Tarihi mirasın korunması ve günümüze korunarak taşınabilmesi için mimariyle entegre edilmesi konusunda iki farklı şehirde yaşanan zıt yaklaşımlar dikkat çekiyor.
Konya’da 2011 yılında otel inşaatı temel kazısı sırasında yerin 8 metre altında bulunan Selçuklu dönemine ait Ertaş Kapısı - Çeşnigir Kapısı kalıntıları, projeye dahil edilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Türkiye'nin sayılı "Müze Otel" konseptlerinden birine dönüştürüldü.
Samsun'da ise 2008 yılında tespit edilen 11. yüzyıl Danişmentliler - Selçuklular dönemine ait Samsun Kalesi surları, üzerindeki bina inşaatına izin verilmesi sonucu iş merkezinin bodrum katında kale kalıntılarının arasında otopark olarak kullanılmaya başlanıldı.
KONYA'DA TARİHİ MİRAS CAM BÖLMELERLE KORUMA ALTINA ALINDI
Konya’nın merkezinde yürütülen inşaat çalışmasında ortaya çıkarılan I. Alaeddin Keykubat dönemine ait sur ve kapı kalıntıları üzerine Konya Müze Müdürlüğü hızla müdahalede bulundu.
Mimarisi doğal taşlarla ve tarihi dokuyla uyumlu şekilde yeniden revize edilen Safa Royal Otel’in zemin katı, tarihi eserlerin cam bölmeler altında sergilendiği bir müze alanına çevrildi.
Kent vizyonuna katkı sağlayan bu adım, tarihi değerlerin yok edilmeden turizme kazandırılabileceğini gözler önüne serdi.
SAMSUN KALESİ OTOPARKIN ALTINDA ÇÜRÜTÜLÜYOR
Konya'daki örnek uygulamanın aksine Samsun’da Büyük Cami karşısında yükselen bina inşaatı sırasında 2009 yılında tescillenen 13 metrelik Samsun Kalesi sur kalıntıları hak ettiği korumadan mahrum bırakıldı.
Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde 70 kulesi ve 2 bin mazgali ile detaylandırdığı, 1869 yılındaki büyük yangına kadar ayakta kalan 834 yıllık kaleden geriye kalan son parçaların üzerine iş merkezi inşa edilmesine onay verildi.
KORUMA KURULU MÜDÜRÜ: "BENZER ÖRNEKLERİ DÜNYADA DA VAR"
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre sit alanı ve korunması gereken kültür varlığı niteliği taşıyan alanın bir otoparka hapsedilmesi tepkilere yol açarken, sürece ilişkin açıklama Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Menderes Alan’dan gelmişti.
Alan, kale surlarının binanın altında korunduğunu ve dünyada benzer örneklerinin olduğunu belirterek, "Yeniden eski haline getiremeyeceğimize göre bu şekilde korunmasına kurul tarafından onay verildi" ifadelerini kullanmıştı.
İki şehir arasında ortaya çıkan bu farklı bakış açısı, tarihi varlıkların korunmasında idari iradenin ve vizyonun önemini bir kez daha gündeme taşıdı.


















































































































































































































