DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MINTIKA KARADENİZLİ
MINTIKA KARADENİZLİ
Giriş Tarihi : 07-09-2026 18:53

Samsun büyüyor mu, yoksa sadece genişliyor mu!

Samsun yine konuşuyor.

Yatırımlar konuşuluyor…

Sanayi konuşuluyor…

Turizm konuşuluyor…

Yeni projeler, yeni yollar, yeni tesisler, yeni hedefler konuşuluyor.

Şehir adına bunların konuşulması elbette kıymetlidir.

Fakat Mıntıka’nın bu hafta takıldığı başka mesele var:

Samsun büyüyor mu, yoksa sadece genişliyor mu?

İkisi aynı anlama gelmez.

Bir şehir nüfusu arttığında büyümüş sayılmaz. Beton yükseldiğinde, kavşaklar çoğaldığında, yeni binalar yapıldığında şehir doğmaz. Şehir; ortak akıl ortaya çıktığında, hafıza korunduğunda, insan kendisini yaşadığı yere ait hissettiğinde meydana gelir.

Bugün Samsun’un en büyük meselelerinden biri tam burada duruyor.

Şehrin her kesimi Samsun adına konuşuyor; fakat Samsun’un ne olması gerektiği konusunda ortak bir şehir tasavvuru ortaya çıkmıyor.

Herkes kendi alanının hesabını yapıyor.

Belediye kendi projesini…

Siyaset kendi gündemini…

Sanayici kendi yatırımını…

Esnaf kendi kazancını…

Sivil toplum kendi faaliyetini…

Sonuçta bunları toplayınca ortaya Samsun çıkmıyor.

Ortaya parçalanmış şehir fotoğrafı çıkıyor.

Şehirler yalnızca yönetilmez, birlikte düşünülür…

Samsun’un sahip olduğu imkânları saymaya kalksak sayfalar yetmez.

Liman var.

Ova var.

Sanayi var.

Üniversite var.

Turizm potansiyeli var.

Spor var.

Tarih var.

Karadeniz’in merkezinde bulunmanın getirdiği stratejik imkân var.

Peki, bütün bunları birbirine bağlayan büyük fikir nerede?

Mıntıka’nın sorusu tam olarak burada başlıyor.

Samsun nasıl bir şehir olmak istiyor?

Karadeniz’in üretim merkezi mi?

Türkiye’nin kuzeye açılan ticaret kapısı mı?

Üniversite ve teknoloji şehri mi?

Sağlık merkezi mi?

Turizm şehri mi?

Yoksa bunların tamamını bünyesinde birleştiren güçlü bir bölge merkezi mi?

Bugün herkes Samsun’un potansiyelinden söz ediyor.

Potansiyel ise tek başına bir başarı değildir.

Türkiye’de potansiyeli yüksek olup yıllarca yerinde sayan şehirlerin sayısı az değildir.

Potansiyel, ancak doğru akılla birleştiğinde değere dönüşür.

Samsun’un ihtiyacı daha fazla proje değil, daha fazla şehir aklıdır..

Bir proje yapılır.

Ardından açılış yapılır.

Fotoğraflar çekilir.

Konuşmalar yapılır.

Sonra gündem başka tarafa döner.

Samsun’un yıllardır yaşadığı temel problem biraz da burada.

Şehir meseleleri dönemsel heyecanlarla ele alınıyor.

Oysa şehir yönetimi seçim dönemlerine, siyasi takvimlere yahut kurumların görev sürelerine sığmaz.

Bir limanın geleceği elli yıllık düşünülmelidir.

Bir ulaşım planı otuz yıllık hesapla hazırlanmalıdır.

Turizm politikası günlük ziyaretçi sayılarıyla sınırlı kalmamalıdır.

Üniversiteler şehirden kopuk yaşayamaz.

Sanayi şehrin kültüründen bağımsız gelişemez.

Belediyecilik yalnızca asfalt, kaldırım ve park hizmetine indirgenemez.

Çünkü şehir dediğimiz yer, birbirinden bağımsız kurumların yan yana bulunduğu coğrafi alan değildir.

Şehir, ortak kaderdir.

Samsun’un kaybetme lüksü yok…

Türkiye yeni bir döneme giriyor.

Ekonomik dengeler değişiyor.

Karadeniz’in stratejik önemi artıyor.

Lojistik hatlar yeniden şekilleniyor.

Teknoloji üretimin merkezine yerleşiyor.

Tarım yeniden stratejik mesele hâline geliyor.

Böyle dönemde Samsun’un sıradan şehir refleksleriyle hareket etme lüksü bulunmuyor.

Karadeniz’de merkez olma iddiası taşıyan şehir, kendi iç meseleleri arasında kaybolamaz.

Kurumlar birbirinden habersiz çalışamaz.

Siyaset, belediye, üniversite, ticaret dünyası, medya, sivil toplum birbirine uzaktan bakarak şehir inşa edemez.

Eleştiri olacak.

Rekabet olacak.

Siyasi mücadele olacak.

Fakat Samsun söz konusu olduğunda ortak bir masa da bulunacak.

Mıntıka’nın aradığı tam olarak budur.

Samsun’u konuşanların sayısı değil, Samsun üzerine birlikte düşünenlerin sayısı artmalıdır.

Kıyıdan bakınca görünen…

Kıyı kenarında yürürken insan şehrin manzarasına bakıyor.

Deniz başka tarafa akıyor.

Şehir başka tarafa büyüyor.

İnsanlar başka telaşların peşinde koşuyor.

Samsun’un önünde büyük imkânlar var.

Fakat büyük imkânlar bazen büyük tehlikeleri de beraberinde getirir.

İmkânın çokluğu insanı rehavete sürükleyebilir.

“Nasıl olsa Samsun büyür” düşüncesi, şehirlerin en tehlikeli hastalıklarından biridir.

Hayır.

Hiçbir şehir kendiliğinden büyümez.

Şehirler; fikri olan insanların, sorumluluk alan yöneticilerin, hesap soran vatandaşların, ufku geniş kurumların elinde büyür.

Samsun’un ihtiyacı yalnızca daha büyük olmak değil.

Daha şuurlu bir şehir olmaktır.

Daha planlı…

Daha cesur…

Daha ortak akıllı…

Daha iddialı…

Mıntıka’dan bu haftalık kıyı kenar çizgisi şudur:

Samsun’un önünde yol var. Fakat mesele yolun uzunluğu değil; nereye gittiğinin bilmesidir.

Çünkü istikametini kaybeden şehirler, ne kadar hızlı büyürse büyüsün, sonunda yalnızca daha büyük bir kalabalığa dönüşür.

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat