Türkiye
Giriş Tarihi : 24-07-2012 16:18   Güncelleme : 24-07-2012 16:18

Fena kapıştılar!!

Durduk yerde girdiler birbirlerine desek de yeridir.. Halk Gazetesi’ni Editör’ü Yener Cabbar ile Arena’nın Gel de yazma’sı Hayati kaynar aniden kapıştılar..

Fena kapıştılar!!
Kaynar’a sorarsan kapışmanın esbab-ı mucibi, Kaynar’ın  ‘TEKNİK BİLGİSİ OLMAYAN BAŞKAN, TEKİK BİLGİSİ OLMAYAN GAZETECİLERE TEKNİK BİLGİ VERDİ’ yazısından sonra oldu ne olduysa…
 
Önce Yener Cabbar’ın ne yazdığına daha sonra da Hayati Kaynar’ın ne yazdığına bakalım;
 
“Evet maalesef.. Türkiye'nin hemen her yerini saran bu 'devşirilmiş basın mensubu hali' ne yazık ki, çoğalıyor..
 
Biz buna kısaca YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASIN diyoruz..
 
Samsun'da da elbette boy gösteriyorlar.. Ne zaman Ağalarına dokunulursa ve Ağa zordaysa, onlar hemen görevlerini yerine getirmek için çabalamaya başlar.. 
 
Aslında her zaman varlar da, 'şimdi görev zamanı deyip' pıt diye ortaya fırladıklarında, daha çok fark ediliyorlar.. Neden; çünkü bir anda ortalığı cıvık cıvık yağ yapıyorlar..
 
Laf aramızda hani biraz da iş bilmediklerinden, 'kıyak yapayım derken' ortalığı da batırıyorlar..
 
Nasıl mı?.. Şöyle.. 
 
YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASIN genellikle rutin olarak yaşamlarını sürdürürler..
 
Ağa ile maraba hikayesi gibi.. Ağa ister maraba yerine getirir misali..
 
Ama her zaman 'akıllarında' Ağaya yeni kıyak işler vardır.. Ah ağaya kıyak yapsak da kendimizi fark ettirsek, diye döner dururlar....
 
Bunun en kolay yolu, ağanın yerine ağa olmaya çalışana hop, hııışt demektir.
 
İyi de bu da kolay olmuyor. Hop, YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASIN
 
işini yapmaya başlıyor ve bu arada 'Eksik ve yetersiz bilgiye sahip olduklarından' gazeteleri de yaz boza dönüyor'..
 
Mahkeme 'TEK-ZİP' diyor, hayda köşe bucak düzeltmeden geçilmiyor..
 
Elbette bizim meslekte 'işini doğru yapanla' ilgisi yok bu işin...
 
Bu iş daha çok 'TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMA YUTMA İŞİ'..
 
Zor iştir.. Sıkıntılıdır işin bu boyutu..
 
Bizim meslekte bilgi gerekir. Hem TEKNİK BİLGİ, hem de ARAŞTIRMA gerekir.. Dağarcık da hani iyi dolu olmalı..
 
Dağarcık deyince yanlış anlayabilir bizim bu YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASIN.
 
Cepten veya mideden bahsetmiyorum.. Odun değil ya anlayan anladı. Beyinden bahsediyorum..
 
Çünkü beyni olan ve onu biraz kullanabilen lap diye atlanmaz her habere. Sonra iş cıvıtır, madara olursun;  yanındaki stajyerine, muhabirine, sayfa sekreterine..
 
Köşe bile yazamazsın, çünkü köşe olmuştur 'TEKZİP'..
 
Sana 'işini doğru yap demez' ama kıs kıs güler.. Onlar gülerken suda sürüklenmiş kütük gibi şişersin adeta..
 
O nedenle siz siz olun..
 
YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASININ 'yazdıklarına çizdiklerine, öyle kocaman sayfalara koydukları resimlere' aldanmayın siz..
 
İcraatlara bakmak gerekir..
 
Kim ne yapıyor, kim ne yapmıyor.. Kim görevlerini layıkıyla yerine getiriyor, onları görmek gerekiyor..
 
YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASININ bunları görmesi mümkün olmadığı için okuyucuların iyi takip etmesi gerekir..
 
Son örneğini Samsun'un yaşadığı sel olaylarında gördük..
 
Büyükşehir Belediyesi'nin, 14 kişinin hayatını kaybettiği selin nedenlerini oluşturan etkenler arasında ne kadar etkisi vardır diye sorun, YIKAMA VE YALAMACI BESLEME BASIN'dan bununla ilgili yanıt şekli bellidir..
 
Pek de etkisi yoktur ona göre..
 
Ona göre, Dereler ıslah edilmediyse; yapmasaydınız yatırım görüşü bile gelebilir..
 
Aynı YIKAMA VE YALAMA BESLEME BASININ Canik Belediyesi ile ilgili görüşü ise aynı olmayabilir; 'Uhhhh, tek suçlu odur. Niye getirdin o yatırımları, sen tedbirini alsaydın" bile diyebilir inanın..
 
Şimdi olay şudur.
 
YIKAMA VE YALAMA BESLEME BASIN her zaman vardır ve her zaman da var olacaktır..
 
Ama Türkiye'de olduğu gibi bu kentte de işini adam gibi yapan basın mensupları da olacaktır..
 
TOKİ'yi de, Büyükşehir Belediyesi'ni de, Canik Belediyesi'ni de, DSİ'yi de, selin oluşmasında kusuru olduğunu düşündüğü herkesi eleştiren gazeteciler de olacaktır..
 
Doğru olan kamuoyunu doğru bilgilendirmedir..
 
Gerçekleri çarpıtarak bir yerlere götürmek, gazetecinin işi değil, YIKAMA VE YALAMA BESLEME BASININ işidir..
 
Onlara da o yakışır...
 
Sonuçta herkes işini yapacak değil mi?...”
 
Hayati KAYNAR bu yazıya bu günkü köşesinden cevap verdi;
                              
               
“Sidikli'nin biri!..
'TEKNİK BİLGİSİ OLMAYAN BAŞKAN,
TEKNİK BİLGİSİ OLMAYAN GAZETECİLERE,
TEKNİK BİLGİ VERDİ...'
 
Yazımdan ötürü,
Çok alınmış!..
 
Ve bana hakaretler içeren göndermede bulunmuş!..
Azıcık kafası bassa;
Kimseye hakaret etmediğimi, yalaka veya yıkamacı da demediğimi anlardı...
 
Bir anlamda;
Ustalığıma şapka çıkartırdı!..
 
Yok!..
 
Basmıyor!..
 
 
Aslında bunu alınmaktan öte;
Birazcık da,
Osman Ağbisine yalaklık olsun diye de yapmış...
 
'Bak, Osman ağbi bende yazıyorum...' demiş!..
 
iyi de, kuşum;
Senin darzıkandaki pisliği SASKİ'nin vidanjörü temizlemez!..
 
Yani;
Bana basit gelirsin!...
 
Gelirsin de,
Hadi hakkını vermeden seni göndermeyeyim...
 
Evet;
Biz zaman oldu,
Yıkamacılık yaptık!..
 
Doğrudur!..
 
 
Fakat;
YALAMACILIĞI asla!..
 
O'nu malum arkadaşa bıraktık!..
 
O, O'nun branşı!..
 
O yüzden;
Başkalarının işine karışmak, haddimize değil!..
 
Arkadaşımız daha önce;
Süleyman'ı yalıyordu, Şimdi Osman'ı!..
 
Yarın,
Kimi belli değil!..
 
Hani;
Yalamalığında şerefi olsa,
Ammenna diyeceğiz de o da yok!..
 
 
Ha biz kimi?,
Niye YALIYORSUN demedik. Bugüne kadar da sormadık!..
 
Sormayız da!..
 
Netice itibari ile;
Teknik bir konu!..
 
Kendileri de mesleğin araştırmacı ilk embesillerinden olduğu için,
İzahı da, yorumu da ona kalmıştır!..
 
İş Ağalara gelince;
Orada duracak!..
 
Çünkü,
Ne kadar gayret gösterse de,
Ne kadar uğraş verse de, ağa ona bu zamana kadar yalatmadı!..
 
Haliyle;
O'da intikam yolunu,
'İcraatlara bakmaz lazım' diyerekten, şerefsizlerin çanağına kaşık çalmakta buldu!..
 
Sözüm o'na gazetecilik yaptı!..
 
******
 
Aslında bu CANBAZ'IN yarası,
Ağalık, yalakalık filan değil...
 
Yıllar yılı kapanmayan yarasının temelinde ben varım!..
 
Evet; BEN varım!...
 
Dolanmazlığını öğrendiğim gün,
Kapının önüne koymuştum onu!..
 
Bir de utanmadan verdiğimiz oyuncağı bile alıp götürmüştü...
 
Onursuzdu!..
 
Şimdi kalkmış;
Bir köşede soytarılık yaparak,
Babasına laf atmaya çalışıyor!..
 
Nankör herif!..
 
Üstelik;
Şu an dahi aynı onursuzluğu işgalci gücüyle devam ettiriyor!..
 
Utanmıyor!..
 
Sonra da;
Besleme Basın'dan bahsediyor!..
 
Bir TEKZİP olayını dahi anlayamayan KÜTÜK,
Kalkmış ders veriyor!..
 
Neyin dersini, kime veriyorsun sidikli!..
 
Aç Halk Gazetesi’nin arşivine bak!..
 
Bak da, UTAN!..
 
******
 
Hala sen bu meslekten ekmek yiyorsan;
Mesleği bildiğinden değil, iyi bir pazarlamacı olmandan!..
 
Yani Pas yapmandan!..
 
Kime yaptığını, nasıl yaptığını bilmeyen yok!..
 
Sizi gidi, siziler!..
 
Önce;
Tavşana kaç, sonra tazıya tut modeli!..
 
CAMBAZLAR!!!!..
 
CAMBAZA bakcılar!..
 
Uyanık kardeşler!..
 
*****
 
Evet;
Bu zamana kadar susmuşsak,
Adamlığımızdan!..
 
Korktuğumuzdan, yaramızdan değil!..
 
Hem;
Filler neden fareden korkar bilir misin?..
 
Ayaklarını kemirdikleri için!..
 
O yüzden;
Sen sen ol da, ayağımın altında fazla dolaşma!..
adminadmin