Bu tür mağduriyete uğrayan insanların prototipine baktığınızda öyle hiçte cahil insanlar olmayıp bu tuzağa profesörlerin bile düştüğüne şahit oluyorsunuz. Bu nasıl oluyor diye baktığınızda da karşı tarafın iletişim becerileri, ikna kabiliyeti ve insan psikolojini çok iyi bildiklerini görüyorsunuz. Bu kadar yeteneği meşru bir alanda kullanmış olsalar rahat bir hayat sürecek olduklarına şüphe yoktur. Dolandırıcılar toplumun zaaflarını çok iyi tahlil ettikleri için kurban bulmaları zor olmuyor. Bu konunun sosyolojik olarak incelenmesi durumunda bilinçlenme adına önemli bir çalışma ve kaynak ortaya çıkacaktır.
Aldatan da, aldanan da bizdendir!
Geçmişten, günümüze gün geçmiyor ki medyaya dolandırıcılıkla ilgili bir haber yansımasın. Zaman, mekân ve yöntemler değişse de değişmeyen tek şey var ki insanların halen daha bu tuzağa düşüyor olması. Ortaya çıkan bu kadar olay sonrası artık toplum bu konuda yeterince şerbetlendi, bundan sonra kimse kanmaz diye düşünüyorsanız yanılırsınız.
Recep YAZGAN















































































































































































































