Türkiye
Giriş Tarihi : 07-06-2015 13:38   Güncelleme : 07-06-2015 13:38

17-25 Aralık İlk Kez Resmi Belgelerle Kitap Oldu

17-25 Aralık ilk kez resmi belgelerle kitap oldu / 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi sonucu deşifre olan Paralel Devlet Yapılanması ilk kez remi belgelerle kitap haline getirildi

17-25 Aralık İlk Kez Resmi Belgelerle Kitap Oldu
17-25 Aralık ilk kez resmi belgelerle kitap oldu / 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi sonucu deşifre olan Paralel Devlet Yapılanması ilk kez remi belgelerle kitap haline getirildi. / Paralel Devlet Yapılanması, BERMUDA, Posta Kutusuna Düşen Darbe Planı, Hakan Fidan 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi sonucu deşifre olan Paralel Devlet Yapılanması ilk kez remi belgelerle kitap haline getirildi. 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi sonucu deşifre olan Paralel Devlet Yapılanması ilk kez remi belgelerle kitap haline getirildi. Star Gazetesi’nin başarılı yargı muhabiri Helin Şahin tarafından kaleme alınan “BERMUDA & Posta Kutusuna Düşen Darbe Planı” adlı kitapta, Paralel Devlet Yapılanmasının devlete karşı kurduğu sinsi planlar perde arkasıyla anlatılıyor. Profil Yayıncılık’tan çıkan kitapta, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimin emniyet ve savcılıkta nasıl planlandığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da aralarında yer aldığı binlerce kişinin nasıl yasa dışı dinlendiği, örgütün yapısına dair şok eden bilgi ve belgeler yer alıyor. Bir ihbar e-mailiyle başlayan iddiaların devletin zirvesine uzanan bir darbe girişimine nasıl dönüştüğünün tek tek anlatıldığı kitapta, adliye koridorlarında yaşanan güç savaşları dikkat çekiyor. Kitapta, son günlerde gündeme gelen paralel yapının Jandarmaya dair nasıl planlar kurduğuna dair bilgiler de yer alıyor. MİT TIR’larına hukuksuz müdahale soruşturmasında bir kısım jandarma personeli hakkında işlem yapılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Paralel yapı, jandarmayı kullanmak istedi” demişti. Helin Şahin’in kitabından çarpıcı bazı noktalar şöyle: Jandarma oyunu 25 Aralık sabahı savcı Muammer Akkaş, operasyon talimatını verdiğinde adliyede bir araya gelen bir grup savcı “Bu kez bu işi bitireceğiz” diyordu. Tüm gün emniyet ve savcılık arasında yaşanan mesaide saatler gece yarısını gösterdiğinde, operasyon talimatı dönemin Başsavcı vekili Oktay Erdoğan tarafından kaldırıldı. Emniyet, bir üst makam olan Başsavcılığın emri üzerine operasyonu gerçekleştirmedi. Ancak, söz konusu gelişmelerin basına, “Polis operasyon yapmadı” şeklinde yansıtılmasıyla savcının mağdur edildiği gibi bir algı yaratıldı. Oysaki verilen operasyon emri tamamen hukuksuzdu. Çünkü Muammer Akkaş’ın polislere “Bu kişileri alın, jandarmaya teslim edin” demişti. Bu hukuksuz talimatın perde arkasında ise 17 Aralık sonrası Mali Şube’de yaşanan personel değişiminden dolayı “Kendi adamlarının olmaması” ve jandarmanın operasyon içine çekilerek hükümet ile askeriyenin karşı karşıya getirilmesinin istendiği olduğu ortaya çıkacaktı. Kumpas için savcı bulunamadı Yine Tahşiye kumpasında yaşanan bir skandal ise örgütün hakimiyet alanını gözler önüne seriyordu. 17-25 Aralık operasyonlarının gündemde olmadığı sırada Tahşiye soruşturmasındaki hukuksuzlukların araştırılması için yapılan başvurular işleme konulamamıştı. Başsavcı vekili Oktay Erdoğan’ın TMK bürosundan sorumlu olduğu dönemde, Tahşiye soruşturmasının hukuksuzluklarına dair inceleme yapılması gündeme geldi. Erdoğan, mağdurlardan gelen şikâyetlerin işleme konularak soruşturma yürütülmesini ve bir hukuksuzluk varsa mağduriyetin giderilmesini istediyse de bunu yaptıracak savcı bulamadı. TMK bürosunda görevli hiçbir savcı, Gülen’in emriyle yapılan Tahşiye operasyonunun bir kumpas olup olmadığını araştırmaya yanaşmadı. Şikâyetler de böylece işleme konulmadan tozlu raflara kaldırıldı. Ta ki 17-25 Aralık yaşanana kadar.
adminadmin