Türkiye
Giriş Tarihi : 26-10-2015 13:23   Güncelleme : 26-10-2015 13:23

Hidayet Kararması

Milli yas sonrası seçim çalışmaları ve televizyon propagandaları başladı

Hidayet Kararması
Milli yas sonrası seçim çalışmaları ve televizyon propagandaları başladı. En büyük temennimiz bu çalışmalarda değerlerimizi yıpratmamak olmalı diye düşünüyorum. 7 Haziran öncesi İstiklâl marşımızın seçim malzemesi olarak kullanılması Ak Parti'ye pahalıya mal olmuştu. Bundan ders alınmamış olacak ki, bu seçimde Sayın Başbakanın görüntüsü ve sesi ile:         “Terörün dini yok.          Terörün imanı yok.          Terörün inancı yok          Terörün vicdanı yok          Bizim de terörden korkumuz yok” Şeklinde propaganda yapılıyor olması ders alınmadığını gösteriyor. Bu ne kadar doğru? Terörden korkunuz yoksa doğu veya Güneydoğu değil, ülkenin en güvenlikli bir ilinde mesela Samsun’da mitinglerinizde sayıları binlerle ifade edilen güvenlik elemanı bulundurmayın. Terörden kokunuz yoksa devletin üst düzey kadrosundan birisinin çocuğu gitsin askerliğini terör bölgesinde yapsın ve millet de sizi onaylasın!  Her gün şehit haberleri ocaklara bomba gibi düşer ve yürekler yanarken, terörü azdıracak ifadelerin seçim malzemesi yapılması ve gerginliklerden siyasi çıkar hedeflenmesi iktidar partisine hiç yakışmıyor. Hafta başında iki Ak Partili arkadaşla karşılaştım. AKP de siyaset yapma sebeplerini merhum Erbakan hocanın söylemlerine dayandırıyorlar ve duruşlarının doğruluğuna inanıyorlar. Merhum Erbakan’ın AKP lileri döverek yetiştirdiğini, Ak Parti iktidar bu döneminde manevi yönden kazanımlarını cebe koyduklarını, daha sonra yeni kazanımlar elde edileceğini iddia ediyorlar. Bunların hepsi güzel şeyler ve ben onların samimi olduklarına inanmak istiyorum. Ancak bazı kazanımları cebe koyarken inanç değerlerimizin sıfır çekmeye doğru gittiğinin, vicdanımızın yokluk sınırını zorladığının ve inanç değerlerimizi kaybettiğimizin farkında değiller. Merhum Erbakan Hoca Saadet Partisinin tertip ettiği konferanslarda: “Hoca diye birisi varmış, o iki tarafı da idare ediyormuş diyorlar. Bakın, o hoca denilen adam benim ve ben burada, Saadet Partisindeyim” diyerek safını belli etmiştir. Yine AKP lilere hitaben, “İsmimi kullanarak beni kendi günahlarınıza ortak etmeyin” diye ikazda bulunmuştur. Hidayet kararmasını “sevap yapıyor zannı ile günah işlemek” olarak tarif etmiştir. Bunlar Merhumun yoruma muhtaç olmayan açık ve net beyanları iken, Refah Partisi dönemindeki bazı beyanlarına zorlama yorum getirerek “Ben de Milli Görüşçüyüm” diyen AKP li dostları anlamakta zorlanıyorum. Bu kardeşlerimize Merhum liderimizin lisanı ile cevap vermek istiyorum. “Milli Görüşün tek partisi Saadet Partisidir. Bunun dışında ‘Ben de Milli Görüşçüyüm diyenler palyaçodur’.” Arkadaşlar, bunları ben söylemiyorum, her günahınıza ortak ettiğiniz Hoca söylüyor.
adminadmin