RÖPORTAJ · TASARIM & OPERASYON
İstanbul’da Online Çiçek Siparişi: Ribbon Flowers’ın Tasarım ve Teslimat Yaklaşımı
Vazoda aranjmanın ekranda nasıl göründüğü ile kapıda nasıl karşılandığı arasında bir atölye masası, bir son kontrol ve bir kurye yolculuğu var. Ribbon Flowers'ın kurucu ortakları Buse Bayraktar Üçer ve Ömer Üçer, online siparişin Etiler'deki atölyeden alıcının kapısına uzanan yolunu anlattı.
Camekânlı atölyede kiraz tonlu mermer tezgâh üzerinde bir buketin hazırlığı, üstten görünüm. Fotoğraf: InStyle Home / Erhan Tarlığ
İnternetten verilen bir çiçek siparişinde ekranda gördüğümüz şey işin yalnızca vitrin kısmı. Asıl hikâye ödeme onaylandıktan sonra başlıyor: çiçeklerin seçilmesi, tasarımın kurulması, aranjmanın trafiğe çıkması ve saatler sonra bir kapının açılması. Bu zincirin herhangi bir halkası zayıf kaldığında, en özenli tasarım bile alıcıya yorgun ulaşabiliyor.
Ribbon Flowers, bu zinciri 2014'ten bu yana kendi elinde tutmaya çalışan bir İstanbul markası. Haftalık çiçek üyelik servisi olarak doğan, bugün Etiler Bebeköy'deki villada atölye ile mağazayı bir arada barındıran şirketin tasarım tarafını kreatif direktör Buse Bayraktar Üçer, teslimat ağı ve kurye ekibi dahil operasyon tarafını genel müdür Ömer Üçer yönetiyor. Markanın Google yorumlarında en sık "zamanında teslimat" ve "sitedeki görselin aynısı" ifadelerinin öne çıkması, bu söyleşide anlatılanların sahadaki karşılığı gibi. İkiliyle, bir İstanbul çiçek siparişi atölyeden çıkıp kapıya varana kadar neler yaşandığını konuştuk.
Sitedeki fotoğraf ile atölyedeki tasarım arasındaki bağı nasıl kuruyorsunuz?
Buse Bayraktar Üçer: Her ürünün fotoğrafı bizim için bir tarif gibi çalışıyor. Atölyede aranjmanları o fotoğraftaki formuna bakarak elle hazırlıyoruz: çiçeklerin yüksekliği, yönü, vazonun içindeki yoğunluğu, renklerin birbirine göre yerleşimi. Ürün adına çiçeğin türünü ve adedini yazmamızın nedeni de bu; tasarımcıya da müşteriye de aynı ölçüyü veriyor.
Tasarım dilimiz doğal görünen ama modern çizgilerle toparlanmış kompozisyonlara dayanıyor. Ne fazla süslü ne fazla sade diyebileceğimiz o dengeyi her gün, her masada yeniden kurmak gerekiyor. Benim için standart, o dengenin tekrar edilebilir olması demek; bir aranjman sabah ilk saatte de akşamüstü de aynı özenle hazırlanmalı.
Buse Bayraktar Üçer, Etiler mağazasında vazolara çiçek yerleştirirken. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Tazelik bu standardın neresinde duruyor?
Buse Bayraktar Üçer: Tam başlangıç noktasında. Çiçeklerimizi yerli ve ithal kaynaklardan alıyor, stoku günlük ve haftalık olarak yeniliyoruz. Bir tasarım fotoğraftaki gibi kurulsa da çiçek yorgunsa kapıda aynı etkiyi bırakmıyor; bu yüzden form ile tazeliği birbirinden ayırmıyoruz.
Bazen mevsim ya da stok nedeniyle bir çiçeği veya vazoyu değiştirmemiz gerekiyor. Bu kararı atölyede kendi başımıza vermiyoruz; sipariş yola çıkmadan önce müşteriyi arayıp bilgilendiriyoruz. Bahar aylarında en çok istenen şakayık tasarımlarında da, yılın her döneminde hazırladığımız vazoda çiçek seçkisinde de kural aynı.
Deluxe el işi seramik sürahide 25 pembe şakayık; adında çiçeğin türü ve adedi yazan tasarımlardan. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Bir aranjman atölyeden çıkmadan önce hangi aşamalardan geçiyor?
Buse Bayraktar Üçer: Kurye teslim almadan önce her aranjman son bir kontrolden geçiyor. Bu aşamada tasarımın fotoğraftaki formuna ne kadar yakın durduğuna, çiçeklerin taze ve yerli yerinde olup olmadığına bakıyoruz. Bir şey içimize sinmezse aranjman o hâliyle yola çıkmıyor.
Tasarlarken aranjmanın yolculuğunu da hesaba katıyoruz. Bir tasarım önce kuryeyle yola çıkıyor, sonra bir masada ya da bir resepsiyonda günlerce duruyor. Bu yüzden yalnızca güzel değil, taşınabilir ve dengeli olması gerekiyor; estetik ile işlevi ayrı ayrı düşünmüyoruz.
"Bir tasarımı, kapıdan girdiği hâliyle günlerce aynı zarafetle durabildiğinde bitmiş sayıyoruz."
— Buse Bayraktar Üçer
Kişiye özel istekler de aynı süreçten geçiyor. Müşterinin tarif ettiği çiçek, renk ya da vazoyla hazırlanan kişiye özel aranjman taleplerinde fotoğraf yerine müşteriyle yaptığımız konuşma tarif oluyor; son kontrolde ona göre bakıyoruz.
premium çiçek tasarımlarında ise el işçiliği bir katman daha artıyor. Özel seramik ya da gümüş ayaklı vazolar, 50 ve 100 dallı kompozisyonlar ve Grand Luxury Collection içindeki panoramik aranjmanlar hem hazırlıkta hem taşımada daha fazla dikkat istiyor.
Etiler mağazasının iç mekânı: bordo seramik karo tezgâh ve raflarda renkli çiçekler. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ribbon neden kargo firması yerine kendi kurye ekibiyle çalışıyor?
Teslimat ağı ve kurye ekibinden sorumlu kurucu ortak Ömer Üçer. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ömer Üçer: Çünkü çiçek bir koli değil. Kargo sisteminde bir paket aktarma noktalarında bekliyor, farklı araçlara yükleniyor, başka paketlerle yan yana taşınıyor. Bir kitap için bunun sakıncası yok; ama vazodaki bir aranjman için sıcaklık, sarsıntı ve bekleme süresi doğrudan tazeliği ve formu etkiliyor. Kendi kurye ekibimizle çalıştığımızda aranjman atölyeden çıktıktan sonra başka bir aktarma noktasına uğramadan alıcıya gidiyor.
Müşteri için "şu adrese çiçek gönder" demek birkaç saniyelik bir karar; bizim için ise atölyede başlayıp kapıda biten bir planın ilk adımı. Kurye aynı zamanda markanın kapıdaki yüzü. Alıcının karşısında duran kişinin, tasarımın nasıl taşınması gerektiğini bilen biri olması gerekiyor. Kontrolü kapıya kadar elimizde tutmak, atölyede verilen emeğin yolda boşa gitmemesi anlamına geliyor.
Finans ve operasyon tarafından baktığımda bu kararı bir maliyet kalemi olarak değil, ürünün bir parçası olarak görüyorum. Çiçekte teslimat, tasarımın son halkası. Bir koliyi geç ya da sarsılmış teslim etmek telafi edilebilir bir aksaklık olabilir; ama yolda formunu kaybetmiş bir aranjmanın alıcıda bırakacağı ilk izlenim geri getirilemez. Kendi ekibimizle çalışmak, sorun çıktığında da doğrudan bizim müdahale edebilmemizi sağlıyor; arada topu başkasına atabileceğimiz bir firma yok.
Ribbon kuryesi, aranjmanı alıcıya kapıda teslim ederken. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Teslimat saatleri İstanbul'un ilçelerinde neden farklılaşıyor?
Ömer Üçer: Şehri iki bölgeli bir modelle planlıyoruz. Birinci bölgede Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Beyoğlu ve Kağıthane yer alıyor; bu beş ilçe için saat 17.00'ye kadar gelen siparişi aynı gün teslim edebiliyoruz ve müşteri 10.00-14.00, 14.00-17.00 ya da 17.00-20.00 dilimlerinden birini seçiyor. İkinci bölge İstanbul'un kalan 34 ilçesini kapsıyor. Orada aynı gün teslimat için siparişin saat 14.00'e kadar verilmesi gerekiyor; teslimat da 10.00-16.00 veya 14.00-20.00 aralığında gerçekleşiyor.
Toplamda 39 ilçeye kendi ekibimizle gidiyoruz. Böyle bir modelde sipariş saatine göre planlama yapmak, atölyede hangi aranjmanın hangi sırayla hazırlanacağını da belirliyor. Ofis çiçekleri gibi iş yerine giden siparişlerde mesai saatine denk gelen aralık, eve gidenlerde ise alıcının evde olacağı dilim seçildiğinde süreç çok daha akıcı işliyor. Teslimat tamamlandığında gönderene bilgilendirme e-postası gönderiyoruz.
Alıcı adreste değilse çiçeğe ne oluyor?
Ömer Üçer: Bu, teslimatın en hassas anı. Kuryemiz adreste kimseyi bulamazsa önce alıcıyı arıyor. Alıcıya ulaşılamazsa gönderenle iletişime geçiyoruz. Gönderen nasıl yönlendirirse öyle ilerliyoruz: aranjman güvenli bir yere bırakılıyor ya da teslimat erteleniyor.
Bu zinciri işletmemizin nedeni yine tazelik ve özen. Haber vermeden bırakılan bir çiçek hem alıcıyı hem göndereni belirsizlikte bırakır; iki telefon görüşmesiyle bu belirsizliği ortadan kaldırmak bizim için teslimatın doğal bir parçası. Sürecin sağlıklı işlemesi için sipariş sırasında alıcının telefon numarasının doğru girilmesi büyük kolaylık sağlıyor; kuryenin ilk başvurduğu bilgi o oluyor.
"Happiness delivered" yazılı kanvas çiçek taşıma çantasında bir buket; sipariş sırasında çiçeğin bu çantada gitmesi seçilebiliyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Tasarım ve teslimat aynı standardı nasıl paylaşıyor?
Buse Bayraktar Üçer: Kurye ekibini atölyenin devamı gibi görüyorum. Tasarladığım bir buket ya da kutuda çiçek aranjmanı kapıda nasıl karşılanıyorsa, benim işim de o kadar başarılı. Atölyede ne kadar uğraşırsak uğraşalım, alıcının gördüğü ilk şey kapının önündeki an.
Zarif ve heykelsi formuyla sevilen gala gibi çiçeklerle kurulan modern tasarımlarda bu bağ daha da belirgin; o form yolda bozulursa tasarımın bütün fikri kayboluyor. Bir çiçeğin yönünü ya da yüksekliğini bilinçli olarak kırdığımız asimetrik kompozisyonlarda da aynı hassasiyet geçerli. Bu yüzden tasarım aşamasında çiçekleri yalnızca göze göre değil, yolculuk boyunca yerinde kalacakları biçimde yerleştiriyoruz.
Paketleme de bu düşüncenin parçası. Kâğıt ve plastik tüketimini azaltmak için tasarladığımız kanvas çiçek taşıma çantası, siparişte "çiçeğim kanvas çantada gitsin" seçeneği işaretlendiğinde kuryeyle birlikte yola çıkıyor. Hem çiçeği taşırken destek oluyor hem de alıcının elinde tekrar kullanılabilen bir çanta olarak kalıyor.
Kapıdan sonra süreci alıcı devralıyor. Suyun değiştirilmesi, sapların kesilmesi gibi basit adımları anlattığımız çiçek bakımı rehberi, atölyede başlayan özenin evde de sürmesi için hazırlandı.
Ömer Üçer: Bizim ortaklığımızda iş bölümü net: Buse tasarımda ölçüyü koyuyor, ben o ölçünün şehrin öbür ucuna kadar korunması için gereken sistemi kuruyorum. Önümüzdeki dönemde vazo, mum, çikolata ve hediye kutusu gibi tamamlayıcı seçkiyi genişletmek istiyoruz; ama hangi ürünü eklersek ekleyelim, atölyeden kapıya uzanan bu yolu kendi elimizde tutmaya devam edeceğiz.
Söyleşiyi Buse Bayraktar Üçer'in bir sorusuyla kapatıyoruz: "Bir çiçeği seçerken yalnızca fotoğrafa değil, o fotoğrafın arkasındaki yolculuğa da bakan kaç kişi var?" Bir sonraki siparişte bu soruyu akılda tutmak, ekrandaki tasarımın kapıya nasıl ulaştığını da görünür kılıyor.
Ribbon Flowers Hakkında
|
Kurucular
Buse Bayraktar Üçer — Kurucu Ortak, Kreatif Direktör ve Çiçek Tasarımcısı. University of Miami Business Management bölümünden 2010'da mezun oldu, iki yıl New York'ta çalıştı. Haziran 2014'te İstanbul'da Ribbon Flowers & Design'ı haftalık çiçek üyelik servisi olarak kurdu ve aynı yıl Reşitpaşa'daki ilk mağazayı açtı. 2023'te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçildi.
Ömer Üçer — Kurucu Ortak ve Genel Müdür. Alman Lisesi ve University of Virginia (Finance, International Business, Economics, 2008) mezunu. Dört yıl New York'ta Ernst & Young'da kredi riski danışmanlığı yaptı. 2013'te kurduğu Papillone Bespoke Tailors'ın da kurucu ortağı; Ribbon Flowers'ta finans, operasyon ve büyümeden sorumlu.






















































































































































































































