Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 03-07-2023 18:18   Güncelleme : 03-07-2023 18:18

40

Kırk sayısı Kur'an-ı Kerim'de dört tane ayette geçmektedir. Bakara Suresi'nin 51. ayetinde, Araf Suresi'nin 142.ayetinde, Maide Suresi'nin 26. ayetinde ve Ahkaf Suresi'nin 15. ayetinde kırk sayısı yer almaktadır.

40

Bu ayetlerin içeriklerine bakıldığında Bakara Suresi'nin 51. ve Araf Suresi'nin 142. ayetinde Hz. Musa'nın Sina'da kaldığı gece sayısı, Maide Suresi'nin 26. ayetinde İsrailoğulları'nın çölde avare bir şekilde dolandıkları yıl sayısı ve Ahkaf Suresi'nin 15. ayetinde de insanın olgunluk yaşına işaret edilirken kırk sayısının kullanıldığını görmekteyiz. 

Ahkaf Suresi'nin 15. ayetinde "...Nihayet çocuk olgunluğuna ulaşıp kırk yaşına girince..." şeklindeki ifade kırk yaşın insanın olgunluk dönemi olduğunu vurgulamaktadır. Ayette bahsedilen kırk yaşın ay takvimi hesabına göre olduğu varsayılırsa şu anki kullandığımız ve güneş takvimine göre hesaplanan resmî takvim olarak kullandığımız miladî takvime göre bu yaş otuz dokuza yakın bir yaşa tekabül edecektir.  Ayette belirtilen belirtilen olgunluğun zihnen mi, bedenen mi yoksa her ikisi de mi olduğunu bilemiyoruz ama insanların birçoğu da kırk yaşın hayatın çok önemli bir dönüm noktası olduğunu kabul eder. Bu kabulü kültür ve medeniyetimizin en önemli bilgi ve kültür aktarım araçlarından olan atasözü ve deyimlerimizde de görmemiz mümkün. Kırkından sonra at olup da kuyruk mu sallayacak, kırkından sonra azanı teneşir paklar, kırkından sonra azmak, kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar, kırkından sonra saz çalmak, kırk yıl kıran olmuş eceli gelen ölmüş gibi deyim ve atasözleri, bebeklerin kırkının çıkarılması, ölünün ardından kırkına okunması gibi bazı yapılagelen eylemler de kırk sayısının toplumumuzda farklı bir yeri olduğunu göstermektedir.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Recep YAZGANRecep YAZGAN