Anlaşma Nasıl Başarılı Olur?
Türkiye ve İsrail, Mavi Marmara gemisine düzenlenen kanlı saldırının ardından bozulan diplomatik ilişkilerini yeniden düzeltiyor
Türkiye ve İsrail, Mavi Marmara gemisine düzenlenen kanlı saldırının ardından bozulan diplomatik ilişkilerini yeniden düzeltiyor.
Anlaşmaya Türkiye’de verilen tepkiyle Arap sokağında verilen tepki aşağı yukarı aynı.
Türkiye’de nasıl bazı kesim üzüm yemek değil bağcıyı dövmek maksadıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kıyasıya eleştirdiyse, yeminli Erdoğan düşmanı bazı Araplar da aynı şekilde anlaşmayı fırsat bilerek Türkiye’ye, Erdoğan’a ve sevenlerine saldırdı.
Söz konusu kesim, Arap sokağında “Arap Siyonistler” olarak adlandırılmasına ve İsrail’e duyduğu sempatiye rağmen, azılı düşmanı olarak gördüğü İslamcılarla alay etmek için anlaşmayı fırsat bildi.
Yine Türkiye’de olduğu gibi, İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini hiçbir şekilde onaylamayan fakat Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın hafifletiletilecek olmasına sevinenler oldu.
Abluka kalktı mı kalkmadı mı tartışması Arap sokağında da yaşandı.
Fakat artık bunların hiçbir önemi yok.
Gelinen noktada anlaşmanın Türkiye ve Filistin için en iyi nasıl değerlendirileceği üzerine odaklanmak gerekiyor.
Bu arada, Hamas’ın Erdoğan’a ve Türk halkına teşekkür için yayınladığı ve tam vaktinde gelen açıklaması takdire şayan.
Gazze Şeridi’ne yapılacak yardımlar hiç şüphesiz Hamas’ı rahatlatacak.
Çünkü Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın bir amacı da Gazze halkını hayatından bezdirip Hamas’a karşı isyan etmeye sevk etmekti.
Elektrik, su ve benzeri krizlerle bunalan halk, Mısır’daki “Temerrud” benzeri dış destekli bir hareketle Hamas’a karşı kışkırtılacak ve Gazze Şeridi’ni fiilen yöneten Hamas’a darbe yapılacaktı.
Gazze Şeridi’nde terör eylemleriyle halkı infiale sevkedecek hücre deşifre edildiği ve yılanın başı zamanında ezildiği için darbe planı başarılı olamadı.
Fakat Hamas düşmanlarının Gazze halkının birgün mutlaka ablukadan bunalıp harekete başkaldıracağı inancı hiç bitmedi.
Bu arada şu gerçeği unutmamalı:
Abluka dediğimiz olayı İsrail kendi başına gerçekleştiremez.
Ablukanın bir yanında İsrail varsa diğer yanında Mısır ve darbenin arkasındaki ülkeler var.
Gazze Şeridi’ni boğmak amacıyla konulan ablukayı “İsrailli Siyonistler” ile “Arap Siyonistler” birlikte uyguluyor.
Üstelik “Arap Siyonistler” küfürde, nifakta ve ihanette daha da şiddetliler.
Bu nedenle Türkiye-İsrail anlaşmasının Gazze halkını rahatlatacak olmasından memnun değiller.
İsrail’i Gazze Şeridi’ne ablukayı ağırlaştırmaya ve savaşa teşvik eden Mahmud Abbas, Erdoğan’a “Gazze’ye göndereceğiniz yardımları bizim aracılığımızla göndermeniz gerekiyor” demiş.
Bunca yıl Gazze halkının çektiği acılarda payı olan adam Gazze’ye yapılacak yardımların rantını devşirmek istiyor.
Yüzsüzlüğün bu kadarına da pes yani. Şimdi sorulması gereken asıl soru şu:
Türkiye bu anlaşmayı en iyi nasıl değerlendirebilir?
İsrail ve Rusya’yla ilişkilerin düzeltilmesinin oluşturacağı hava, Suriye’nin kuzeyinde PKK devleti kurma planına müdahale için Türkiye’ye iyi bir fırsat sunuyor.
Türkiye için şu an bir numaralı tehdit PKK ve Amerika’nın desteğiyle Suriye’nin kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı yapı.
Kamışlı ve Kobani’deki terör yuvalarını vurup dağıtmanın tam zamanı.
İkincisi, yapılacak yardımlarla ve hayata geçirilecek projelerle Gazze halkının bir an önce rahatlamasını sağlamak. Gazzeliler günlük yaşamlarında Türkiye’den uzatılan kardeşlik elinin sıcaklığını ve anlaşma öncesiyle anlaşma sonrasının farkını açıkça hissetmeli.
Bunlar gerçekleşirse anlaşmayı başarılı kabul edebiliriz…
İsmail Yaşa / Diriliş Postası
admin














































































































































































































