Bu Kitabı 20 Yayınevi Basmadı!
[gallery link="file" columns="1" ids="36280"] Doç Dr
[gallery link="file" columns="1" ids="36280"]
Doç Dr. Adem Çaylak’ın Dinci Kemalizm ya da Gülen Kemalizm isimli kitabı tam 20 yayınevi tarafından basılmayarak geri çevrildi.
Çaylak kitabının önsözünde kitabını baskı için götürdüğü 20’ye yakın yayınevinin basmak istemediğini yazdı..
Kimlerinin “ticari kaygı” nedeniyle kimilerinin ise “Kurumsal Çizgimize Ters” gerekçesiyle kitabını basmadığını yazan Doç. Dr. Adem Çaylak kitabının bazı yayınevi tarafından “Yandaş Pozisyonumuza Halel Gelir” endişesiyle basılmasına isteksiz davrandıklarını da önsözünde belirtti.
Çaylak kitabın önsözünde, “Bu durumun Türkiye’de yayımcılık ve dağıtımcılığın neredeyse tekelleşmiş boyutunu gösterdiği gibi bilgi ve iktidar arasında kurulan çarpık ilişkinin mahitini de gözler önüne serdiğini de belirtiyor..
Doç. Dr. Adem Çaylak konuyla alakalı olarak Milat Gazetesi’ndeki köşesinde şunları yazdı:
İki yıldır üzerinde çalıştığım, Gülenizm= ”Dinci” Kemalizm ya da “Gülen” Kemalizm başlıklı kitabım nihayet Murat Kitabevi’nden yayınlanarak okurlarla buluşmuştur.
Kitabın yayınlanmasının ayrı bir öyküsü vardır. 20’e yakın yayınevi ile görüşülmesine rağmen kitabın yayınlanamaması, Türkiye’nin geldiği nokta açısından manidar olduğunu belirtmek isterim. Bu açıdan kitabı yayınlama cesareti gösteren Murat Kitabevi’ne buradan teşekkürü bir borç bilirim.
Giriş ve kavramsal çerçeve ile üç bölümden oluşan kitabın giriş ve kavramsal çerçevesinde, “seküler” ve “dinci” Kemalizmler, kapitalist sistemi “zor” ve “rıza” üzerinden analiz eden Antonio Gramsci’nin “hegemonya” kavramından ilham alınarak çözümlenmiştir. Aynı yerde ve bağımsız makalelerde, Ali Şeriati’nin bakış açısından yola çıkarak, özellikle “dinci” Kemalizm’in nasıl bir “dine karşı din” hareketi olduğu irdelenmiştir.
İlk bölümde, modernite ile eklemli Türk inşacı otoriteryenizmin resmi ideolojisi olan “seküler” Kemalizm’e değinilmiş, ikinci bölümde “seküler” ve “dinci” Kemalizm, bilgi, eğitim, okul, toplum, devlet, lider kültü, otoriteryenizm, merkeziyetçilik, militarizm, milliyetçilik ve Türkçülük anlayışları bakımından karşılaştırılmış, üçüncü bölümde ise, Milat gazetesinde 2011’den beri “hizmet” hareketi üzerine yazdığım makalelerim yayınlandıkları tarihe göre yerleştirilmiştir. Özellikle ikinci bölümde, “seküler” Kemalizm’in “seküler” lideri Mustafa Kemal Atatürk ile “dinci” Kemalizm’in “seküler ruhani” lideri Fethullah Gülen’in yazılarının, belirtilen konu başlıkları çerçevesinde karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Bu yapılırken, “seküler” ve “dinci” Kemalizm’in ideologlarının görüşlerine de yer verilmiştir. İçerik ve söylem analizi yöntemine başvurularak karşılaştırılan “seküler” ve “dinci” Kemalizmlerin kullandığı dilin biçimsel farklılıkları dışında, mahiyet itibariyle birbirlerine ne kadar benzediği ortaya çıkmıştır.
DİNCİ KEMALİZM
Gülen hareketini tanımlamak için kullanılan “dinci” Kemalizm tabiri, rastgele bir kavramsallaştırmadan ibaret değildir. Uzun yılların gözlem ve deneyimi ile okuma ve anlama uğraşından çıkartılan sonuç ve iddia, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ideolojisi “seküler” Kemalizm’in “zor”, “baskı” ve “darbe”si ile Batılı modern “kapitalist” değerler çerçevesinde “makbul vatandaş” yapılamayan toplum kesimlerini, “gönüllü kulluk” ve “rıza” üzerinden devşirmenin (hadım etmenin) bir aparatı olarak devreye sokulan “dinci” Kemalizm’in kullandığı “din” dili ve içersediği söylem itibariyle “seküler” Kemalizm’in “dinci” versiyonu olduğudur.
Çalışmanın temel argümanı, tüm “İslami” görüntüsüne ve kullandığı “din” diline rağmen Gülenizm’in bilgi, eğitim, toplum ve devlet anlayışı, “seküler” Kemalizm’in üzerine oturduğu modern zemin ve beslendiği zihniyet dünyası ile biçimsel olmasa da mahiyet itibariyle özdeş olduğu iddiasıdır. Çalışmanın temel iddiası ve argümanı, bizzat Mustafa Kemal Atatürk ve M. Fethullah Gülen ile Kemalizm ve Gülenizm’in ideologlarından yapılan alıntı ve karşılaştırmalar ile ispatlanmaktadır.
“Seküler” Kemalizm’in toplum katmanlarınca içselleştirilmesine “hizmet” ettiğini iddia ettiğimiz “dinci” Kemalizm (Gülenizm), aslına bakılırsa bir tür “seküler ilahiyat” hareketidir. Başka bir deyişle, Kur’ani kavram ve kelimelerin içini boşaltıp, bağlamından kopartarak İslam’ın, Hıristiyanlık formuna uygun bir biçimde Protestanlaştırılmasına “hizmet” eden Gülenizm’i imlemek için “dini” Kemalizm yerine, özellikle “dinci” Kemalizm kavramı kullanılmıştır. Çünkü “dini” ile “dinci” kavramları arasında oldukça belirgin bir fark vardır. Kültürel, toplumsal, siyasal ya da ekonomik etkinliklerini “din ekseninde yerine getirmek” çabası ile “dini görüntü” ve “din dili” kullanarak “din üzerinden geçinmek” kolaycılığı birbirinden oldukça farklı ameliyelerdir. Batılı modernitenin temel paradigması ve öncüllerini “din dili ve söylemi” ile içselleştirme ve meşrulaştırmaya “hizmet” ettiğini iddia ettiğimiz “dinci” Kemalizm, “din” üzerinden geçinerek dünyevilik amacına “hizmet” ettiği ve toplumdan “rıza” devşirerek “araçsal din” yarattığı için “dinci” kavramı ile nitelendirilmiştir. Ayrıca epistemolojik ve ontolojik bakımdan paradigması belirli bir “kurulu düzeni” müstahkem hale getiren bir tür “seküler ilahiyat” yarattığı ve kurulu düzeni tevhid, ahlak, adalet ekseninde dönüştürmeyi amaçlayan “hak dini”ni bastırmaya “hizmet” ettiği için, “dine karşı din” hareketi anlamında da “dinci”dir.
admin
















































































































































































































