Onlarca dergi arasından seçim ve tercih yapmak bir şair için çok önemli olduğu gibi, hiçbir tercihe ve seçime gerek duymadan neredeyse merkez veya fanzin onlarca dergide görünen, şiir veya ürün yayınlayan şairler, yazarlar var.
Bir şairin duracağı ve hayata bakacağı yeri bilmesi kadar, yolunu, tercihini, ilkesini belirlemesi kadar daha özgün ve daha duyarlı bir hassasiyet yoktur. Bu hassasiyet ve özgünlük, bir taşkınlık ve öfke ile değil vicdan, insaf, medeniyet, tarih, hayat, dün, bugün ve yarın muhasebesiyle şekillenmelidir.
Bu hususta, üstad Sezai Karakoç’un şiir yazmaya ve yayınlamaya başladığı ilk yıllardaki hassasiyeti bugün için de bir ölçü olur, düşüncesiyle Karakoç’un birkaç tecrübesini burada örnek olarak veriyorum:
Sınıfça kır gezisindedirler… Arkadaşlarının ısrarıyla Monna Rosa şiirini okur. Cevat Geray adlı arkadaşı şiiri ondan ister. O da verir. Sonradan onun (Cevat Geray’ın) Hisar dergisi çevresinden olduğunu anlar. Cevat Geray, şiiri Sezai Karakoç’un rızası ve haberi olmadan Hisar dergisinde yayınlatır.
Sana çok ağır bir mektup yazmıştım
Memurluk döneminde görevli olarak turnedeyken Cemal Süreya, Eskişehir’dedir. Mektuplaşırlar. Bir mektubunda “Balkon” şiiri de vardır. Birkaç gün sonra Pazar Postası dergisi gelir. Dergiyi görünce şaşırır ve çok kızar. Balkon şiiri ve Cemal Süreya’ya yazdığı mektuptan bazı pasajların orada yayınlandığını görmüştür… Tabii, bunu Cemal Süreya’nın yaptığını anlar. Ona ağır bir mektup yazar. Ama birkaç gün sonra mektup geri gelir. Çünkü, o öfke esnasında adresi eksik yazmıştır. Bu sefer, “Sana çok ağır bir mektup yazmıştım, kızgınlıkla adresi eksik yazmışım, mektup geri döndü, bir daha benden habersiz bunu yapma.” diye yazar mektubunda.
Yine o günler için şöyle yazmıştır Sezai Karakoç: “Değil Pazar Postası gibi sol bir dergide, sağcı görünen fakat yine de fikir ayrılığı bulunan dergilerde bile şiirini yayınlatmayan benim Pazar Postası’nda görünmem ilk anda bana facia gibi geldi.”
15Varlık’a şiir göndermemesi
Yine bir gün, Taksim’deki Eftalikos kahvesinde Fazıl Hüsnü Dağlaca’yı görür. Dağlarca onu çağırır. Çay içip sohbet ederler. Bir ara ona: Varlık’a şiir gönder. Yayınlanır.” der. Fazıl Hüsnü Varlık dergisinde o dönemde etkili bir konumdadır. “Varlık’a şiir göndermem söz konusu olamaz.” cevabını alan Fazıl Hüsnü’nün hayretle, “Niçin?” diye sorması üzerine, dünya görüşünün o dergiyle bağdaşmadığını, dolaysıyla şiir göndermesinin mümkün olmadığını belirtir.
Ve yıllar sonra, Sezai Karakoç kendi ruhu, fikri, kalbi, heyecanı ve hayatı olan Diriliş ile sanat, edebiyat ve fikir dünyamızda engin bir yere sahip olacaktır.
http://kulturgundemi.com/sezai-karakocun-dergi-secimi.html
Semih Eren
SEZAİ KARAKOÇ’UN DERGİ SEÇİMİ
12 Özellikle genç şairler edebiyat dünyası içinde kendi yerini bulmak, böylece edebiyatta kalıcı bir yer edinmek için dergiler ve fikirler çevresinde bir arayış içinde olabiliyor.
admin






















































































































































































































