Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 01-09-2026 19:07

OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Büyük Veri İhlali!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde patlak veren veri ihlali skandalı, sağlık sistemindeki güvenlik zafiyetini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Büyük Veri İhlali!

Hastane bilgi yönetim sistemine entegre edilen mobil uygulamadaki bir yazılım açığı nedeniyle, 3 bin 44 hastanın kimlik ve demografik verilerinin yetkisiz kişilerce ele geçirildiği ortaya çıktı.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK) tarafından resmen duyurulan bu büyük sızıntının ardından, gerekli altyapı tedbirlerini almakta ihmali bulunduğu gerekçesiyle OMÜ Rektörlüğüne yönelik idari soruşturma ve görevden alma ihtimalleri gündeme bomba gibi düştü.

İhlali Kurum Değil Dışarısı Fark Etti

Skandalın boyutunu büyüten en çarpıcı detay ise sistemdeki açığın tespit edilme şekli oldu.

4 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen siber sızıntı, üniversitenin kendi iç güvenlik ve izleme mekanizmaları tarafından anlaşılamadı.

Güvenlik zafiyeti, ancak dört gün sonra dışarıdan gelen bildirimler üzerine 8 Mayıs'ta fark edilebildi. Durumun bildirilmesi üzerine toplanan KVKK Kurulu, 13 Mayıs 2026 tarihli kararıyla veri ihlalini kamuoyuna ilan ederek tehlikenin boyutunu tescilledi.

Özel Nitelikli Sağlık Verileri Risk Altında

Mobil sağlık uygulamasındaki denetim eksikliğini fırsat bilen kimliği belirsiz kişiler, sistem üzerinden sızarak binlerce hastanın verisini sorguladı. KVKK kapsamında "özel nitelikli kişisel veri" statüsünde olan sağlık bilgilerinin, ele geçirilen kimlik ve demografik verilerle eşleştirilme riski, hastaların mahremiyeti açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, uygulamanın yayına alınmadan önce kapsamlı sızma (penetrasyon) testlerinden geçirilmemiş olmasının ve kurumun dış bildirime bağımlı kalmasının büyük bir idari zafiyet olduğuna dikkat çekiyor.

YÖK Harekete Geçecek mi, Rektöre Soruşturma Açılacak mı

Yaşanan bu devasa veri sızıntısı sadece teknik bir hata olarak değil, aynı zamanda ciddi bir idari skandal olarak değerlendiriliyor. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve KVKK mevzuatı uyarınca, hastanenin siber güvenlik altyapısını kurmak, denetlemek ve gerekli bütçeyi ayırmakla yükümlü olan "veri sorumlusu" tüzel kişiliğin en üst yöneticisi konumundaki OMÜ Rektörü, krizin doğrudan muhatabı durumunda bulunuyor.

Görevden Alınma İhtimali Masada

Mevzuat kapsamında, hastaların özel hayatını ve kamu güvenliğini tehlikeye atan bu denetim eksiklikleri nedeniyle Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından rektörlük makamı hakkında ön inceleme ve soruşturma başlatılabileceği belirtiliyor.

Üniversite hastanesinde yaşanan bu çaptaki bir skandalın; rektörün istifasının istenmesine veya merkezî idare tarafından doğrudan görevden el çektirilmesine kadar uzanabilecek idari ve siyasi sonuçlar doğurabileceği öngörülüyor.

 

Kaynak: akasyamhaber - cyberartspro.com.tr

adminadmin