Kaşgarlı Aksakaldan Anıtmezar Hikâyesi
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Kaşgarlı Aksakaldan Anıtmezar Hikâyesi
10.11.2020 10:57:57

 

Kaşgarlı Aksakaldan Anıtmezar Hikâyesi

19. Asrın başında yaşayan Kaşgar Türklerinden Nasrullah Ali Kaşgarî (milâdî:1800-1860) adlı aksakalın öğütlerinden derlenip “Kaşgarlı Aksakaldan Öğütler” adıyla neşredilen kitaptan okuduğum anıtmezar risâlesini, milletini seven devlet adamlarının millî şuurunu uyanık tutacağına inandığım için Türk-İslâm âlemi istifade eylesin, diye sadeleştirerek hülâsa ettim. Aksakal anlatıyor:

Kaşgar ülkesinde zulme dönüşen Çin yanlısı inkılâpları yüzünden milletçe sevilmeyen Kamalov adında zorba bir adam vardı. Öldüğünde devlet bütçesinden yüklü tahsisatla Çin diyarından getirilen ecnebi mimarlar tarafından yapılan mozole, yâni anıtmezar devlet protokolünde birinci derecede ziyaret edilmesi gereken mekân olarak anayasa ile mecbur kılındı. O gün bugün Kamalovist zümrelerle hükümet ve siyaset erkânı ta’zimde bulunuyorlar.

 

Kamalov’un mozolesini ziyaret etmek mecburidir

Kaşgar ülkesinde ziyaret edilecek mekân Kamalov’un anıtmezarı değil, Kaşgarlı Hacı Mahmud-u Velî’nin türbesidir. Fakat bu mazlum ülkeyi ziyaret eden her devlet erkânı Kamalov’un mozolesini ziyaret etmek ve ta’zimde bulunmak mecburiyetindedir. Milletin inancına karşı yapılmış anıtmezar o gün bugündür Hacı Mahmud-u Velî’nin ülkesinin Müslümanca sûretini kirletip kara eylemektedir.                                                                                                         

 

“Tanrı yattığı” için mozole ibadet yeri sayılıyor

Eski Yunan / Grek kültüründen kalma kötü ruhlu bir mimariye sahip anıtmezar Kaşgar ülkesinin bağrında Firavunların mezarları gibi duruyor. Kaşgar Türkleri bundan rahatsız ve bu mekânı kendilerine yapılmış bir hakaret olarak görüyorlar. Çünkü putperest inançlarda mozole, içinde “tanrı yattığı” için ibadet yeri sayılmaktadır. Daha fenası, ülkenin bağrına dikilen Kamalov’un mozolesi putperest Karya Kralı Mozoleus’un adından gelmesidir.

 

Sözlüğe göre Mozoleus, Fransızca’da tapınak mezar mânasına geliyor. Roma putperest krallarının mozoleleri ilk ve en meşhur örneklerdir. Diğer bir anlamı da mozolede yatan ölünün “Ben ölmedim” ifadesini ihtiva ediyor ki, Allah’a şirk koşmaktır bu. Kaşgar ülkesinde böylesine tağutî bir mekânı ziyaret etmek büyük günah. Kaşgarlı Türkler tarihlerinin hiçbir döneminde önderleri için yapılan mezarlara mozole yahut anıtmezar dememişler, türbe yahut kümbet demişler.

 

Anıtmezar eski Yunan tapınaklarının kopyası

Anıtmezar putperest eski Atina’nın sembolü olan Yunan tanrıçası Atena adına yapılan Akropolis’in tıpkısıdır. Aynı zamanda ne idüğü belirsiz Sümerlerin mimari sanatından ilham alınmış ve Amerika’nın ilk başkanı Waşington’un mezarına benzetilmeye çalışılmış. İşte bu Kamalovistler, Kamalov’un anıtmezarını zulüm olsun diye Kaşgar’ın en görkemli mevkiine mazlum milletin vergileriyle inşa ettirdiler. Hacı Mahmud-u Velî’nin şehrinin çehresi kirlendi, Çin şehrini andırır oldu. Millet, yüreğine sokulan hançer gibi her sabah evinin penceresinden bu meşum anıtmezarı ister istemez görmektedir.                                                                                                                      

 

Kaşgar ülkesi için yüz kızartıcı bir alâmet olan anıtmezarın içinde Çinlileşmekle eş mânaya gelen Kamalovizm’in inkılâp müzesi var ki inkılâplardan canı yanan Kaşgar halkına hakaretin daha büyüğü bu. Firavunların mezarlarında hususi eşyalarının saklandığı gibi bu müzede Kamalov’un şahsî eşyaları sergileniyormuş. Firavunların balmumu heykelinden ilham alınarak yapılmış olan yarım gövde ve baş heykelleri sıra sıra diziliymiş.

 

Anıtmezar Kâbe’ye muhalif olarak yapıldı

Daha da ileri giden Kaşgarlı Kamalovistler anıtmezarı agnostik inançlarına göre kutsallaştırdılar. Çinlilerin baskısıyla anıtmezarı Müslümanların Kâbe’sine, Kamalov’un kitabı “Utuk” u Kur’ân-ı Kerim’e muhalif olarak takdis ettiler. Kıtlık ve yokluk yıllarında mazlum ve mazrur Kaşgar halkından zorla alınan vergiler bu meşum mekâna harcandı. Anıtmezara giden mermer döşeli yolların kenarlarında Kaşgar Türklüğüyle uzaktan yakından alâkası olmayan Hitit ve Çin aslanlarının heykelleri sıra sıra arz-ı endam ediyor. Çevre mimarisi Roma sitelerine ve meydanlarına benziyor ve dünyanın en pahalı taş ve mermerleriyle döşeli. Anlatıldığına göre binaların tavanlarını renkli ve altın varaklı İtalyan mozaikleriyle süslenmiş.

 

Sadede geleyim; bunca sözü tağutî bir alâmet olan anıtmezar için niye sarf ettim? Kaşgar halkı, “Bundan böyle resmî, yâni mecburi anıtmezar ziyaretleri kaldırılmıştır. Çin yanlısı inkılapçı Kamalovistler, laikçiler, modernler ve benzeri anlayışta olanlar şahsen gidebilirler…” şeklinde yeni bir nizamnâmenin yürürlüğe sokulması için mücadele etmelidirler. Anıtmezarın sadece kabir kısmı kalacak şekilde sûreti, mimarî yapısı ve çevre düzeni iptal edilerek, kapladığı saha dar gelirli Kaşgar vatandaşlarına mesken yeri olarak tahsis edilmeli.

 

Aksakalın anlattıklarının hülâsası böyle. Kitaptan okumanın tadı başka.  Anıtmezar zulmü, 19. asırda Kaşgarlı Müslümanların Çinli yanlısı Kamalovistlerden çektikleri zulmün küçük bir parçasıdır. (ilbeyali@hotmail.com)

Ahmet Doğan İlbey
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER