Güncel
Giriş Tarihi : 03-03-2015 15:30   Güncelleme : 03-03-2015 15:30

Fadime'nin mutfağı lezzet dağıtıyor

TRABZON (AA) - Türkiye'nin en önemli turizm yörelerinden biri haline gelen ve köftesi, balığı, kuymağı, kayganası, sütlaç, kara lahana çorbası ve sarması gibi yöre mutfağıyla dikkati çeken Doğu Karadeniz'de, Fatma, Gül, Nimet ve Havva kardeşlerin Trabzon'da açtığı yöresel yemeklere yönelik restoranı yoğun talep görüyor

Fadime'nin mutfağı lezzet dağıtıyor

TRABZON (AA) - Türkiye'nin en önemli turizm yörelerinden biri haline gelen ve köftesi, balığı, kuymağı, kayganası, sütlaç, kara lahana çorbası ve sarması gibi yöre mutfağıyla dikkati çeken Doğu Karadeniz'de, Fatma, Gül, Nimet ve Havva kardeşlerin Trabzon'da açtığı yöresel yemeklere yönelik restoranı yoğun talep görüyor.

Yöresel ve organik lezzetleri Akçaabat ilçesindeki "Hanımeli" adını verdikleri restoranda gelen müşterilerine sunan işletme sahibi kız kardeşlerden Fatma Şener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce özel sektörde çalıştığını ve işten çıkınca da kendi işini kurmak istediğini söyledi.

Şener, kardeşlerinin de kendisi gibi daha önce özel sektörde çalıştığını belirterek, "Kardeşlerimi bir araya toplamak için ne yapabilirim diye düşündüm. En iyi bildiğimiz iş de yemek yapmaktı ve o nedenle de bu işe girmek istedim. Kardeşlerim de kabul etti ve bir araya gelerek bu işi kurduk" dedi.

Riskli bir iş kurduklarını dile getiren Şener, "Risk almak zorundaydık çünkü risk almadan büyüyemezdik. O nedenle bütün birikimlerimizi ortaya koyduk ve KOSGEB'ten destek aldık. Önce küçük bir iş yeriyle başladık, ardından da ev yemeklerinin yoğun talep gördüğünü fark edince restoranımızı büyüttük" diye konuştu.

- "Açtığımız restoranda ev ve aile ortamı oluşturduk"

Şener, ev yemeklerinin talep görmesine rağmen çok fazla kazanç getiren bir iş olmadığını da ifade ederek, bazen maaş alamadıklarını ama bu açığı kardeş oldukları için kapattıklarını kaydetti.

Açtıkları restoranda aile ve ev ortamı oluşturduklarını anlatan Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gelen müşterilerimiz bizden de yemeklerimizden de oldukça memnun. Yemeklerimizi köyümüzden getirdiğimiz doğal ürünleri kullanarak yapıyoruz. Müşterilerimiz de özellikle mantımızı, kavurmamızı, lahana sarmamızı, köy yoğurdumuzu ve kuymağımızı çok seviyor. Burada yemek yiyenler kendileri evindeymiş gibi hissediyor. Bu durum da bizleri mutlu ediyor. İşe başlamadan önce bize 'kadınsınız bu işin altından kalkamazsınız' diyen çok oldu. Kardeşlerimle biz bu işi başardık ve yeni projeler yapmayı planlıyoruz."

Şener, Karadeniz kadınının gerçekten isteyince yapamayacağı iş olmadığını da vurgulayarak, "Yemeklerimizden yöre halkı da gelen turistlerde oldukça memnun ve sırf öneri üzerine bile ilçe dışından yemeklerimizin lezzetini tatmak için gelenler var" ifadesini kullandı.

- "En iyi bildiğimiz işi yapıyoruz"

Kız kardeşlerden Gül İsak da restoranı ilk açtıklarında mantı ve pilav kavurma ile işe başladıklarını, talep fazla olunca da çeşidi artırdıklarını söyledi.

İsak, günde en az 10 çeşit yemek çıkarttıklarına dikkati çekerek, "Her gün farklı menülerimiz oluyor. Pilav, kavurma, mantı ve sarma her gün menümüzde bulunuyor. Buna farklı yöresel lezzetleri ve soğuk yiyecekleri de ekleyerek menümüzü genişlettik ve müşterilerimiz arttı" dedi.

En iyi bildikleri işi yaptıklarını işaret eden İsak, sözlerini şöyle tamamladı:

"İşimiz zevkli olduğu kadar da yorucu. Saat 05.00'de kalkıyoruz ve 11.00'e kadar yemek yapıyoruz. Yemeklerin en geç saat 11.00'de bitmesi gerekiyor. Ne kadar müşteri geleceğini tahmin ettiğimiz için de yemeklerimizi ona göre ayarlıyoruz. Her gün öğlen saatlerinde çok yoğun oluyoruz. İnsanlar yemeklerimizi seviyoruz ve tercih ediyor. Bu da bizleri mutlu ediyor. Tercih edilmekten ve kardeşlerimle bir arada olmaktan da mutluyuz. Biz başardık, inşallah bizim gibi isteyen her kadın başarır."

adminadmin