompleksi" ile açıkladığını belirten Bedri, Müslüman bir psikoloğun aynı veriyi "fıtrat" ve "kulluk" bilinci üzerinden okuyabileceğini ifade ediyor. Allah'a kulluk etmenin insan ruhuna kodlandığını savunan yazar, bu fıtratın yönlendirilmemesi durumunda insanın başka şeylere kul olmaya meyilli olduğunu aktarıyor. Varoluşçu ve hümanist psikologların çalışmalarının bu bağlamda değerli olduğu vurgulanıyor.

Delikten Çıkmanın Üç Evresi

Kitabın sonunda, Müslüman psikologların içine düştükleri kertenkele deliğinden çıkabilmeleri için üç evreli bir yol haritası sunuluyor.

İlk evredeki Batı hayranlığının ardından gelen uzlaşma evresinde, modern kuramlar ile Kur'an ayetleri arasında bağ kurulmaya çalışıldığı belirtiliyor. Gerçek kurtuluşun ise "Özgürleşme" evresinde yattığını vurgulayan Bedri, uzmanların önce Müslüman sonra psikolog olduklarını idrak ederek, inancı psikolojinin üzerinde tutmaları gerektiğini ifade ediyor.

Dinini yüksek statüye engel gören ve çıkmak için çabalamayanlar ise ilahi kelamın uyarısıyla baş başa bırakılıyor.

adminadmin