Günümüz dünyasında gelişmişliğin tanımı içinizde barındırdığınız nüfusun ihtiyaçlarına tam manası ile karşılık verme ve en gelişmiş silahlarla bu nüfusu koruma olarak ifade edebilir. Buna ilaveten insanların birbiri ile olan ilişkilerinde “hukuk” adı altında belli normları sağlarsanız gelişmişliğinizi garanti altına almış olursunuz. Nüfusunuzun ihtiyacına karşılık verebilmek için başka coğrafyalarda var olan kaynakları da demokrasi adı altında derdest ederseniz değmeyin keyfinize. Bunun da reklamını insan hakları olarak lansman ettiniz mi? Yaşanılacak coğrafya olursunuz, anlayacağınız. Arka planda yaptıklarınızı insanlar bilmese de olur. Zaten yaptıklarınız hiçbir zaman onları ilgilendirmez değil mi? 1800’lü yıllarda başladığınız tüfek, mikrop ve çelikteki keşfiniz sizi hızlı büyütmeye yetse de, 2000’li yıllardan sonra ne gariptir ki bir türlü büyüyemez oldunuz. Sizin tabirinizle, yanı başınızda duran hasta adam iyileşti, endişelenir bir haldesiniz. Bu endişe hali ile ateşi direk tutmuyor, yönetebileceğiniz maşalar ile tutmaya çalışıyorsunuz. Biliyorum içimizdeki meczuplarla bizi tekrar hasta etmek için çaba sarf etseniz de artık çok geç! Başaramayacaksınız. Tarihler yazan bir milletin evladı olarak şunu söyleyebilirim: Büyüme hızınız artık sizi bölecek düzeyde, nüfus artış hızınız çağın gerisinde, cinsi münasebetleriniz ahlak dışı, kendi siyasi çıkarlarınız için uluslararası hukuk tanımazlığınıza dünya şahit oldu. Olsun, şimdilik para sizde ama yakın gelecekte huzur bizde inşallah.
Canım Türkiye’m! Zincirlerini kırmak üzere olduğun bu zaman diliminde yemediğin zehirli ok kalmamıştır herhalde. Ama bu millet dün olduğu gibi bugünde panzehirini elde edebilecek güçte ve kudrettedir. Benim için bugünün dünden farkı daha fazla çalışma bilincinin milletçe benimsenmesi gerekliliğidir. İçimizdeki cevherlerin açığa çıkma vaktidir 21.yüzyıl. Yeni bir çağın yeni bir dünyanın var olabilme mücadelesine son on yılda kattığın değerler ortadır. Muhacire Ensar olabilme, mazluma sahip çıkabilme, mağdurun hakkını savunabilme becerine bütün dünya canlı şahittir artık. Bu elbette bize güç vermektedir. Ancak küresel ekonomide paranın da önemli bir güç olduğunu unutmamak gerek. Büyüme performansımızın son on yılda Avrupa’yı ikiye katlamanın bir bedeli olacaktı elbet. Bütün yaşadıklarımızı ben buna sayıyorum. Ancak güçlü bir Türkiye’nin de Avrupa’ya bir bedeli olacaktır.
Yarınlarda güçlü olabilmek için bugünümüze sahip çıkalım.
Uzm.Dr. Saadettin BAYÇELEBİ
















































































































































































































