Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 09-02-2013 11:03   Güncelleme : 09-02-2013 11:03

Bir şehre doğru…

Şehirler de konuşur bilir misiniz? Bazıları “geç git oyalanma buralarda” der, bazıları “geç ama gitme hep bende kal” der

Bir şehre doğru…
Şehirler de konuşur bilir misiniz?

Bazıları “geç git oyalanma buralarda” der, bazıları “geç ama gitme hep bende kal” der. Attığımız adımlarda yerin kulağını dinleyelim, kulak verelim ki ne diyor…

İşte onlardan bir tanesi güzel şehir Gaziantep.

Gittim ama kalamadım, döndüm ama geçemedim…

Buram buram geçmiş zaman kokuyor sokakları. Kokuyu alabilmemiz için  derin derin nefes almaya gerek yok, şöyle göz ucuyla başımızı kaldırıp baktığımızda etrafımıza, eskimeyen eski konaklar, mütevazi fakat duvarlarında derin mana saklı camiler görürüz…

Şehrin eski konakları ev hayatının mahremiyetini hatırlattı bana. Etrafını çevreleyen evin orta yerindeki avlular mahrem fakat bir o kadar güzel ve ince düşünülmüş. Şimdilerdeki betonlaşmayla karşılaştıracak olursak, bu konakları gezerken insan burada yaşlanmaz fikri geliyor ister istemez aklımıza. Taşlara dokunarak yaşamak bu olsa gerek…

Tarihi bedestenleri, hanları, camileri ile şehrin orta yerinde geçmişin kokusuyla birlikte bir göz ziyafeti yaşanıyor adeta. İlk kez gelmiş gibi hissettirmiyor bu şehir, seni tüm misafirperverliğiyle karşılıyor sokakları, yaşayanları…

Taş sokaklarda yürüyüşümüze ara vererek Alaybey Cami’ ye selam vermeden, hatırını sormadan geçmek olmazdı. Dışarıdaki dondurucu soğuktan çekip aldı bizi şefkatli ve sıcak kollarıyla sarmaladı çok şükür.

Baharatçıları, bakırcıları, yemenicileriyle rengarenk bu şehir, şehrin yaşayan sakinleri gibi…

Uzattığınız şekeri annesinden onay almadan kabul etmeyen çocukları var bu şehrin. Terbiyenin kendisini hayrete düşürecek şaşkınlıkta…

Şehrin sokakları soğuk, yüreğimiz donuktu. Yürünmemiş yolları aşıyor, tadılmamış acıları yaşıyorduk.  Bu yollara hayatımın mükerrer kaydını atıyorum. Kaydı atılan mükerrer acılar…

Şairin mısraları aklıma geliyor birden “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır...” sonra zihnim bunu şehirleri şehir yapan orada yaşayan insanlardır şeklinde değiştiriyor.

Bir de taş kentte güzel yürekli insanlar var başkalarının acılarını görmezden gelmeyen, acılarına gülmeyen, başkalarının hüznünü paylaşan, sevincini bölmeyen.

Bülbülzade Vakfı çalışanları, gönüllüleri ve çalışmaları bir kez daha gösterdi ki iyilik paylaşmaktır, hakkından hak vermektir. İyilik özverili olmaktır.

Vakfın başkanı Turgay Aldemir’ in dediği gibi “Bir mehildir, bir müddettir, bir süreliğine mahdut bir hayattır” yaşamak… İçini nerde, nasıl ve neyle dolduracağımıza bizler karar veririz.

Şehre ve insanına kısa bir süre dokunmaya çalıştıktan sonra tekrar gidilecek, görülecek şehirler listemize ekleniyor Gaziantep. Sevgi ve muhabbet duygularımız hep umutlu olmaya doğru yeşeriyor tekrardan.

Güzel insanlar güzel işlere imza atarmış…

Güzel şehirlerde güzel insanlar yaşarmış vesselam…
 
adminadmin