Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 20-08-2016 13:47   Güncelleme : 20-08-2016 13:47

Devlet Yönetmek Zor İştir

Son zamanlarda yetkili yetkisiz herkes “zor günlerden geçiyoruz” diyor ya, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak hakikaten çok sıkıntılı ve çok zor bir dönemden geçiyoruz. Mevcut ortamda kimin dost, kimin düşman olduğu ve kime güvenileceği belli değil.

Devlet Yönetmek Zor İştir

Balyoz, Ergenekon ve benzeri davaların iddianamesindeki belgelerin sahte olduğu, ülkenin güvenliğinin teminatı olan Genel Kurmay Başkanının, sahte belgelerle ve de sahte hâkimler tarafından “Silahlı Terör Örgütü Elebaşı” suçlaması ile yargılandığını görüyoruz.  

Yine ülkenin teminatı olan Adalet mekanizmasının başına özel yetkilerle tayin edilen savcı ve hâkimlerden bazılarının FETÖ/PDY Terör Örgütü çıkarlarına hizmet ettiklerine ve kimlikleri deşifre edilince yurt dışına kaçtıklarına tanıklık ediyoruz.

FETÖ/PDY örgütünün ülkeyi örümcek ağı gibi sardığına, vatanına ihanet edecek kadar hainleşen örgüt üyelerinin TSK bünyesinde kilit noktalarda yuvalandıklarına şahit oluyoruz.

15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan olaylardan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri Teşkilat yapısının değişeceği, Genel Kurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanacağı ve bu göreve atanma usulünde yeni düzenleme yapılacağı söyleniyor.

Bu düzenlemelerle asırların ezberi bozulurken, yeni yapılanma ile nerede ise 15 Temmuz olaylarının sorumluluğu adeta Türk Silahlı Kuvvetlerine fatura ediliyor. Bir bakıma FETÖ/PDY terör örgütünün hain darbe girişimindeki rolü ikinci plâna atılıyor.

Oysaki mesele devletin oturmuş sistem yapısında değil. Sorun, devletin en önemli görevlerine özel yetkilerle getirilen “sorunlu” kişilerin atamalarında yapılan sorumsuzluktan, onların ehliyetsizliklerinden, yetişme tarzlarından ve inanç yapılarından kaynaklanıyor.

Sahte belgelerle generalleri hapse atan, şerefli ordumuza toplum nezdinde itibar kaybettiren, aileleri mağdur eden, acı çektiren ve sonra yurt dışına kaçan hâkim ve savcılar sivil otoriteye başlı değil miydiler? Sorun, eli silahlı olanların veya özel yetkilerle görevlendirilenlerin vicdanlarında.

Hatırlanacağı gibi AB İlerleme Raporunda, TSK nın lejyoner (etkisiz) hale getirilmesi isteniliyordu. Kopartılan bunca fırtınanın ardından, öncelikli olarak TSK nın hedef tahtasına oturtulması, korkarım ki bu amaca hizmet edecektir.

  Bu olaylardan sonra ekran karşısına geçen herkes merhum Erbakan Hoca hakkında methiyeler düzüyorlar.  17 Ağustos 2016 akşamı Haber AKS televizyonunun konuğu olan bir beyefendi; “Allah Erbakan Hocaya Rahmet etsin, Hoca 78 Milyona hakkını helal etsin. O hep haklı çıktı” diye hakkı sahibine teslim ediyordu.

AK Parti kurulurken merhum o kadronun niyetlerini, neleri yapıp neleri yapamayacaklarını iyi bildikleri için “Devlet yönetmek çoluk çocuk işi değil” diye ikaz etme ihtiyacı hissediyordu.

Ülkenin içine sokulduğu bunca kargaşa ve belirsizlik ortamından sonra elimizi vicdanımıza koyarak Ne yazık ki, “HOCALARIN HOCASI YİNE HAKLI ÇIKTI” diyoruz. 

 

    

 

adminadmin