Arapça ‘fidâ’ kökünden ‘elfida’; feda edilen, vazgeçilen anlamına geliyor.
Sadece terk edişi değil, sevilen insanı kurtaramamanın, veda etmenin verdiği can yakıcı, derin hüznünü ihtiva ediyor.
Fedakârlık, fedai aynı kökten…
Dinledikçe efkârlandığımız, hüzünle içlendiğimiz, elektrogitarın titreşimiyle ritm tuttuğumuz meşhur şarkısının hikâyesi hafızalarımızda amansız hastalıkla mücadele eden küçük Beyzanur’un çaresizliğiyle yer edinmişti.
Doktorların "Bu kızı feda edin" dediği veda sırasında Haluk Levent’in dil şuuruna sahip arkadaşının telkiniyle doğan isimdi Elfida…
Gelgelelim…
Modern zamanların reklam stratejileri, gitarın telleri misali, iyi niyetlerimizin bam teliyle oynamakta beis görmüyordu.
Yıllarca insanlara iyilik hareketi, gönül köprüsü olarak takdim edilen Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP), meğer perde arkasında farklı hesapların platformuymuş.
2017'li yıllarda Haluk Levent’e yapılan Cumhurbaşkanlığı adaylığı teklifi üzerine kurgulanan ‘Anadolu Halk ve Barış Partisi’ projesinin, siyasi zemin zayıflayınca alelacele yardım hareketine çevrilmiş.
Laik, seküler cephenin, ‘devlet yok, AHBAP var’ sloganıyla büyütülen platform aslında incelikle tasarlanmış imaj yönetim maskesinden başkası değilmiş.
Düşünün…
Asrın felaketinde enkazının altında insanların elleri, kolları koparken, solmuş bedenler molozların arasından çıkarılmayı beklerken, anneler evlatlarının, çocuklar anne babalarının mezarı olmuş yıkıntıların başında dondurucu soğukta nöbet tutarken; AHBAP kurucusu topladığı muazzam yardımları kumar, bahis, iddia kuponlarına yatırabilmenin hesaplarını yapıyormuş.
Din, vicdan, izan sahibi yapmaz, ya pa maz!
Kültür Bakanlığı’ndan ödüller almış, Birleşmiş Milletler’de ülkemizi temsil etmiş Haluk Levent’in maskesi, MASAK raporlarıyla düştü.
Soruşturma kapsamında isnat edilen, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ‘yardım paralarını kumar masalarında kaybetmek’, ‘kara para aklamak’ ithamları, ellerine takılan kelepçeyle müşahhas hakikate dönüştü, parmaklıklar ardına gönderildi.
Şimdi sormamız gereken soru şudur;
Toplum böylesi devasa illüzyona nasıl ikna edildi?
Sahada asıl yükü sırtlayan yerli-milli sivil toplum kuruluşlarının hakkı nasıl gasp edildi?
Furkan Bölükbaşı’nın Propaganda kanalında yaptığı açıklamalar sahadaki acı gerçekleri ortaya koyuyor.
Devletin kurumları AFAD 200 bin, Kızılay 50 bin çadır dağıtırken; milyarlarca liralık bağışı elinde tutan AHBAP sahada sadece 3-4 bin çadırla varlık gösterebilmişti.
Beşir Derneği günlük 920 bin kişiye sıcak yemek ulaştırırken, onlardan katbekat fazla imkâna sahip AHBAP günde sadece 6 bin ekmek dağıtımı yapıyordu.
İHH, Beşir Derneği, Kızılay binlerce personelle enkaz altından can kurtarırken, malum yapının sahada arama kurtarma görevlisi yoktu.
Asıl vahim olanı, can yakanı, deprem bölgelerindeki çarpıklıkları sorgulayan, toplumu hakikate uyandırmaya çalışan samimi insanların önüne, kendi mahallemizin aktörleri, güçlü kalemleri tarafından barikat kurulmuş olmasıydı.
Furkan Bölükbaşı; muhafazakâr medyanın tanınan isimleri Turgay Güler, Taha Hüseyin Karagöz, Ersoy Dede’yi depremin ilk günlerinde takındıkları korumacı tavırlarla, Haluk Levent’i aklayıcı paylaşımlarla AHBAP üzerindeki şaibeyi ortadan kaldırmakla, kamuoyu baskısını kırmakla suçluyor;
“Sürecin en büyük müsebbiplerinden birine değinmeden geçmek mümkün değil: Turgay Güler…
Depremden sadece dört gün sonra, 10 Şubat’ta, ilk üç gün boyunca Haluk Levent’e yöneltilen yoğun eleştirilerin ardından Haluk Levent kendisini Ahbap merkezine davet etti. Turgay Güler bu davete icabet ederek merkeze gitti, Haluk Levent’le samimi fotoğraflar çekindi, hemen ardından "Burada her şey yolunda, çok iyi çalışıyorlar; enkazdan bir taş kaldırandan Allah razı olsun" diyerek övgüler dizdi.
İşte Haluk Levent ve AHBAP hakkında kamuoyunda beliren meşru soruların etkisini yitirmesindeki en büyük amil, Turgay Güler’in bu hamlesidir. Zira muhalif isimlerin Haluk Levent’i desteklemesi son derece doğal, hayatın olağan akışına uygundur. Ancak Haluk Levent ve AHBAP hakkında haklı şüpheler taşıyan kesimlerin sesi olması beklenen iktidar medyasının en deneyimli isimlerinden, o dönem büyük medya grubunun genel yayın yönetmeni olan gazetecinin gidip o pozu vermesi, hakikat arayışına vurulmuş en ağır darbelerden biri olmuştur.
Sorduğumuz soruların, dile getirdiğimiz şüphelerin tesiri bu hareketle tamamen kırıldı. İnsanlar dönüp bizlere, "Turgay Güler bile Haluk Levent’i överken siz niye hâlâ bu adamı sıkıştırmaya devam ediyorsunuz?" diye sormaya başladılar.
İşin daha vahim tarafı şudur: Turgay Güler, o fotoğrafı verdikten sonra AHBAP ve Haluk Levent hakkında tek soru dahi sormadı; konuyu adeta tamamen kapattı. Ta ki Haluk Levent gözaltına alınana kadar…
Gözaltı kararı çıkar çıkmaz geçmişteki o övgü dolu paylaşımını jet hızıyla sildi.
Sanki senelerdir bu yapıyı tek başına sorgulayan kendisiymiş edasına büründü…
Burada dile getirmeyi vicdani vazife görüyorum: Taha Hüseyin Karagöz meselesi…
Ben Taha’yı o dönemde severdim; sonrasında birlikte de çalıştım. Fakat Taha yanlış yaptı. Ne yazık bugün Haluk Levent tutuklandığında, ilk yaptığından daha büyük ikinci yanlışa imza attı. Eğer bu ikinci yanlışa düşmeseydi, "Tamam, neyse olmuştur bitmiştir" der geçer, konuyu açmazdım.
Ancak Turgay Güler nasıl ki çıkıp sanki AHBAP’ı aylarca kendisi sorgulamış rolü kestiyse, Taha Hüseyin Karagöz de tamamen aynı yolu izledi. O gün yazdıklarını silip, süreci yok sayarak sanki başından beri konunun takipçisiymiş tavrına büründüğü için bu hakikati açıklamak kaçınılmaz hale geldi.
Süreç şöyle gelişti: Taha, Ahbap hakkında derinlemesine sorgulama yürütmüyordu; daha ziyade "Faturaları niye açıklamadınız?" türünden etkileşim odaklı sorular soruyordu. Haluk Levent bu paylaşımlardan birinin altına yorum yazarak, "Sevgili Taha Hüseyin Karagöz, seni AHBAP’ta ağırlamak, aklındaki tüm soruları cevaplamak istiyoruz" diyerek kendisini davet etti. Taha da davete icabet etti.
Günler süren sessizliğin ardından Taha Hüseyin Karagöz paylaşım yaptı. Mealen, "AHBAP merkezine gittim, görüştüm; sorularımı sordum ve kafamdaki tüm şüphelerden arındım" diyordu. Şaşırmamak elde değildi. Kamuoyunun zihnini meşgul eden bu kadar kritik soru varken orada kendisine ne anlatılmıştı bütün şüpheleri anda silinmişti?
Sonrasında yollarımız kesiştiğinde kendisine açıkça sordum: "Ne gördün, sana ne anlattılar ki ikna oldun?" Bana verdiği cevabı kendisi de daha sonra televizyon ekranlarında bizzat ikrar ettiği için rahatlıkla aktarabilirim. Dedi ki: "Bana belge falan göstermediler abi; zaten belgelere baksam da iki saatte neyi anlayabilirdim ki?"
İşte durumun en vahim tarafı burasıdır. Elinde somut belge olmadan, ikna edici kanıt görmeden "Şüphelerimden arındım" diyerek kamuoyunu teskin eden anlayış, yarın adli süreçler başladığında geçmişi silip hiçbir şey olmamış gibi davranamaz. Hakikati yarım bırakmak, yanlış algının yerleşmesine çanak tutmaktır. Taha Hüseyin Karagöz, aylar boyunca AHBAP ve Haluk Levent hakkında tek kelime dahi etmedikten sonra çıktı şöyle paylaşım yaptı: "İçişleri Bakanlığı denetiminden geçtiyse benim için Ahbap meselesi kapanmıştır, kafamda hiçbir şüphe kalmamıştır.”
Uzun süre bu paylaşımlar yerinde durdu. Açıkçası Haluk Levent’in adli makamların radarına gireceğini, tutuklanacağını pek öngörmediğim için, "Nasıl olsa bu saatten sonra bir şey olmaz" düşüncesiyle o paylaşımların ekran görüntüsünü alma gereği duymamıştım. Fakat ne zaman ki Haluk Levent hakkında adli süreç başlayıp tutuklama kararı çıktı, Taha hemen o gün sahneye fırladı: "Haluk Levent’i zamanında en çok ben sorguladım, o zaman konuşamadıklarımızı şimdi konuşacağız" türünden paylaşımlar yapmaya başladı.
Diğer ikisi kadar yüksek etkileşim, büyük etkiye sahip olmasa da yine de tarihe not düşmek adına dile getirmek istediğim diğer isim Ersoy Dede…
Seçim atmosferinin getirdiği o yoğun gündemde diğer isimlerin milyonlara ulaşan erişimi vardı; Ersoy Dede’nin etkisi belki onların gerisindeydi ancak sergilediği tutum mantık açısından farksızdı. O dönemde, Ahbap’ı eleştirenlere yüklenerek, "Milli sanatçımız Haluk Levent’i alkışlamıyor muyuz?" kabilinden paylaşımlar yapıyor, adeta koruma kalkanı oluşturuyordu. Hatta bir söyleşisinde kendisine o günlerde AHBAP’ı eleştirip eleştirmediği sorulduğunda gururla, "Ahbap hakkında tek bir olumsuz cümle bile kullanmadım" yanıtını veriyordu.
Peki, bugün ne yapıyor? Adli süreç başlayıp adliyeden tutuklama kararları yükselince aynı isimler ekranlara, köşelerine çıkıp, "Bu kumarbaza paraları, o koskoca kasayı nasıl emanet ettiniz, aklım almıyor!" diyerek sağa sola çakmaya, başkalarını suçlamaya başladılar.
Bakınız, Pelin Batu geçmişteki hatalı desteği yüzünden çıkıp açıkça özür dileme olgunluğunu gösterdi. "Paylaşımımı kaldırdım, hata etmişim; ne söyleseniz haklısınız, özür diliyorum" dedi.
İnsan hata yapabilir; mühim olan o hatayla yüzleşebilmektir. Pelin Batu’yu bu tavrından dolayı tebrik ettik. Bugün Taha Hüseyin Karagöz, Turgay Güler ya da Ersoy Dede de çıkıp samimiyetle "Hata ettik, basiretimiz bağlandı" desinler; yemin ediyorum gider onları da tebrik ederim.”
Furkan şöyle bitiriyor;
“Muhafazakâr medyanın adı geçen aktörleri, geçmişte sergiledikleri tavırların arkasında durmak veyahut paylaşımları silerek yola devam etmek yerine, erdemli duruş gösterip "Hata ettik, basiretimiz bağlandı" diyebilmeliydi…”
Öztürk Samuk
HEY,,!! TAKSİ
Bülent ERTEKİN
Burnundan Kıl Aldırmayan Delikanlılar(!)
Fatih ORUÇ
TAGUT
Recep YAZGAN
Elfida'dan Parmaklıklar Ardına…
Mehmet Ali Çamoğlu
Ecel Ne Yaş Dinler Ne Sıra: Bir Soda Şişesindeki Büyük Sır
Eyüphan KAYA
Allah erkekleri kadınlara hizmetkar etmiş, kıymetini bilene!
Ahmet SAĞLAM
Besmele Çekmek
Seyfettin BUDAK
Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Son Emir- Öykü
Halil MERT
Askeri darbe ne ki!
Adnan ÖZ
Süper lig fikstürü çekildi!
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Mehmet BOZKURT
İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu
Hüseyin KURT
NATO Zirvesinde Bir Tabanca
Nihat Güç
Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)