“İslam dünyasında, özellikle Anadolu’da gazâ ideolojisinin ve hareketlerinin ön plana çıkmış olması, bir yandan Moğollar’ın Anadolu Selçuklu Sultanlığı’nı bozguna uğratarak (1243) Anadolu’da egemenlik kurmaları, öte yandan Mısır, Suriye ve Anadolu’ya karşı Batı’dan haçlı saldırılardır. 1291’de Papalığın İslam ülkelerini abluka emri, Rodos ve Ege bölgelerine Bizans yerine Latin asıllı Hıristiyanlar’ın yerleştirilmesi ve İran’ın işgal teşebbüsleri karşısında İslam dünyası kendini bir ölüm kalım mücadelesi içinde buldu. ”Halil İnalcık - Devlet-i Aliyye Sayfa 9
İlhanlı Moğol Hanlığı, Papalık, Bizans ve onlarla birlikte hareket eden İran aynı anda Suriye ve Anadolu’yu işgal etmeye teşebbüs etmişlerdi. İran askeri harekâtlardan önce diplomatik yollarla yıpratma ve daha çok Ehli Sünnet saflarını hedef aldığı itikat ve akait tahribatı saldırıları yapıyordu.
Osman Gâzi’nin ve devamında Osmanlı’nın doğuşunun temelinde Haçlı ve İran’a karşı gazâ şuuru vardı. Devlet ve millet kodlarımızın temelinde olan gazâ şuurunu bugün tanımlayamasak bile bebekken dinlediğimiz ninniler gibi derinlerde bir yerde duruyor ve bizi harekete geçiriyor. Tamda bu sebeple 7 Ağustos günü Yenikapı’ya toplanan 5 milyon insan, Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın okuduğu Abdürrahim Karakoç’un Kara Haber şirini bebekken dinlediği ninniyi hatırlar gibi hatırladı. Bizi biz yapan, bizi var eden ve bütün kodlarımızın temeli olan gazâ şuuru yeniden diriliyor. Belki sorsak çoğumuz tarih olarak anlatamayız ama ninni gibi bilinçaltımızda duruyor ve duydukça hatırlıyoruz.
Bu hududu kimler çizmiş gönlüme?
Dar geliyor, dar geliyor gardaşım…
Kara Haber
Abdurrahim Karakoç
Erem Şentürk / Diriliş Postası















































































































































































































