Analiz
Giriş Tarihi : 17-08-2014 20:58   Güncelleme : 17-08-2014 20:58

ADNAN ARSLAN’I KİM KIZDIRDI!

Samsunahaber.com internet Haber Sitesi’nin Yayın Koordinatörü Adnan Arslan, nereye ve /veya kime gideceği belli olmayan üzerine alınacak olanlara ithaf ettiği ‘Samsun'da "Pavlov'un Köpekleri" ve Etkileri’ başlıklı bir yazı yazdı..

ADNAN ARSLAN’I KİM KIZDIRDI!

Gündelik hayatta karşılaşılan yığınla problemin 'hayvanat' içerikli anlatımlarla anlatılmaya kalkışıldığı zaman bir takım sıkıntıların yaşanmasının normal olduğunu belirterek yazısına başlayan Adnan Arslan, bunun sebebini ise hangi hayvanın; hangi olayı ya da  hangi karakteri temsil ettiğinin anlaşılamayabileceğine bağlıyor..

Arslan şöyle devam ediyor:

Bu sebeple konuyu, tek bir hayvan içeren hikayelerle örneklendirmek ve kafa karışıklığını önlemek en iyisidir.

"Pavlov'un Köpekleri"; hemen herkesin az çok duyduğu ancak üzerinde çok fazla bilgi sahibi olmadığı bir köpekler bütünüdür. Örneğin herkes Pavlov'u bilir de bu köpeklerin adını bilmez. Merak edenler için yazalım: Boy, Zolotisty, Druzhok, Sultan, Zhuchka, Tygan ve Druzhok. Neticede, "Pavlov'un Köpekleri"; bir deneyin neden-sonuç ilişkilerinden yola çıkarak, toplumsal sıkıntıların ortaya çıkış sebeplerini açıklamak için kullanılan bir sembol haline gelmiştir.

PEKİ, PAVLOV KİMDİR VE NE YAPMIŞTIR?

Uzun izahatlara girmeden Pavlov'u ve onu meşhur yapan deneyinden bir iki satır bahsetmek yeterli olacaktır.

İvan Petroviç PAVLOV, köpekler üzerinde yaptığı tepkisel koşullanma yoluyla öğrenme deneyi ile ünlenmiş bir Rus bilim adamıdır.

Pavlov, içindeki sistemlerin dışarıdan kontrol edilebildiği; ses geçirmeyen ve bir duvarı tek taraflı ayna olan bir odaya yerleştirdiği köpek(ler) üzerinde yaptığı deneyler sonucunda 'Tepkisel Koşullanma'yı keşfetmiştir.

Buna göre; "Köpeğe ilk olarak birkaç kez zil çalınır. Fakat köpek tepki vermez. Sonradan et verilir. Köpeğin salyaları akar. Sonra et ile birlikte zil çalınır. Daha sonra et verilmediği halde zil çalındığında köpeğin salya salgıladığı görülür. Şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur. Pavlov, bu davranışın, psikolojik etkinlikle özdeş olan yüksek düzeyde sinir etkinliğinin belirtilerinden biri olduğunu öne sürer ve psikoloji alanında geçerli tek yaklaşımın deneysel yöntem olduğunu vurgular." (Kaynak: Wikipedia)

Pavlov'un keşfi üzerinde çalıştığı denekler itibariyle 4 temel kavramda açıklanabilir:

1.Koşulsuz uyarıcı: Köpek için et’tir.

2.Koşulsuz tepki: Köpek için eti görünce ağzının sulanmasıdır.

3.Koşullu uyarıcı: Köpek için zil sesi.

4.Koşullu tepki: Koşullu uyarıcıya verilen tepkidir. Köpek için salyadır.

PAVLOV'UN KÖPEKLERİ DENEYİ'NDEN HAREKETLE..

Pavlov ve dillere pelesenk olmuş meşhur deneyi özetle budur. Bu deneyden ve sonuçlarından yola çıkarak Samsun'da yaşanan sendromla ilgili söylebileceklerimiz ise şu şekilde özetlenebilir:

Mektepli olanlarını kısmen ayrı bir yere koymak ve mesleğe başlangıç aşamasında işi doğru öğrendiklerini kabul etmekle birlikte Samsun'un ve Samsun Basını'nın açmazı; bu işin kitabını yazdığını iddia eden duayenlerin ve muhtelif bedel(ler) ödediği iddiasıyla o duayenlerin arasında yer aldığını zanneden şark kurnazlarının varlığıdır. Evet hayat, hemen her alanda olduğu gibi bu alanda da tecrübe gerektiriyor ise de, 'tecrübe'nin makbul olanının kıymetli olduğu hemen herkesin kabulü olmalıdır.

Hal böyleyken; kişileri, kurumları, işletmeleri ve sair onlarca muhatabı 'kucağa alma' stratejisi geliştirmek değildir aslolan. Aslolan, irdelenen konu hangi sonuca varırsa varsın, toplumun faydasının gözetilip gözetilmediğidir.

ORTALIKTA YIĞINLA 'PAVLOV' VAR!

Bazısı çok ama çok tehlikeli olmakla birlikte.. Evet, ortalıkta yığınla Pavlov cirit atmaktadır. Bu çok sayıda Pavlov'un etkilediği -iki yönlü- onlarca muhatap da 'tepkisel koşullanma'ya maruz kalmaktadır. Hem bu mesleği layıkıyla yerine getirmeye çalışan onlarca genç dimağ, hem de yapılan haberlerin muhatabı yüzlerce kişi/kurum/girişimci/müteşebbis çeşitli uyarıcılar yoluyla şartlandırılmakta ve benzer refleksleri geliştirmesi beklentisi ile uyarılmaktadır. Bir de konuyu içselleştirmiş ve deyim yerindeyse 'olmuş!' sadık köpekler vardır ki, onlar tasmanın sahibine sadakat gösterisinde birbirileri ile yarışırlar..

Amaç aynıdır. Koşullu tepkinin verilmesi.

İki yönlü muhataplar içerisindeki 'kişi/kurum/girişimci/müteşebbis'lerin hizaya getirilmesi ve mütemadiyen sömürülmesi. Zaman zaman, ilişkilerin başlatılması ya da iyileştirilmesi; zaman zaman da korku eksenli teslimiyet duygusunun yerleşmesi gibi; koşulu oluşturan gücün lehine olacak şekilde 'Tepkisel Koşullanma'nın hayata geçmesi.

Mesleği olması gerektiği gibi icra edenlere de ayar verilmesi, sonuç alıcı (!) hamlelerin özümsenmesinin sağlanması..

Üçüncü olarak da.. Sadakati sorgulanamaz köpeklerin ve reflekslerinin diri tutulması, zaman zaman iplerinin çözülmesi ve sağa sola saldırmalarının sağlanması..

Bütünleşik, eş zamanlı ve her sonucun 'Pavlov'un lehine olduğu sürecin/süreçlerin devamının sağlanması..

KİM BU PAVLOV'UN SAMSUN'DAKİ KÖPEKLERİ?

Samsun'un ve Samsun Basını'nın açmazı tam olarak budur.

Ortalıkta cirit atan onlarca Pavlov'un iki yönlü muhataplarından; kişi/kurum/girişimci/müteşebbis kısmı için onlarca örnek verilebilir. Emin olun; en delikanlı olanları bile zaman içerisinde hayatından bezdirilmekte ve hizaya getirilmekte; biata zorlanmaktadır.

Aynı şekilde, mesleği; an itibariyle doğru icra etmeye çalışan ama koşullar gereği etkilenme ihtimali olanlar için de yığınla örnek verilebilir.. Ümidimiz, koşulları değil; aklı, mantığı, vicdanı tercih etmeleri ve Pavlovlar'dan uzak durmalarıdır..

Ya Pavlov'un bizatihi köpekleri.. Yani deneyden mutlak etkilenmiş esas köpekler! Peki, onlar kimdir?

Etrafınıza bir bakın.. Bir kısmını ve en arsızını çok rahatlıkla göreceksiniz!

Yolunuz kesişmez inşallah!

http://www.samsunahaber.com/samsunda-pavlovun-kopekleri-ve-etkileri-5814yy.htm

adminadmin