Kültür
Giriş Tarihi : 01-03-2013 08:52   Güncelleme : 01-03-2013 08:52

Çözüm Süreci Rotasında Yürüyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çözüm süreciyle ilgili ''Bir süreç yolunda, rotasında yürüyor. Bu süreç içinde siyasetin üzerine düşen çok konuşmak değildir'' dedi.

Çözüm Süreci Rotasında Yürüyor

 
Kurtulmuş, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda, bir grup İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezununu kabul etti.
 
Kabulde bir gazetecinin, 28 Şubat'ın yıl dönümü olması nedeniyle değerlendirmesini sorması üzerine Kurtulmuş, ''28 Şubat, Türkiye'de üzerinde en çok konuşulan ama gerçeği en az anlaşılmış darbelerden birisidir'' ifadesini kullandı.
 
28 Şubat'ın sadece siyasete bir müdahale değil, aynı zamanda Türkiye'nin sosyolojisine de bir müdahale olduğunu belirten Kurtulmuş, bu müdahaleyle geniş kitlelerin siyasette, ekonomide, eğitimde, bürokraside söz sahibi olmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi.
   
''Medya provoke etti''
   
''28 Şubat, sadece askerlerin işin içinde olduğu bir operasyon da değildir'' diyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''28 Şubat, çok geniş ortaklı, çok farklı kesimlerin işin içerisinde olduğu, iç ve dış kuvvetlerin işin içerisinde olduğu bir konsorsiyumdur. Bunun içinde üniversiteler var, bürokrasi var, toplum mühendisleri var, finansal mühendisler var, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bazı mensupları var, dışarıdan verilen destekler var. Ama en az bunlar kadar bunun içerisinde olan medya var. Medya o dönemde öylesine ciddi bir şekilde işi provoke etmiş ki, en baştan, yavaş yavaş, 'uyarı' diye başlayarak, işte 'Hükümeti uyardı', 'IMF uyardı', 'Cumhurbaşkanı uyardı', 'MGK uyardı' diye başlayarak... En sonunda 'Topyekun savaş', 'Bu işin sonu silaha gider' gibi başlıkları dahi kullanacak kadar medya işi provoke etmiştir.''
 
''Maalesef birileri, tankların palet şakırtılarından iktidar devşirmeye kalkmıştır'' ifadesini kullanan Kurtulmuş, ''Perde arkasında kimlerin hangi düzenekleri kurduğu, 28 Şubat'tan ne şekilde istifade ettiğinin de üzerinde durulmalıdır'' dedi.
 
Kurtulmuş, 28 Şubat'ın Türkiye'ye finansal maliyetinin 291 milyar dolar olduğunu ifade etti.
   
''Postmodern darbe'' sulandırma
   
28 Şubat için ''postmodern darbe'' gibi nitelemelerin ''sulandırma'' ve ''olayın etkisini azmış gibi gösterme'' operasyonu olduğunu belirten Kurtulmuş, ''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sürdürmekte olduğu 28 Şubat soruşturması ümit ediyorum ki 28 Şubat'ın üstündeki bütün örtüleri kaldırır. Türkiye'nin geniş kesimlerine karşı yapılmış bu operasyonun suçluları kimlerse bunun hesabını verirler. Sadece askerler değil, bu konsorsiyumun ortağı olan ve bu ortaklıklarının gereğini o dönemde yapanlar kimlerse onların da hesap vermeleri herhalde beklenir'' diye konuştu.
 
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun 28 Şubat raporunun da önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ''O rapordaki ifadelerin bir kısmından soruşturma kapsamında istifade edilecektir'' dedi.
 
''Bizim derdimiz intikam değildir. Bizim derdimiz bir devr-i sabık oluşturmak değildir'' ifadelerini kullanan Kurtulmuş, ''Bizim derdimiz, bu ülkenin çocukları, genç nesilleri geleceğine ümitle baksın derdidir'' dedi.
 
Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:
 
''Türkiye, geçmişini tartışan bir ülke olarak duramaz. Dolayısıyla Türkiye'nin bütün bu geçmişteki karanlık noktaların hepsinin aydınlığa çıkartılması gerekir ki, biz 2023'e, 2071'e, 2100'e çok daha güçlü bir şekilde yönelelim. Ümit ederim ki 28 Şubat tartışmalarıyla birlikte gündeme gelecek olan bir başka tartışma da daha demokratik bir Türkiye'yi nasıl inşa ederiz tartışmasıdır. Yeni anayasasıyla, toplumsal sorunlarının hepsini çözmüş, içeride gerçekten barış ve esenliği sağlamış, bütün yurttaşlarının bir tarağın dişleri gibi eşit hale getirilmiş olduğu bir Türkiye'yi kurarız ve hiç kimsenin de bir daha aklının ucundan bile ihtilal, darbe yapmayı geçiremeyeceği bir Türkiye inşa ederiz.''
 
''28 Şubat'ta hakları yenilen insanların hepsinin hakları iade edilmelidir'' diyen Kurtulmuş, o dönemde açılmış olan siyasi davaların hepsinin yeniden görülmesi gerektiğini de ifade etti.
 
Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'in 2001 yılında ABD'de çıkan Foreign Affairs dergisinde ''Zorunlu iki müttefik: Türkiye ve İsrail'' başlıklı bir makalesinin yayımlandığını hatırlatan Kurtulmuş, Bir'in bu makalesinde 28 Şubat müdahalesinin Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla yapıldığını anlattığını söyledi.
   
Çözüm süreci
   
Terörü bitirmeye dönük süreçle ilgili görüşünün sorulması üzerine Kurtulmuş, ''Bir süreç yolunda, rotasında yürüyor. Bu süreç içinde siyasetin üzerine düşen çok konuşmak değildir'' dedi.
 
''Türkiye, 30 küsur senedir devam eden bir terör belasıyla karşı karşıya'' ifadesini kullanan Kurtulmuş, ''Türkiye'nin bir hesaba göre 400 milyon, bir hesaba göre 1 trilyon dolara yaklaşan büyük bir kaybı var. Bütün bunların ortadan kaldırılması için Türkiye'de gerçekten terörün bitirilmesi sürecine girilmiştir. Siyasetin vazifesi, AK Parti'nin, CHP'nin, MHP'nin, BDP'nin vazifesi, bu süreç içerisinde iyi bir siyaset dili kullanarak bir an evvel Türkiye'de huzur ve barışın sağlanmasına katkıda bulunmaktır'' diye konuştu.
 
Bu tür süreçlerde görüşmeyi devletin resmi görevlilerinin yaptığını anlatan Kurtulmuş, ''Silahın nasıl bırakılacağı -aslolan PKK'nın silah bırakmasıdır- meselesi teknik bir konudur. Biz siyasetçiler olarak bu teknik konunun üzerinde durmayız. Aslolan siyasi alandaki kararlılığı ortaya koymaktır'' dedi.
 
Siyasetin ''kamuoyu algısını iyi yönetmek görevi'' olduğunu belirten Kurtulmuş, ''Şu anda halkın çok büyük bir kısmı bu sürecin en kısa zamanda ve gerçekten büyük çoğunluğun kabul edeceği bir şekilde neticelendirilmesi yönündedir'' diye konuştu.
 
Kurtulmuş, ''Şu soruyu herkes kendi vicdanında sorsun ve cevap versin; Biz gerçekten terörü bitirmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz?'' dedi.
 
adminadmin