Güncel
Giriş Tarihi : 24-11-2014 12:01   Güncelleme : 24-11-2014 12:01

Çocuk İstismarı

Çocuk istismarı denilince akla ilk gelen cinsel istismar olur genelde

Çocuk İstismarı
Çocuk istismarı denilince akla ilk gelen cinsel istismar olur genelde. Ancak herkes biliyor ki o masum yüreklerin aslında ne çeşit istismara uğradıklarını. Şiddete eğilimli ebeveyn ve öğretmenler, çocuk işçiler,çocuk gelinler, sokakta çalışan çocuklar, reklamlarda dergilerde bize gülümseyen yüzler. Bu liste uzar gider.Çocuklarla yakın ilişki halinde olduğunuzda tüm bu olumsuzlukların hedefine o aydınlık yüzlerin konulmuş olmasını kabullenmek güç oluyor. Ne yazık ki çocuk haklarından yoksun bir dünya mevcut. Birtakım kuruluşların var olması çocuk istismarını önleyecek güçte değil. Türkiye’de ise bu durum büyük bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Buna rağmen “miş-mış” gibi yapma eğilimi olan çok sayıda insan ve kuruluş mevcut. Her yıl olduğu gibi bu yılda çocuk hakları gününde sözde çocuklar düşünülüyormuş gibi yapıldı. Çocuk haklarına dikkat çekmek isteyen görüntüler bir günlük sergilendi ve hemen ertesi gün unutuldu. Hep böyle olmuyor mu? 23 Nisan’da televizyonda,sokakta,mecliste çocuklara bir günlük söz verilir. Vitrin için kullanılan bir sürü çocuk yüzü çıkar kaşımıza… Vitrinlerden bir tanesi okullar…. Herkesin bildiği üzere okullarda yılsonu ve resmi bayramlarda özel gösteriler düzenlenir. Merasimler günün önemine uygun şekilde programlanır ancak amaç her zaman çocuklara katkı sağlamak ve mutlu etmektir. Resmi bayramlarda vatan sevgisi,toplum bilinci, tarih bilgisi, barış gibi kavramlar aşılanır. Bu bağlamda vitrin kusursuzdur ancak özellikle 0-6 yaş grubu çocukların bu tür organizasyonlarda kullanıldığı bir gerçektir. Öyle öğretmenler var ki çocuğu merkeze almayıp müdür ve rakip öğretmeni koyarak hırsla çocuklara acımasızca yüklenebiliyorlar. Bu zihniyetin vitrini süsleyerek çocukları istismar ettiklerini üzülerek dile getiriyorum. (Bilinçli öğretmenleri tenzih ederim.) Çocukları istismar eden yalnız bu statü değildir. Sokakta farkında olmadan herkes çocuk istismarını yüreklendirici davranabilir. Çocuk sokak satıcıları… Çocuk sokak satıcıları ile yetişkinlerin ilişkilerine bakınca görülen görüntüde acıma duygusunun hakimiyetini görürüz. Bu duygu daha fazla çocuğun sokakta olması demektir. Bu konuyla ilgili birçok video hazırlanıp sunuluyor. Buna şiddetle karşı çıkarken bir de bakıyoruz ki sokakta istismar edilen çocuk satıcılardan alışveriş yapan bizler o videolarda poz vermişiz! Tam bir ironi. Tüm bunlara bakıldığında çıkan sonuç ise; toplumsal bilincin oturmadığı ve sosyal politikalardan uzak bir devletin mevcut olduğudur. Çocuk merkezli bayramlara, günlere atıfta bulunurken dahi vitrinde çocukların görüntüleri yok olmuyorsa bu bilinçten yoksunluğun kanıtıdır. Böyle devam edildiği takdirde şenlikli- bilinçsiz toplumlara dönüşmek kaçınılmaz olacaktır. Türkiye’de insanlardan sürekli bir tavır göstermeleri beklenir. Düşünmeye, biriktirip anlamaya hiç vakit yoktur.Yeni bir gelişmeye veyahut söylem üzerine parmaklar sosyal paylaşım sitelerinin esiri olur. Bununla birlikte tavırlar birikirken sosyal hayatta çocuklar istismara uğramaya devam etmekte ve her geçen gün çoğalmaktadır. Hükümetin bu konuda tüm imkanları seferber ederek sosyal politikalarını güçlendirmesi , cezai yaptırımların yanı sıra uzman eğitimcileri aracılığıyla toplumu bilinçlendirmesi de elzem olan ayrı bir konudur. Çocukların istismarına yönelik bu yazının bir tavır olarak tek cümlelik kalmaması ümidiyle…
adminadmin