Dünya Bankası finansmanı ve genel bütçe kaynaklarıyla tamamlanan tesisin atıl bırakılması nedeniyle oluşan doğrudan ve dolaylı maliyetin, güncel ekonomik parametrelerle 460 milyon TL’ye dayandığı hesaplanıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde Şubat 2023 tarihinde başlatılan KABEV çalışmaları; Atakum Anadolu İmam Hatip Lisesi, Bafra Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Vezirköprü Hatice-Kemal Kayalıoğlu Fen Lisesi’nin yanı sıra Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni de kapsıyordu.
Ancak diğer kamu kurumlarında enerji tüketimlerinin düşürülmesi ve tasarruf odaklı üretim faaliyetleri sürdürülürken, bölgenin en büyük sağlık kompleksinde kurulan dev GES tesisinin şimdiye kadar neden işletmeye alınmadığı ve sürecin takipsiz bırakılıp bırakılmadığı merak ediliyor.
4 Yıllık İhmalin Zararı 460 Milyon Liraya Ulaştı
Resmi finansal parametreler üzerinden yapılan hesaplamalara göre tesisin atıl kaldığı 2.5 yıllık süre zarfında ortaya çıkan kayıp tablosu endişe verici boyutlara ulaştı:
Aylık Tasarruf Kaybı: Tahmini 7,3 Milyon TL
Yıllık Tasarruf Kaybı: Tahmini 88 Milyon TL
30 Aylık Nominal Kayıp (Nisan 2024 Bazlı): Yaklaşık 220 Milyon TL
Nisan 2024 verileri baz alınarak hesaplanan 220 milyon liralık nominal zarar, Eylül 2026 şartlarına ve güncel enerji tarifelerine uyarlandığında tablonun vahameti daha net görülüyor:
Enflasyon (TÜFE) Boyutu: Kümülatif tüketici enflasyonu dikkate alındığında, kaybolan kaynağın bugünkü satın alma gücü karşılığı 430 ila 460 milyon TL aralığına denk geliyor.
Elektrik Tarifesi Artışları: Zararın zamana yayılması ve kamu/ticarethane elektrik tarifelerine gelen zamlarla aylık tasarruf kaybının 13-14 milyon TL bandına fırlaması neticesinde birikimli reel kayıp 330 ila 360 milyon TL seviyesinde hesaplanıyor.
Ekipmanlar Çürüyor, Karbon Emisyonu Engellenemiyor
Doğrudan mali kaybın yanı sıra atıl bekleyiş beraberinde ciddi dolaylı zararlar da doğuruyor.
KABEV fonlarıyla temin edilen son teknoloji güneş panelleri ve otomasyon sistemleri çalıştırılmadığı için açıkta garanti ve kullanım ömürlerini tüketiyor. Tesisin devreye girmemesi sebebiyle geride kalan 2,5 yılda yaklaşık 7 bin 600 ton karbondioksit ($CO_2$) salımı engellenemezken, hastane fosil yakıt kaynaklı pahalı şebeke elektriğine mahkûm edildi. Ayrıca yatırım için kullanılan dış kredinin geri ödemeleri devam ederken tesisin kendi finansmanını üretememesi bütçedeki deliği büyütüyor.
İdareciler İçin Zimmet ve Görevi Kötüye Kullanma Riski
Proje protokolleri uyarınca yatırımın işletilmemesi idari, hukuki ve mali açıdan sorumlular aleyhine ağır sonuçlar barındırıyor:
Kamu Zararı ve Soruşturma:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında kamu kaynağının etkisiz kullanımı ve çürümeye terk edilmesi açıkça "kamu zararı" sayılıyor.
İlgili idareciler hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "zimmet" iddialarıyla soruşturma açılabileceği belirtiliyor.
Dünya Bankası Kredi İhlali:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Dünya Bankası arasındaki uluslararası sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi, Sağlık Bakanlığı nezdinde uluslararası denetim ve yaptırım süreçlerini tetikliyor.
5627 Sayılı Kanun Yükümlülüğü:
Enerji Verimliliği Kanunu ile kamu binalarına getirilen yasal tasarruf hedeflerine ulaşılamaması, bakanlıklar arası denetim cezalarını gündeme getiriyor.
Bağlantı Anlaşması ve Çağrı Mektubu İptali: Elektrik piyasası mevzuatına göre lisanssız GES projeleri için verilen çağrı mektubu ve şebeke bağlantı onayları yasal sürelere tabidir.
Santralin aktif edilmemesi, hastanenin şebekeye bağlanma hakkı ve lisans muafiyet onaylarının tamamen iptal edilmesi tehlikesini doğuruyor.






















































































































































































































