Özellikle paranormal olaylar, yani bilimsel yöntemlerle kesin olarak açıklanamayan deneyimler, yüzyıllardır insanların ilgisini çekmiş, korkutmuş, düşündürmüş ve zaman zaman inanç sistemlerinin merkezinde yer almıştır. Hayaletler, ruhlar, telepati, önseziler, cinler, astral seyahat ve benzeri olaylar; kimi insanlar için tartışmasız bir gerçek, kimileri içinse sadece hayal gücünün bir ürünüdür. Peki paranormal olaylar gerçekten var olabilir mi, yoksa bunlar insan zihninin bir oyunu mudur?
Paranormal olaylara inananlar genellikle kişisel deneyimlerini temel alırlar. Gece aniden uyanıp bir varlık hissettiğini söyleyenler, ölmüş bir yakınının rüyasına girerek mesaj verdiğine inananlar ya da daha önce hiç tanımadığı birini rüyasında görüp sonra gerçekte karşılaşan kişiler, bu tür olayların tesadüf olamayacak kadar güçlü olduğunu savunur. Bu deneyimler çoğu zaman çok yoğun duygularla yaşandığı için, yaşayan kişi için inkâr edilmesi neredeyse imkânsız hale gelir. Çünkü insan, yaşadığı bir duyguyu ya da hissi “gerçek değil” diyerek kolayca silemez.














































































































































































































