ASKON ile Fetih 1453
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği Samsun Şubesi yani kısaca ASKON, bu hafta Salı akşamki yönetim kurulu toplantısı çok kısa tutarak daha anlamlı, daha başka ve daha keyifli bir karar aldı
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği Samsun Şubesi yani kısaca ASKON, bu hafta Salı akşamki yönetim kurulu toplantısı çok kısa tutarak daha anlamlı, daha başka ve daha keyifli bir karar aldı..
“Toparlanın Fetih 1453’e gidiyoruz”
“Evde çocuklar bekliyor sonra gideriz”
“Arabayı çok kötü bir yere park ettim başka gün İnşallah”
“Abi, ofiste işlerim yarım kaldı ben gelmesem” (Bu benim)
“Hiç Vaktim yok, Hanımı kaynanama bıraktım onu alıp eve geçeceğim”
Hiçbir mazeret sökmedi..
Sökmediği gibi, mazeret beyan etmeye çalışan güruh olarak bizleri de cihat kaçkını haline dönüştürdü..
Adam 21 yaşında İstanbul’u fethe çıkıyor, biz ise türlü bahanelerle filmine bile gidemiyoruz, yuh bize.. Üstelik kalbine fetih aşkı düştüğünde 19 yaşındaymış, yani üç yıllık bir askeri, siyasi ve manevi hazırlık..
ASKON Samsun Başkanı önümüzde, HAS Parti Samsun Başkanı yanımda daldık sinemaya; Samsun Moviezom..
Filmin ilk sahnesi beni oracıkta fethetti; Eyyüb El Ensari, Allah’ın Resülü’nden Konstantiniyye’nin fethiyle ilgili hadisi büyük bir coşku ile dinlerken başlıyor film..
Ve oradan havalanan bir şahin Topkapı sarayına konuyor.. Sonra Urban Usta’nın döktüğü topun adı da Şahin..
İlk taarruzdan sonra Osmanlı Ordusu çok fena bozguna uğruyor.. Fatih çadırından çıkmıyor, babası öldüğünde elinden aldığı tespihi parçalıyor.. İmame kopuyor, taneler dağılıyor.. Bitti bu iş diyorum filmin sonu belli olmasına rağmen..
Sonra Ak Şemsettin geliyor, Fatih’e Eyüp Sultan’ın kabrini gösteriyor; Burada Ak Şemsettin’in Fatih’e yaptığı nasihati epey eksik buldum fetih ruhunu yansıtması bakımından.. Daha tarihi arka plana yaslanan, Alparslanlara, Selahattin Eyyubilere gönderme yapan bir ajitasayon daha uygun olurdu gibi.. Hatta Ak Şemsettin karakterini fazlasıyla pejmurde buldum.. Tonton, az önce bir şişe şarabı yuvarlamış sempatikliğiyle konuşan, dişleri dökük, gözleri fıldır fıldır.. Hiç veli – evliya hali, tavrı, edası yok..
Yönetmen “İslamcı bir film çekmiyorum kardeşim ben” seslenişini Bizans saraylarındaki kadın dekolteleriyle yeterince öne çıkarıyor..
Bir tarih filmi açısından itici bulduğum, olmamasını arzuladığım savaş sahnelerindeki iki, üç tane kesilen el görüntüsü.. Gerek yok.. Bu filmi çocuklar seyretmesin mi.. Dersiniz ve haklısınız ki, bunu düşünmek zorunda değil yönetmen.. Ve bu bir savaş filmi halihazırda..
Filmin müziklerinin ve görüntü yönetmeninin yabancı olduğunu anladım seyrederken..
Eleştirilecek çok şey var; eğer Fatih imam olup askerlerine namaz kıldırmasaydı, bu filmde fetih ruhundan çok işgalci ve barbar Conan seyri daha fazla derdim.. Hele Ulabatlı Hasan’ı o saç, o kas ve karizma ile görünce.. Fetihin manevi yönü ıskalanmış derdim.. Diyemiyorum..
Fatih gece gündüz Fetih için çalışıyor, veziri ise sürekli Fetihten vazgeçirmeye çalışıyor adamı.. Bir rahat bırakmıyor ki çalışsın..
İstanbul’a kaç koldan saldırıyor; karadan, denizden, yer altından.. Kule saldırısı, top atışları, dönemin en büyük ve güçlü topu..
Buna rağmen ilk taarruz başarısız..
İkinci taarruzu başarılı kılan ise;
“Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden
Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden”
ASKON’cularla birlikte bu ve bunun gibi sahnelerde tekbir çekmemek için zor tuttuk kendimizi..
Filmin kotarılış tarzı fazlasıyla Amerikan sineması havasında olmasına rağmen, büyük emek, para ve çabayı göz ardı etmemek gerekiyor; beğendim bu filmi..
admin


















































































































































































































