Samsun Haber
Giriş Tarihi : 19-06-2013 09:02   Güncelleme : 19-06-2013 09:02

İNSAF EDİN!

Dediler ki “elinde bir kadehle bir poz versen, toplum rahatlar”. Yani kendileri rahat etmek için onun kimliğinden vazgeçmesi talep edildi. Şimdi Özkökgillere camide namaz kılarken bir poz verin diyen var mı? Anne babası CHP’li diye okula alınmayan öğrenci var mı? Kızı Kemalist olduğu ve Mustafa Kemal’i sevdiği için tıp fakültesinden hem de beşinci sınıftayken atılan var mı? Kaç Kemalist ailenin çocuğu bu baskılar yüzünden psikolojik tedavi gördü. Kemalist ailelerin çocukları İslami ikna odalarından mı geçiriliyor?

İNSAF EDİN!
Beni tanıyanlar siyaseti sevmediğimi ve siyasi otoriteden devletten gıcık kaptığımı bilir. Hiçbir zaman hiçbir partiden eleştirimi esirgemediğimi de. Egemenlerden korkmadığımı ve ölüm dahil her tehlikeyi ve meşakkati göze aldığımı da. Belki bu bir enayilik. Ama ne yapayım, tabiat meselesi. Bir diğer enayiliğim de vicdanlı olmak. Biraz önce CNN'de akil adamlardan birkaçı AKP'nin ve Erdoğan'ın hatalarını sıralıyordu. Eyvallah. Ben bu tür eleştirileri AKP Siyaset Akademi'sinde AKP'lilere yapmış adamım. Parti kurmaylarından hasbelkader muhatap olduğum kimselerin yüzüne karşı da. Bu yüzden AKP’de sevilmem. Nitekim, AKP’den ne akil adım teklifi aldım ne de en küçük bir menfaat edindim. Bu yüzden rahat konuşabilirim.

Vicdan ve adalet insanda en önemli erdem. Bu partiyi ve liderini eleştirin ama hakkını da verin. Tayyip Erdoğan’ın Kasımpaşalı üslubu şimdi siyasette nasıl bu kadar başarıya imza attığını sorgulamamızı gerektirecek kadar batıyor insana. Ama vicdan sahibiysek herkese olduğu gibi ona ve çizgisine de insaflı olalım. Eleştirelim ama hakkını da verelim. CHP’liler hayat hakkımıza müdahale edilmesinden korkuyoruz diyorlar. Eyvallah. Asla kimse onların hayat tarzına müdahale etmemeli.

Benim hayat tarzım da Erdoğan’ınkinden çok Kılıçdaroğlu’nunkine yakındır herhalde. Ama birileri bir ihtimal üzerine konuşup kıyamet kopartırken Erdoğan ve arkadaşları bu müdahaleleri bizzat yaşamadı mı? Çocukları başörtülü olduğu için okula alınmadı. Yurt dışında okumak zorunda kaldı. Bu bahsettiğimiz kişi Başbakan, Başbakan, benim gibi gariban bir akademisyen değil. Başbakan karısını saklamaya zorlandı. Ertuğrul Özkök gibiler ona “ne olur karının başını açtırsan” diye tavsiyeler yağdırdı. Dediler ki “elinde bir kadehle bir poz versen, toplum rahatlar”. Yani kendileri rahat etmek için onun kimliğinden vazgeçmesi talep edildi. Şimdi Özkökgillere camide namaz kılarken bir poz verin diyen var mı? Anne babası CHP’li diye okula alınmayan öğrenci var mı? Kızı Kemalist olduğu ve Mustafa Kemal’i sevdiği için tıp fakültesinden hem de beşinci sınıftayken atılan var mı? Kaç Kemalist ailenin çocuğu bu baskılar yüzünden psikolojik tedavi gördü. Kemalist ailelerin çocukları İslami ikna odalarından mı geçiriliyor?

Erdoğan ve onun gibiler yıllarca insan yerine konmadı, alaya alındı. O zamanlar bugün “hayat tarzım” diye potansiyel tehlikeler karşı feryat edip bağıranlardan kim buna itiraz etti. Yapmayın dedi. Yine biz liberaller. Yarın Kemalistlere aynı şey yapılsa yine itiraz edeceğimiz gibi.

Akiller diyor ki Başbakan tek başına yönetmesin. Niye? Seninle mi yönetecek? Sen kimsin? Yönetime ortak olma yetkin nereden kaynaklanıyor? Nasıl oluyor da neredeyse Başbakandan da fazla yetkiye sahip olma iddiasında bulunuyorsun. Başbakan sizinle yönetecekse nasıl yönetecek? O zaman niye seçime giriyor? Liberalizmden nasiplenseydiniz bu saçmalıklar yerine devlet iktidarının sınırlı olmasını talep ederdiniz ve kimin yöneteceği umurunuzda olmazdı. Ama hepiniz devletçisiniz, devlete tapıyorsunuz. Siyasette biraz özgürlükçü görünenleriniz bile bu iyiliği ekonomide devletçilikle tashih ediyorsunuz.

En iyi üniversiteleri biliyorum. Önceki YÖK zamanında bir tek muhafazakar veya liberal rektör var mıydı? Kaç hoca zulüm gördü ve hayatı kaydı biliyor musunuz? Bu iktidar döneminde milliyetçi, Kemalist, sosyalist olduğu için kaç hoca üniversiteden atıldı? Meraklıysan benim bildiğim hikayeleri size anlatayım Ama biraz vicdanınız vara gözlerinizde yaş kalmayabilir.

İnsaf edin. Ölümü göze alarak askeri vesayete kim karşı çıktı? MGK’da askerlerin postalarına, sataşmalarına, omuz vurmalarına kim sabretti. 27 Nisan kepazeliğine kim karşı çıktı? Tayyip Erdoğan olmasa askeri vesayet geriletilebilir miydi? Adil olun, vicdanlı olun. Başbakanın dili olmaması gerektiği kadar sert ve politik olarak doğru olmaktan uzak. Bunu eleştirelim. Eyvallah.

Ya Kılıçdaroğlu’nunki? Dikkatinizi çekmiyor mu, günlerdir, anayasa yapma çalışmalarına “bedenimizi çiğnemeden yapamazsınız” diye set çekmeye çalışıyor. Bu siyaset yapmak mı savaş kışkırtıcılığı mı? Niye hiç eleştiriniz yok?. Herkes böyle derse siyaset yapılabilir mi?

Dindar değilim ama yine de Allah’tan bir dileğim var: Vicdanımı ve adalet duygumu korumama yardım etmesi…

Atilla YAYLA- sivildüşünce.com

http://sivildusunce.com/Insaf-edin.html
adminadmin