Samsun Haber
Giriş Tarihi : 13-06-2026 13:44

Samsun'un Hafızası Sokak İsimleri

Bu " MEVLEVİHANE CADDESİ" tabelası Samsun, İlkadım ilçesindedir.

Samsun'un Hafızası Sokak İsimleri

Hemen karşısında da "HİMAYE-İ ETFAL" sokak vardır.

Hiç düşündünüz mü bu isimler neyi çağrıştırıyor!

Hikayesi, tarihi olmayan ya da bilinmeyen isimler gün gelir araştırma gereği duymayanlar tarafından güncel başka bir isimle değiştirilir.

İşte bu iki tabela; bu iki sokağın tarihini saklamakta ve bize lütfen unutmayın demektedir.

2013 yılında, bu iki sokak ismi yabancı isim sanıldıkları gerekçesiyle değiştirilmek üzere Büyükşehir meclisine geldiğinde karşı çıkmış, tarihlerini ve hikayesini anlatmıştım ve sağ olsun o zamanki Başkanımız Sayın Yusuf Ziya bey hak vererek bu iki ismin kalması yönünde tavır almıştı.

O halde hikayeleri neydi, anlatayım...

MEVLEVİHANE CADDESİ:

Burada Osmanlı döneminde, Karadeniz Bölgesi'nin tek Mevlevihanesi (iki katlı, geniş bahçeli) bulunmaktaydı ve 1925 yılına kadar faaldi.

Kapatıldıktan sonra arsası maalesef talan edilmiş ve nasıl olduysa özel şahın mülkiyetine geçmiştir.

Merhum Kenan Şara ile 2013 yılında işin peşine düşmüştük.

Konya Mevlevi vakfıyla yapılan görüşme neticesinde, Mevlana Hz.lerinin neslinden ve vakıf yetkilisi bir bayan (İstanbul'da bir üniversitede akademisyendi); bu mevlevihanenin fotoğraflarını, Osmanlı dönemi vakıf tapu kaydını getirmiş biz de bu mevlevihaneyi yeniden ihya etmek niyetiyle yola çıkmıştık.

Kenan Şara Bey merhum, semazen heykelleri yaptırmıştı ve onları Mevlevihanenin bahçesine koyacaktı.

Sonuç: Bilmediğimiz ve anlamadığımız bir şekilde konu kapattırıldı ve yapılan semazen heykelleri; Gençlik Parkının yanındaki Balıkçıların karşısındaki alana yerleştirildi.

Benim Meclis üyeliği dönemim de bittiği, Kenan Şara da Genel Sekreterlikten alındığı için maalesef o güzel girişimimiz unutuldu gitti.

Sonradan gelenlerin de hiç öyle bir dertleri, düşünceleri, girişimleri olmadı!

Bu da üzerinde düşünülmeye değer bir konu!

HİMAYE-İ ETFAL SOKAK:

Bu sokakta, "Dar'ul Eytam" da denilen, Osmanlının son dönemlerinde merhum Kazım Karabekir Paşanın büyük gayretleriyle ülkemizin bir çok ilinde kurulan ve bugün adı "Çocuk Esirgeme Kurumu" olan bir kamu kurumu vardı.

Kuruluş amacı ise; Cihan harbi ve ardından İstiklal harbinde şehit düşen, Rum, Ermeni ve yerli asker kaçkını eşkıyalarca katledilen ailelerin geride kimsesiz kalan yetimlerinin korunması, yetiştirilmesiydi.

Bunu da 50 yıl evvel babamdan dinlediğim bir anısının aklımda kalmasından biliyordum.

Babam 8-9 yaşlarındayken bu kurumu duyar ve Alaçam'dan bir arkadaşıyla yürüyerek gelir (Çünkü babası Harb-i umumide kayıp, annesi ölmüş bir yetim ve öksüzdür) fakat her devirde karşımıza çıkan "İbrikçibaşı zübük memur" o gün de vardır ve gelen bu iki yetimi; nüfus cüzdanları ve Muhtar'dan yetimlik belgesi olmadığı için kuruma almazlar.

O iki yetim aç susuz 3 gün yürüyerek üzgün, çaresiz geri dönerler...

Geçen yıl, "Himaye-i Etfal" tabelasının yanlış olarak " Himaye-i Eftal" yazıldığını görünce fotoğrafını çekip bir gazeteci dostuma vatsaptan atmıştım o da mevcut Başkanımız sayın Halit Doğan beye göndermiş ve o gün içinde hemen düzeltilmişti.

İşte bu iki, sokak isminin tarihi ve hikayesinin bildiğim kısmı budur.

Mevlevihanenin kayıp (işgal altındaki) arsasının vakıf şartlarına uygun asli haline dönderilmesi de

Hangi dönem olursa olsun, Büyükşehir Belediyesinin ve Meclisinin; Samsun'un manevi tarihine karşı sorumluluğudur.

Ben 5 yıl Meclis üyeliği (2009-2014) yaptım bu kadarına gücüm yetti.

Bundan sonrası da Samsun halkınının ve yönettiğini iddia edenlerin görevidir.

Kimse haberimiz, bilgimiz yoktu demesin!

İşte haber veriyorum...

İsteyene o vakfın evraklarını ve fotoğraflarını tekrar temin ettirebilirim...

Tarihine saygısı olmayanların istikbâli de sağlam olmaz.

Samsun'a hizmeti samimi olarak dert edinenlere, oy verecek halkına ve samimi siyasetçilerine ilanen duyurulur.

adminadmin