Akasyamhaber Yazılarını Kitaplaştırdı
Akasyamhaber yazarı Ali Korkmaz, Akasyamhaber’de yazdığı köşe yazılarını Aliterapi isimli kitapta topladı
Akasyamhaber yazarı Ali Korkmaz, Akasyamhaber’de yazdığı köşe yazılarını Aliterapi isimli kitapta topladı..
Korkmaz Kitabının önsözünde, “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” der atalarımız. Yoğurt yeme gibi basit bir şeyin herkese göre değişen bir şekli olduğuna göre gerisini siz tahmin edin artık. Yaşamanın kaç şekli vardır acaba? Elbette ki en az yoğurt yiyiş şekli kadar vardır. Bu anlamda her birey, bir farklı bir dünyadır. Birbirine hiçbir anlamda benzememektedir. Kendine has üslubu, yürüyüşü, bakışı, düşünüşü ve kişiliği vardır. Olaylar karşısındaki tavrı da herkesin kendine özgüdür” kitabının öyküsünü şöyle anlattı:
Bir zamanlar kitlesel tedavi yöntemleri uygulayan tıp sektörü de bu nedenle bireysel tedavi yöntemleri kavramını telaffuz etmeye başlamıştır. Öyle ya, her birey birbirinden farklıysa hepsine ortak tedavi diye bir şey olmamalıydı… Sonuçta bu noktaya doğru gitmektedir dünya… En basitinden vücut kilosuna göre ilaç verilmesi de bu yaklaşımın doğal sonucudur.
Bedensel rahatsızlıklarda kemoterapi, radyoterapi, fizyoterapi gibi yöntemleri kullanan tıp sektörü ruhsal sıkıntılar gündeme gelince yöntem değiştirmekte farklı terapiler uygulamaktadır. Hatta bir kısım doktorun kendi geliştirdiği ve uyguladığı yöntemler de bulunmaktadır. Aliterapi ise bu tedavi yöntemlerinden hayata tamamen farklı bir sosyopsikolojik yaklaşım, bir yaşam tarzıdır.
Aliterapi, hızla akıp giden günlük yaşam içerisinde bizi arayıp bulan binlerce üzüntü kaynakları yerine, mutluluk kaynaklarını bizim bulmamız gerektiğini kabullenmek ve bunun için çaba sarf etmektir.
Aliterapi, karşımızdakine “Nasılsınız?” diye sorduğumuzda aslında kendimizden başkasının umurumuzda olmadığını, kötü veya hasta olsa da hiçbir önem ifade etmediğini açıkça söylemek demektir.
Aliterapi, hayatta huzur ve sağlıktan başka hiçbir şeyin asli faktör olmadığını, para ve makamın insanın düşmanı olduğunu yaşayarak anlamanın kısa adıdır.
Aliterapi, bencilliğin karşısında, ancak toplumun içinde, bireyselliği doyasıya yaşamaktır.
Aliterapi, paran kadar, giyimin kadar, araban adam, makamın kadar, fikrin kadar adam olunan günümüz dünyasında; bütün bunlara rağmen adamım diyebilmektir.
Aliterapi, herkese umurumda değilsin diyerek rest çekerken, umurunda olanların yapmayacağı kadar gereksinim sahibi olanların yardımına koşmak, yanında olmaktır.
Aliterapi, başkasının tembelliğini baz almadan, çalışarak standart oluşturmanın iş dünyasındaki adıdır.
Aliterapi, yaşanan her anın ömürden gittiği bilinciyle her anı yaşamanın, yarını ümit etmenin, gelecek korkusu yaşamamanın adıdır.
Aliterapi, inandığını iddia ettiği halde Kıyamet günü hesap vermeyecekmiş gibi ikiyüzlü ve kaypak yaşayanlara karşı; “Allah’a ve Ahiret Gününe inanmasaydım sizin gibi yaşardım!” gerçekliğini haykırmaktır.
Aliterapi, dünyevi makam elde etmek uğruna herkesi ve her şeyi feda etmektense, bu dünyayı kazanmak için öte dünyayı feda etmemektir.
Aliterapi, üzüntüyle yaşamaktansa ölüm gerçeğiyle yüzleşip gülerek ölmenin felsefesini yapmaktır.
Aliterapi, ilkeler doğrultusunda içinden geldiği gibi yaşamak, “El alem ne der!” diye halk dalkavukluğu yapmamaktır.
Aliterapi, “Biraz da biz ölelim!” diye kepçeyle yemektense, elindeki kaşığı kardeşinle paylaşabilmektir.
Aliterapi, renkli dünyalara öykünmek yerine, siyah beyaz gerçek yaşama rıza göstermenin keyfini yaşamaktır.
Aliterapi, tüm bu davranışların altına sözüyle fiiliyle imza atmanın, bunları yaparak madden ve ruhen rahat olmanın, ikiyüzlü insanların yaşadığı şu dünyada gerçek terapiyi yaşamanın özgün adıdır…
admin















































































































































































































