Dogayı Sevmeyi Bize Öğreten Ve Koruyan Peygamber Efendimiz, Ama Bizlere Ne Oluyor..?
ÇEVRE ;basit anlamıyla canlıların yaşadığı ortamdır
ÇEVRE ;basit anlamıyla canlıların yaşadığı ortamdır.Bu ortam içinde canlı ve cansız bütün varlıklar vardır.EKOLOJİK DENGE : İnsanlarında içinde bulunduğu canlı ve cansız varlıkların ne az ne fazla bir şekilde içinde yaratıldığı,yaşamlarını sürdürebildiği kainattaki denge ve düzene ekolojik denge diyoruz.
Samsun'daki çevre olaylarına din ekseninde baktığımızda yüce yaratan bizi ayetlerle , peygamber efendimiz hadislerle ,uygulamalar ile çevre ve ekolojik denge üzerine bizi uyarmıştır.Maalesef bizler bu uyarıları gereği kadar dikkate almıyoruz ve sistemin bozulmasına sebep ve yardımcı oluyoruz.
إِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
"Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır" (Kamer, 54/49),
وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ
“O (Allah) göğü yükseltti ve dengeyi koydu. Sakın dengeyi bozmayın” (Rahman,55/7,8),
وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً
" Allah size gökten su indiriyor" (Enfal, 8/11)
كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا فيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبى وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبى فَقَدْ هَوى
“Size verdiğimiz rızkların temizlerinden yiyin, bunda aşırı gitmeyin ki, öfkemi hak etmeyesiniz. Benim öfkemi hak eden kimse muhakkak mahvolur” (Tâha, 20/81).
ظَهَرَ الْفَسَادُ فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِى النَّاسِ لِيُذيقَهُمْ بَعْضَ الَّذى عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
“İnsanların kendi işledikleri kötülükler sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Yanlıştan dönmeleri için Allah yaptıklarının bazı kötü sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır”(Rum, 30/41).
Samsun yıllarca Azot ve Bakır fabrikalarının saldığı zehirli gazlarla zehir solurken,Tekkeköy’de ve çevresinde hava kirliliği en yüksek seviyeye gelmişken, bu bölgede doğalgaz çevrim santralleri kurularak bu bölge kirliliğin merkezi haline getirilmiştir.Bu bölgede deniz neden kirlidir ?Terme ve Tekkeköy ‘de kurulan doğalgaz cevrim santralleri bölgeye 5-10 yıllık süreçde büyük zarar vereceği açık açık belli iken ne oluyor da SAMSUN neden zehirli santrallerin merkezi oluyor ?
Günümüzün en önemli sorunlarından bir tanesi çevre kirliliğiyle birlikte tabiatın dengesinin bozulması değil midir.Tüm çevremizi ve tabiat varlıklarımızı gözetip, koruyamadığımızdan yüce yaratanın koymuş olduğu doğal denge bozulmakta ve insanlarla birlikte diğer bütün canlılar büyük zarar görmektedir.Yaşamımızı sürdürmek için gerekli toprak,hava ve suyu tüm hızla kirletmekteyiz. Yüce yaratanın koyduğu dengeyi el birliği ile bozmaktayız.
Ayetlerde belirtilen uyarıları acaba SAMSUN’da dikkate alıyor muyuz? Doğalgaz Çevrim santrallerin çevreye vereceği zararlarla ilğili gerekli tedbirleri alıyormuyuz ? Yoksa KADERİMİZ böyle deyip her gelene eyvallah mı diyeceğiz?.
Tabiatın ve yeşilin koruyucusu ilk çevre gönüllüsü peygamber efendimizin izinden mi gideceğiz. Peygamber efendimizin bu hadisleri varken
إِنْ قَامَتِ السَّاعَةُ وَبِيَدِ أَحَدِكُمْ فَسِيلَةٌ فَإِنِ اسْتَطَاعَ أَنْ لاَ يَقُومَ حَتَّى يَغْرِسَهَا فَلْيَفْعَلْ
“Kıyâmet kopmaya başladığında, birinizin elinde bir ağaç fidanı bulunsa, kıyâmet kopmadan onu dikmeye gücü yeterse, hemen diksin”
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا ، أَوْ يَزْرَعُ زَرْعًا ، فَيَأْكُلُ مِنْهُ طَيْرٌ أَوْ إِنْسَانٌ أَوْ بَهِيمَةٌ ، إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
“Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir bitki ekerse, ondan kuş, insan veya hayvan yerse, bu onun için sadaka olur”
Biz ağaç dikmeyi bırak ,mevcut bulunan ağaçları ve tabiatı el birliği ile bütün hızla yok etmekteyiz.Santral çöplüğü olan Samsun;daki ovalarından yetişecek tarımsal ürünler ne kadar sağlıklı olacak.Yetişecek tarımsal ürünlerde zamanla kalıtsal zararlar birikmeyecek mi ? Ekolojik denge yavaş yavaş bozulurken 5-10 yıl içinde bu zarardan,bizim çocuklarımız etkilenmeyecek mi ? Bize emanet edilen çevreyi böylemi koruyoruz ? .
"ٍفَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرى مِنْ فُطُورٍ ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسيرٌ
“İşte çevir gözünü,bir çatlak görebilir misin? Sonra gözünü bir daha bir daha çevir, bak. Nihayet gözün bir kusur bulamayıp yorgun ve çaresiz geri döner.” (Mülk, 67/3-4).
وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا فيهَا رَوَاسِىَ وَاَنْبَتْنَا فيهَا مِنْ كُلِّ شَىْءٍ مَوْزُونٍ
"Yeri yaydık, oraya sâbit dağları yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik." (Hicr, 15/19)
Atakum ilçesi Çamlıyazı Köyü Kocadağ mevkiinde bulunan taş ocakları Samsun’un doğasına ,yeşiline,oksijen depolarına vurulan büyük bir darbe değilmi ? Patlatılan binlerce dinamit acaba bu bölgenin ekolojisini bozarken sessiz mi duracağız?
Bizi uyaran yüce yaratan, insanoğlu hızla kendisine sunulan imkanları tüketmekte, kendisine emanet edilen dünyayı hızla yaşanmaz hale getirmektedir. En acı tarafıda islam dinini yaşamaya çalışan ülkelerde hızla ekosistem zarar görmekde,,cevre kirliliği ve buna bağlı hastalıklar korkunç bir boyutta artmaktadır. Neden islam ülkelerinde çevre kirliliği (su,hava,deniz, toprak,erozyon),hastalıklar artmakta .Niçin insanlar mutlu ve güvende değil diye hiç sorguladık mı?
Müslüman toplulukların artık insan-tabiat ilişkisini daha farklı bir şeklide ele almalıdır.İslam ülkelerini yöneten bürokratlar ve kurumlar batının bilim ve teknolojisini taklit etmekte küresel düzenin bir parçası olmaktan öteye geçememektedir. Kendi kültürlerine uygun bir modeller yaratmak ,yerine batının modellerini körü körüne uygulamaktadırlar. Kendilerine karşı çıkanları maalesef bürokrasinin gücünü kullanarak bastırmaktadırlar.
Camilerde ,mescitlerde,,toplantı salonlarında vaazlar dinimizin ve peygamberimizin ağaç dikme ve hayvan sevgisinden öteye geçememektedir. Ekosistemin zarar görmesin den, sanayi ve teknolojinin getirdiği yer altı ve yerüstü su kirliliğinden bahsetmemek de ,doğalgaz cevrim ve termik santrallerin çevreye, tarım arazilerine verdiği zarardan, tarımsal ürünlerin tohumlarının genetiği ile oynanmasından toprağın kirlenmesinden küresel ısınmanın zararlarından en önemlisi hoyratça kullanılan ve kirletilen çevrede insanın yaşam hakkı elinden alınırken Ku’ran-i Kerimdeki ayetleri yoksa doğru anlayamıyormuyuz.?
Hangi çevre eyleminde,toplantısında,panelinde,çevre sorununda kaç tane din adamını,din görevlisini, müftüyü toplumun içinde gördünüz? Artık kabukları kırma ve din ekseninde bu konularda görüş ve düşüncelerini açıklama zamanı gelmemiş midir?
Artık ülkemizde ve İslam ülkelerindeki din adamları için çevreyle ilgili İslami öğretileri yeniden formüle etme zamanı gelmemiş midir? İslami öğretileri topluma anlatmakta neden bu kadar duyarsız, hazırlıksız ve isteksizlerdir? İslam teolojisi de neden “Doğa teolojisi’ne pek fazla eğilmemiş durumdadır.?
Ülkemizde ve islam ülkelerinde hızla yayılan ve derinleşen çevre sorunlarına artık İslam alimleri somut adımlar atmalıdır. Metaryalizm esaslı bilim ve teknoloji savunmak yerine doğa-insan ilişkili ve uyumlu çalışmalar yapmalıdırlar.”
‘’ARTIK DOĞANIN OKUNMAYA VE ANLAŞILMAYA İHTİYACI VARDIR’’
admin
















































































































































































































