Kent Kültürü
Giriş Tarihi : 14-11-2013 13:19   Güncelleme : 14-11-2013 13:19

AKADEMYA MEDYAYI TERLETTİ!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü Çarşamba Konuşmaları’na bu hafta, “İlahi Ko/medya” adlı konuşmasıyla Akasyamhaber.com Genel Yayın Yönetmeni Recep Yazgan konuk oldu.

AKADEMYA MEDYAYI TERLETTİ!
Recep Yazgan, inşaat teknikerliğinden gazeteciliğe evrilen hayat öyküsünü dinleyicileriyle paylaştı.

Şantiye şefliği yaptığı dönemlerde de şantiyedeki odasında dahi kitaplar içerisinde yaşadığını ve bunu ancak Oğuz Atay’ın anlayabileceğini belirterek konuşmasına başladı.
 
 GERÇEK GAZETECİ MUHABİRDİR

Mesleğinin zorlukları yanında, vazgeçilmesi zor cazibesinin olduğunu da vurgulayan Yazgan, bu anlamda, “Gerçek bir gazeteci muhabirdir. Haber peşinde koşmak, risk almak, haberin taraflarıyla konuşmak, doğru sorular sormak hayatın ayrıntılarından haber çıkarmak muhabirin yapması gerektiği bir şey. Zordur bu. Gazetenin belkemiğidir ama yeterli maddi imkânlara sahip değiller. Bu imkânsızlıklara rağmen gazeteciliğin hazzından kolaylıkla vazgeçilemez.” dedi.

MUHABİRLER OKUMUYOR
 
Taşra ve merkez arasındaki uçurum eskisi gibi olmadığını vurgulayan Yazgan ayrıca muhabirlerin genel açmazlarından da bahsetti: “Yerel medyada muhabirler çok iyi okur değillerdir. Okumadıkları için de yazım, noktalama, anlatım bozukluğu gibi sorunlar içeren metinlerin en büyük sorunu ise haberi doğru kelimelerle ifade edememeleridir.”

Yazgan konuşmasına şöyle devam etti,

HAYAT HABERDİR

Son zamanlarda benim de çok beğendiğim deyim var..

Hayat haberdir.. Gerçi bu biraz, yaşamak bir sanattır, yemek yapmak bir sanattır, oturmak kalkmak… her şey sanattır gibi sanatı ucuzlaştıran söze de benziyor ama olsun demek ki tam anlamını burada buluyor..

Nasıl ki, hayatı daha anlamlı yaşayabilmek için ayrıntılara önem vermek gerekiyor iyi bir haber için de detaylara önem vermek gerekiyor..

Hayatın her ayrıntısında bir haber gizlidir.. muhabir bir heykeltraş gibi hayatın fazlalıklarını atarak o haberi ortaya çıkarandır..

İşte muhabir hangi fazlalıkları atacağını bilen kişiye denir..

İyi bir haber için evrensel standartlar getirilmiştir. İyi bir haber okuyucunun şu sorularına cevap vermelidir;

Muhabir işini zor şartlar altında yapar..

Kendi meslektaşlarıyla bile sürekli bir mücadele içindedir.. Gazetecilikte ‘Haber Atlatmak’ diye bir deyim vardır.. Yani habere ilk önce ulaşarak meslektaşlarını atlatmak.. Bu gazeteciliğin en zevkli yanıdır aynı zamanda..

Muhabirin zorluklarından birisi yerel basında hiçbir zaman yeteri miktarda para alamaz.. hak ettiğinden her zaman daha az paraya çalışmak zorundadır.. Gazetenin olmazsa olmazı bel kemiğidir ama hak ettiği parayı hiç alamaz..

 Bu nedenle muhabirler mesleklerinin dışında iyi bir iş bulduklarında hemen oraya atlarlar..

Gazetecilik mesleğini bırakıp imam olan arkadaşlarımız bile vardır.. Ama fırsatını bulduklarında gazeteciliği yeniden yapabilmek üzere ara vermişlerdir. Çünkü gazeteciliğin hazzını ve tadını alan gazete matbaadan çıkar çıkmaz onu koklayarak ciğerlerine matbaa mürekkebi çeken bir insan kolay kolay vazgeçemez ve mesleğini asla unutamaz..

Kendisini iyi yetiştiren her meslekte olduğu gibi gazetecilikte de işsiz kalmaz..
Aranılan muhabir olmak için de öncelikli olarak çok okuyucu ve çok iyi gözlemci olmak gerekiyor..

Bununla birlikte iyi haber kaynakları da gerekiyor..

Haber kaynağı dediğimiz ise, habere sizi ulaştıracak olan kişi.. Bu bir siyasetçi, bir sanayici, bir işadamı olabileceği gibi bazı durumlarda istihbarat görevlileri de olabilir..

Yerelde ise muhabirler genelde çok okuyan insanlar değillerdir..  Çünkü bakkallar süpermarketlere yenilmeye başladığı yıllardan bu güne bakkalı kapatanın oğlu gazeteci olarak şansını denemeye başlamıştır.. Diyeceksiniz ki ne var bunda sen de inşaatlardan gelmişsin..

Çok okuyarak kendisini ortalama genel kültür anlamında yetiştirememiş muhabirlerin elinden çıkan haberin dili ve anlatımı bozuk olur.. Bununla çok sık karşılaşırsınız..

Ve ortalama genel kültürün altında meslek ircaa eden gazeteci arkadaşlarımız mecburen mesleği bıkacaktır bir süre sonra..

Mesleği bırakmadan önce birkaç gazete değiştirir ve son alternatif olarak kendilerine bir internet haber sitesi kurarlar bunu da başaramayarak ve nihayet unutulup giderler..

Şuan Samsun’da tespit edebildiğimiz kadarıyla 25- 30 civarına internet haber sitesi var.. Takip etmesi, edilmesi çok zor.. Açılıp kapanıyorlar..

BAŞKANIM BİR SİTE KURDUM

Bana bir belediye başkanı birkaç gün önce internet sitesi kuran bir gazetecinin  kendisine attığı mesajı okutmuştu:

“Başkanım bir internet sitesi kurdum. Ofis malzemeleri için 50 bin TL’ye ihtiyacım var..stop

Evet bu çocuklara sahip çıkılmıyor.. Gazete sahipleri asgari ücreti bile bunlara çok görüyor..

Bunlarda kendilerine göre çözüm üretmeye çalışıyorlar..

Ya mesleği kendileri bırakıyorlar ya da böyle, böyle eriyip gidiyorlar.. Yani meslek onları bırakıyor..

Gazetecilerimizi yaygın medyada iş bulabilecek düzeyde yetiştirmemiz gerekiyor..

Çünkü artık yerelle merkez arasındaki mesafe  kapanıyor..

Muhakkak yerelin genelden, taşranın merkezden farkı vardır ama artık taşra ile merkezin arası birbirine iyice yaklaşmış gibi duruyor.

Yereldeki merkez ilgisi-özentisi her zaman vardı da şimdiler merkezde taşra ilgisine dikkat etmek gerekiyor..

Pratik bir örnek,  Ali Ağaoğlu’nun reklam filmlerini çeken Sinan Çetin’in Ağaoğlu’nun nasıl bir taşralı müteahhit havasına soktuğuna dikkat edin.

İnternet, facebook, twitter, taşrayı merkeze iyice yapıştırdı.. Özelikle biz internet haberciliği yapanlar için böyle..

Ama yereldeki yazılı basında internet ortamında, facebook ve twitter’dan bizim kadar hızlı ve sürekli faydalanıyor..

SAMSUN’DA BEŞ TANE WEB OFSET VAR

Samsun’da 5 tane web ofset var.. Yani gazete kağıtlarını büyük rulolar halinde alarak aynı anda dört rengi birden basan matbaalar..

Web ofsetler Samsun’a ikinci el olarak geliyor.. Düşünün İstanbul’da yaygın bir basına hizmet eden web ofset matbaası  günde 100, 200, 300, 500 hatta bir milyon gazete basarken,  Samsun’da 1000 ile 3000 arasında gazete basıp akşama kadar yatıyorlar.. Ne büyük bir israf..

Samsun’da bir web ofset bütün gazetelerin ihtiyacını görür ama gazete patronları için web ofset hem başka bir gazetenin tesislerine bağımlı olmamak ve hem de prestij anlamı taşıyor..

Bu durum başka şehirlerde bu kadar israfa gidecek düzeyde değildir diye düşünüyorum.. Bir web ofset pekala ortak iş yapabilir..

Gazeteci Recep Yazgan’ın konuşmasının ardından soru cevap şeklinde devam eden programa  öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
adminadmin