Eğitim
Giriş Tarihi : 11-08-2026 08:32   Güncelleme : 11-08-2026 08:34

Samsun Üniversitesi Rektörlük Yarışında Skandal!

Samsun Üniversitesi Rektör Adayı S.K.'nın, mevcut Rektör Mahmut Aydın ve diğer adayların e-posta hesaplarını yetkisiz ele geçirerek kumpas kurduğu, bir personeli mobbing ile intiharın eşiğine sürüklediği ve soruşturmacı M.K.Y. eliyle olayın üstünün örtülmeye çalışıldığı iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Samsun Üniversitesi Rektörlük Yarışında Skandal!

Resmî belgelere ve log kayıtlarına dayanan şok dosya, YÖK ve Cumhuriyet Başsavcılığını harekete geçmeye çağırıyor.

Samsun Üniversitesi’nde ağustos 2026 itibarıyla başlayan rektörlük yarışı, devlet kurumlarında eşine az rastlanır bir idari ve adli skandala sahne oluyor.

Dönemin Rektör Yardımcısı ve mevcut Rektör Adayı S.K.'nın; Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın ile diğer rektör adayları A.B. ve H.D.'nin kurumsal e-posta hesaplarını ele geçirerek kumpas kurduğu ortaya çıktı.

Resmî belgelere, log kayıtlarına ve ifadelere yansıyan olaylar zinciri; bilişim suçlarından mobbinge, soruşturmada usulsüzlükten delil karartmaya kadar uzanan iddialarla kamuoyunun ve yargının gündemine oturdu.

Gece Yarısı Sızması ve Bilişim Kumpası

Skandal, 7-8 Ekim 2025 tarihlerinde meydana geldi. Rektör Yardımcısı S.K., makam gücünü kötüye kullanarak Rektör Mahmut Aydın ve rektörlük yarışındaki rakipleri A.B. ile H.D.'nin e-posta hesaplarına yetkisiz erişim sağladı. Gece yarısı gerçekleştirilen sızma operasyonunu resmî ifadesinde "şifreleri sıfırlayarak girdim" sözleriyle itiraf eden S.K., eylemini "phishing (oltalama) şüphesi" bahanesiyle meşrulaştırmaya çalıştı. Ancak olayla ilgili herhangi bir adli veya teknik rapor bulunmaksızın, tamamen şahsi inisiyatifle hareket edildiği saptandı. Rakiplere yönelik dijital veri toplama ve fişleme hamlesi olarak değerlendirilen bu adım, kurum içerisinde "paralel bir yapılanma" iddialarını gündeme getirdi.

Bilgi İşlem Personeline Mobbing: "İntiharın Eşiğine Geldim"

Siber kumpas sürecinde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı personeli A.K.'ye ağır bir mobbing ve psikolojik baskı uygulandığı resmî kayıtlara yansıdı. S.K.'nın "Şiddetli sonuçları olacaktır" diyerek tehdit ettiği A.K., baskılara dayanamayarak sürece alet edildiğini belirtti. Mağdur personelin resmî ifadesindeki şu ifadeler yaşanan vahşeti gözler önüne serdi:

"Günlerce süren şiddetli kalp çarpıntısı, yoğun stres, nefes darlığı, uyku bozukluğu, titreme ve intiharı düşünme gibi ciddi sorunlar yaşadım."

Soruşturmada Skandallar Zinciri: Mağdur Dinlenmedi, "Örtülü Uyarı" İcat Edildi

Olayın ifşa olmasının ardından başlatılan idari soruşturmada, Soruşturmacı M.K.Y.'nin dosyayı kapatmak amacıyla hukuk dışı yollara başvurduğu öne sürüldü. Soruşturma sürecinde tespit edilen usulsüzlükler şu şekilde sıralandı:

Mağdur İfadeleri Alınmadı:

E-postaları çalınan Rektör Mahmut Aydın ile rektör adayları A.B. ve H.D.'nin ifadelerine başvurulmadı.

Bilirkişi Reddedildi: Teknik uzmanlığı bulunmayan Soruşturmacı M.K.Y., Rektörlükten bilişim uzmanı talebinde bulunmayarak log kayıtlarını kendisi inceledi ve dosyayı yönlendirdi.

Mevzuatta Olmayan Ceza:

M.K.Y., hazırladığı ilk raporda S.K.'nın rektör yardımcılığından alınmasını hukuka aykırı biçimde "dolaylı/örtülü uyarı işlemi" olarak nitelendirip olayı cezasız bırakmak istedi.

Hukuk Müşavirliği İsyan Etti, Kılıf Değişti

Samsun Üniversitesi Hukuk Müşavirliği, mevzuatta "örtülü uyarı" şeklinde bir disiplin cezası bulunmadığını ve idari bir tasarrufun disiplin suçunu ortadan kaldıramayacağını bildirerek raporu M.K.Y.'ye iade etti. Raporun iade edilmesi üzerine soruşturmacı, H.D.'nin e-posta adresini cihazında açık unutmasını gerekçe göstererek suçun niteliğini "görevde özensizlik" seviyesine indirdi ve S.K. hakkında sadece basit bir "uyarı" cezası teklif etti. Bu yolla ağır bilişim suçu perdelenerek dosyanın savcılığa intikal etmesi engellendi.

Görevden Alındı, İstanbul’a Sığındı, Şimdi Rektör Adayı!

Skandalın ardından "görülen lüzum üzerine" Rektör Yardımcılığı görevinden alınan S.K., asaleten atandığı İlahiyat Fakültesi Dekanlığı görevinden de istifa etti. Olayın unutulması amacıyla İstanbul’daki başka bir üniversiteye "Genel Sekreter" olarak geçen S.K., Ağustos 2026 itibarıyla Samsun Üniversitesi Rektörlüğü için resmî adaylık başvurusunda bulundu.

YÖK ve Yargıya Açık Suç Duyurusu

Kamuoyuna ve adli makamlara duyurulan dosyada; Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Cumhuriyet Başsavcılıkları göreve çağrıldı. Kapatılan dosyanın yeniden açılması istenerek S.K. ve olayda sorumluluğu bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamındaki şu maddelerden işlem yapılması talep edildi:

TCK 243: Bilişim sistemine hukuka aykırı girme

TCK 244: Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

TCK 132: Haberleşmenin gizliliğini ihlal

TCK 136: Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme (KVKK ihlali)

TCK 96: Eziyet ve mobbing

Ayrıca soruşturmayı manipüle eden Soruşturmacı M.K.Y. hakkında adli ve idari soruşturma açılması; bu isimlerin kurum içerisindeki olası "paralel yapılanma" bağlantılarının araştırılması istendi.

Kamuoyu Yanıt Bekliyor: Rektör Olursa Dosyayı Yok Mu Edecek?

Gelişmelerin ardından yetkili makamlara ve kamuoyu vicdanına şu kritik sorular yöneltildi:

Rektör Mahmut Aydın'a ve mevcut diğer rektör adaylarına siber kumpas kuran S.K., Samsun Üniversitesi Rektörü olarak atanırsa bu soruşturma dosyasını tamamen ortadan kaldırmayı mı hedeflemektedir?

Devletin bir üniversitesinde rektörlük makamına giden yol, personeli intihara sürüklemekten ve rakiplerin dijital verilerini gasp etmekten mi geçmektedir?

Yarın bir gün benzer yöntemlerle daha üst makamların dijital verilerine sızılmayacağının garantisi nedir?

adminadmin