Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 12-11-2023 07:55

Aşçılar Geldiler…

Evvela yorgunluk kahvelerini istediler.

Aşçılar Geldiler…

Keyifle içerlerken, ovalarımıza, obalarımıza, otlaklarımıza, ahırlarımıza, besili hayvanlarımıza, meralarımıza, seralarımıza övgüler yağdırdılar.

Batmakta olan güneşi seyretmeye doyamadılar; şiir okudular, modern sanattan, post modern resimden dem vurdular…

Aşçılar geldiler…

Bineklerinin eyerlerinden, sırtlarındaki kılıflarından, kemik kırma satırları, et kesmeye kalın, deri yüzmeye ince bıçaklarını masanın üzerine dizerek itinayla sıraladılar.

Hepsi birer kasap ustalığıyla masatlarını çıkardılar;

Bıçaklarını bileyerek, uyuyan kedilerimizi okşayarak; ahırlarımıza, besili hayvanlarımıza, meralarımıza, seralarımıza, bahçelerimize daldılar.

Küçükten başlayarak sonra büyük baş hayvanlarımızı boğazlayıp kestiler.

Kışa beslediğimiz, önümüzdeki yıl, önümüzdeki yıllara yetiştirip büyüttüğümüz hayvanlarımızın teker teker kestiler.

Atlarımızı vurarak telef ettiler.

Ormanlarımızı yangın yerine çevirdiler.

Hayvanlarımızı kaba elleriyle itinayla parçalayarak etlerini kemiklerinden ayırdılar.

Aşçılar geldiler…

Kekik kokulu etleri defne yapraklarıyla kaplayıp;

“Olmadı bu böyle…” diyerek içlerine bulgur, pirinç doldurarak, yanlarını sebzelerle süsleyerek pişirmeye durdular.

Bazısını suda haşlayarak, bazısını yağda kızartarak ve bazısını açık ateşte harlayarak…

Servis yapılabilir hale gelince keyiflerinden dört köşe oldular.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

adminadmin