Değerli okuyucular;
Kendi kendime düşünerek cevabını bulmakta zorlandığım bir konuyu sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum.
Bu yazının sonuna gelindiğinde, okuyan herkes olmasa da büyük bir çoğunluğun “size aynen katılıyorum” diyeceğini duyar gibi oluyorum.
Sizleri daha fazla merakta bırakmadan gelelim şimdi de üzerinde duracağım konumuza;
Bu şehirden kimler geldi, kimler geçti…
Bu şehre kötülük yapanlar da oldu, hizmet edenler de…
Biz kötülük edenleri geçelim, iyi insanlardan bahsedelim. Hizmet etmiş, hizmet etmeye çalışmış, iz bırakmış güzel insanlardan.
Mesela; Değerli bir büyüğümüz olan Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil hocamız, Rabbim mekanını Cennet eylesin inşallah. Büyük bir ilim ve bilim adamıydı malumunuz. Samsun 19 Mayıs Üniversitemize bağlı Çarşamba ilçemizde (kendisi de bir Çarşambalı olarak) Kendisine yakışan bir şekilde orada yapılan Hukuk Fakültesine ismi verildi.
Bir başka isim eski Belediye Başkanlarımızdan olan rahmetli Muzaffer Önder. Yapmış olduğu hizmetleri unutulmasın diye Valiliğin yanında bulunan parka ismi verildi…
Yakın zamanda kaybettiğimiz değerli sanatçılarımızdan Yıldıray Çınar. İlkadım Belediyesinin Kültür Merkezine ismi verilerek kendisinin unutmadığını ve unutulmayacağını gösterdi.
Bunlar sadece bir kaçı...
Adnan Menderes, Adnan Kahveci, Muhsin Yazıcıoğlu, Recep Tayyip Erdoğan…
Daha sayamadığım fakat sizlerin de okurken içinizden saydığınız ya da sayamadığımız birçok isim aklımıza gelebiliyor. Ülkemize, şehrimize hizmet etmiş insanların isimleri Üniversitelerimizde, Kültür Merkezlerimiz de, bulvarlar da, parklarda ve benzeri ortak kullanım mekanlarında yaşatılıyor.
Böyle değerli insanlarımızı unutmamız ve unutturmamamız gerekiyor. Çünkü hepsinin ayrı ayrı birer değer taşıdıklarını sizlerde çok iyi biliyorsunuz. İyisiyle, kötüsüyle bu ülkeye bu memlekete bir çivi bile çakmış olmaları bizim kendilerini unutmadığımızı ve vefa denen olgunun İstanbul’da bir semt olmadığını göstermek açısından çok önemli bir şey olduğunu düşünüyorum..
Ülkemize ve şehrimize yani insanlığa emeği geçen her kim olursa olsun hepsine can-ı gönülden teşekkür etmek istiyorum.
Eğer konumuz Vefa ise;
Gel gelelim konumuzun sonuç bölümünde vefasızlığa uğradığını düşündüğüm birisine…
Samsun gelişimi ve değişimi için günün koşullarını en iyi şekilde kullanmaya çalışan,Samsun’a birkaç bulvar yolu kazandıran, zamanın en modern garajlarını, pazarlarını yapan ilk otobüs seferlerini başlatan ve sayamadığım daha bir çok hizmeti şehrimize kazandıran Eski Belediye Başkanlarından Av. Kemal Vehbi Gül bey’e…
Samsunumuza yıllarca Belediye Başkanlığı yapmış bir isim olan Vehbi Gül’ e neden vefasızlık yapılıyor?
Ya da şu ana kadar ismini taşıyan ne yapıldı ya da ne yapılması düşünülüyor?
Bizler bu insanlara yaşarken gösteremediğimiz vefayı, her zaman olduğu gibi ve hiç de içtenlikli olmayan bir şekilde, adeta yasak savmak kabilinden vefat ettiği zaman ifade eden bir nesil olarak mı anılacağız.
Bu şehir için yıllarca hizmet etmiş olan böyle önemli bir şahsiyetin yapacak olduğumuz bir esere adını vermemiz için acaba ölmesini mi bekliyoruz?
Ya da öldükten sonra “çok iyi bir insandı, iyi biriydi, çok hizmet etti, onu unutmayacağız,… gibi” cümleler kurup, defnettikten sonra timsah gözyaşları dökmek..?
Samsun gibi büyük bir ilin yetkili kişilerine yakışan bu tür hizmet eden insanları yaşarken değerinin verilmesi, onore edilmesidir. Unutmasınlar ki bir gün onlar da vazifelerini ve makamlarını başka birilerine bırakacak ve hizmetlerinin ve isimlerinin yaşatılmasını bekleyecekler..
Vefa gösteren, vefa görür, gerisi boş laftır…
Vefa(T) mı?
Değerli okuyucular; Kendi kendime düşünerek cevabını bulmakta zorlandığım bir konuyu sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum
admin


















































































































































































































